Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Arap Dünyası’nda İsrail, Türkiye’nin önüne geçti

28.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Birleşik Arap Emirlikleri, “İsrail ile ‘normalleşme’ anlaşması imzalayan 3’üncü Arap ülkesi oldu. Sırada Sudan, Bahreyn / Suudi Arabistan / Umman ve Fas var.

Türkiye’yi Orta Doğu’da yalnızlığa doğru iten yeni bir adım olan Birleşik Arap Emirlikleri – İsrail anlaşması, Arap ve Batı dünyalarında büyük yankı uyandırdı.

BAE, 1979’da Mısır’ın, 1994’te de Ürdün’ün arkasından İsrail ile “normalleşme anlaşması” yapan üçüncü Arap ülkesi oldu. Bu anlaşmanın önemli bir tarafı, BAE’nin “bugüne kadar İsrail ile askeri mücadeleye girmemiş bir Arap ülkesi” olarak, anlaşma imzalamış olması.

İsrail İstihbarat Bakanı Eli Cohen, sırada Sudan ile normalleşme anlaşmasının olduğunu açıkladı. İsrail / Arap ve Batı basınına sızan haberlere göre, “normalleşme anlaşmaları” sırasında Bahreyn / Suudi Arabistan / Umman ve Fas da var.

Bu tablo, “Arap Dünyası ve Ortadoğu coğrafyasında Türkiye aleyhine ve İsrail lehine gelişmelerin devam edeceğini ve İsrail’in öne geçmekte olduğunu” gösteriyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu da “Bu tarihi bir gün” derken, Birleşik Arap Emirlikleri Prensi Bin Zayed de, “İsrail’in ilhakını durduran anlaşma” diyerek anlaşmayı “tarihi bir zafer” olarak nitelendirdi.

Anlaşmanın imzalanması ile “İsrail’in gündemindeki ‘Batı Şeria ve Ürdün Vadisindeki yerleşimlerin ilhakı’, anlaşmanın şartı olduğu için” gündemden kalktı.

Tepkiler…

Anlaşmayı destekleyen ilk Arap ülkeleri Mısır ve Bahreyn oldu; imzacı ülkeleri tebrik ettiler.

Türkiye anlaşmaya sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada “Hiçbir geçerliliği olmayan ABD planı üzerinden gizli hesaplar yapmaya çalışan BAE, bu şekilde Filistin'in iradesini de yok saymaktadır” denildi.

Açıklamada “Kendi dar çıkarları uğruna Filistin davasına ihanet ederken, bunu adeta Filistin için yapılan bir özveri gibi takdim etmeye çalışan BAE'nin bu riyakar davranışını tarih de bölge halklarının vicdanı da unutmayacak ve asla affetmeyecektir” ifadesine de yer verildi.

Türkiye’den başka, Filistin, İran, Libya da anlaşmaya sert tepki gösterdi. Katar nerede?..

AB, Fransa, Almanya, İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinden anlaşmaya destek açıklamaları geldi.

ABD Başkanı Trump ise "gerçekten tarihi bir an" olarak nitelediği anlaşma için şunları söyledi: "Bu anlaşma, daha barışçıl ve müreffeh bir Ortadoğu için önemli bir adım. Şimdi buzlar çözüldü. Daha fazla Arap ve Müslüman ülkenin BAE'yi takip etmesini bekliyorum.”

Anlaşma neler getirecek?

İsrailli ve BAE'li yetkililer önümüzdeki günlerde bir araya gelerek yatırım, turizm, kültür, doğrudan uçuşlar, güvenlik, telekomünikasyon, teknoloji, enerji, sağlık, kültür, çevre, karşılıklı elçiliklerin açılması konularında ikili anlaşmalar yapacak. Bu arada İsrail’in BAE olan 300-500 bin dolarlık doğrudan ticaret hacminin 100 kat artması bekleniyor.

*******

“TÜRKİYE İHTİYATLA BEKLEMELİ”

Onur Öymen (Emekli Büyükelçi) –Öyle anlaşılıyor ki Amerika’nın, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) belirli bir gücü var. Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) alanını genişlettiler ve BAE’nin bu tavrının altında ABD Başkanı Trump’ın olduğu anlaşılıyor. Daha önce bu tarz anlaşmaları Mısır ve İsrail de yapmıştı. Fakat sonrasında bu anlaşmaları bozmuşlardı.

Hâlihazırdaki durum Amerika’nın başkanlık seçimlerinden sonra çok daha netleşir. Eğer iktidarda Trump kalırsa; BAE’ne ilaveten, 4-5 ülke ile daha İsrail’in ilişkilerini kurmaya çalışacaktır. Bu haliyle, uzun yıllardan beri Arapların, İsrail’e olan bakışında değişik gruplaşmalar olacak. Bazı Arap ülkelerinin İsrail’e tamamen karşı olurken bazılarının ise ABD’nin de çerçevesi ile birlikte İsrail’i destekleyenleri var. Bu da Orta Doğu’da yeni dengelerin oluşmasına sebep olabilecek bir gelişme olacaktır.

Arap ülkeleri arasında ABD’ye bakışı olumsuz ve daha ihtiyatlı olanlar da var. Ortadoğu’da dengeler çok hızlı bir şekilde değişiyor. Bu sebeple Türkiye’nin, oradaki gelişmeleri dikkatle takip edip ihtiyatlı bir biçimde izlemesi gerekiyor. İsrail’in o coğrafyadaki konumunun nereye doğru gittiğini görmek için tüm değişkenleri ortaya koymak gerekir. Öncelikle ABD başkanlık seçimlerinin sona ermesini ve oradan çıkacak sonuca göre konumlanmak gereklidir. Bölgede hala istikrarı bozulmuş, Suriye, Libya, Irak gibi ülkeler bulunuyor. Bölgenin geçmişine baktığımızda da yapılan birçok ittifakın çok uzun süreler geçmeden bozulduğunu görüyorsunuz. Bu sebeple tüm gelişmeleri kaçırmadan ama ihtiyatla izlemek gerekmektedir.

*******

“KAVGALARI ÇÖLDEKİ AŞİRET İÇİ ARAZİ KAVGASI GİBİDİR”

Aydın Nurhan (Emekli Büyükelçi) –Araplarla Yahudiler kuzendirler. Aynı semitik ırka mensupturlar. Başta dilleri olmak üzere birbirlerine çok benzerler. Kavgaları çöldeki aşiret içi arazi kavgası gibidir. Sorun Avrupa’da aslına yabancılaşmış Yahudilerin eski yurtlarına dönmeleriyle alevlenen “aykırı çiçek” sorunudur. Avrupa çiçeğinin Filistin bahçesindeki toprağa uyum sorunudur. Çiçek zamanla toprağa alışacak, ataları gibi Ortadoğululaşacak, Filistinlileşecek, Batılı yabancılığından kurtulacak, o zaman hem Yahudi, hem de bölge huzura kavuşacaktır. Zaten ne demişler? Toplumlar zamanla savaştıkları toplumlarla benzeşirler.

Arap Yahudi barışı Türkleri nasıl etkiler? Osmanlı torunları bölge huzurundan sadece mutlu olurlar. Peki Yahudi/Arap semitler Türkiye’ye karşı birleşip ona düşmanlık ederler mi? Kısa vadede imkansız bir düşünce. Zira din, İslam aleminde hala ezici bir kimlik unsuru. Yahudiler için de öyle.

Arap dünyası için günümüzdeki en büyük handikap, Arap aşiretlerinin Vestfalya ve Fransız İhtilali’nin çocuğu ulus devlet aşamasına yeni yeni gelmekte oluşu. Halklardaki kıpırdanma, başlarındaki şeyhlerin petrol ve diğer kaynakları ABD ve diğer Batılı devletlerle paylaşıp halklarına yeterince pay vermemelerinden kaynaklanıyor. Bu talana şimdi İsrail de katılıyor. Arap ülkeleri düdüklü tencereye benziyor, patlamaya hazır bomba gibi. Ve gelecek milliyetçi patlama geçmiştekilerden çok farklı, dünya düzenini derinden etkileyecek bir gelişme olacak.

İsrail bir insan ömründen daha genç, çok yeni bir devlet. Onu destekleyen ABD ondan biraz hallice. Genlerinde “Devlet derinliği” yok. Amerikalı sahipsiz bir halk. Lobiler başta İsrail olmak üzere çıkar gruplarına çalışıyorlar. İsrail ise devlet tecrübesi olmadığı için kitabi hesaplarla politika oluşturuyor.
Yahudiler kendilerine tarih boyu zulmeden Hıristiyanları, başta ABD ve Almanya olmak üzere uysallaştırıp kontrol altına aldılar. Haçlıların torunları, dedelerinin asırlarca uğruna kan döktükleri Kudüs konusunda ağızlarını açmaktan korkuyorlar. Papa keza uysallaştırılmış durumda. Asya toplumları da İsrail konusunda ya ilgisizmiş gibi, ya da çekingen tavır sergiliyorlar.

Sorun Müslümanlar. Özellikle Türkler. The Jerusalem Post Gazetesi, 23 Ağustos 2020 günlü haberinde İsrail istihbarat şefi Yossi Kohen’in, Körfez şeyhliklerinin İstihbarat Başkanlarıyla yaptığı toplantıda “İran’ın gücü zayıf. Gerçek tehdit Türkiye’den” dediğini yazdı. Sorun, İsrail’in Türkiye’yi de Hristiyan dünya gibi kontrol altına alıp alamayacağı, onu uysallaştırıp uysallaştıramayacağı sorunu.

Gerçek şu: Türkiye Cumhuriyeti’nin İsrail topraklarında gözü yok. Ama İsrail’in yayılmacı emelleri var. Israil hala “Kesin sınırımız şurasıdır, şurada duracağız.” demiyor. Yayılmacılığına da tek engel olarak Türkiye’yi görüyor. Türklerin görünür bir gelecekte İsrail kontrolüne girme ihtimali görünmüyor. Bu durumda İsrail için iki seçenek var. Ya Türkleri Hıristiyanlar gibi uysallaştırıp kontrol altına alamayacağını görüp onunla dost olma yoluna girecek. Ya da onunla doğrudan çatışmayacak kadar akıllı olduğu için Türkiye’yi Araplarla, Yunanlılarla ve nihayet Amerikalılarla çatıştırmayı deneyecektir. Öyle bir çatışmanın İsrail için yaratacağı küresel depremi bugünden kestirme imkanı ise yoktur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Tarikatların bazıları, “çocuk ve kadın” istismarı başta olmak üzere toplumun tepkisini çeken olaylar ile ülke gündemine girerken, İsmailağa cemaatinin önde gelen isiml...

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un “Her kadın cinayeti bizim kadına yönelik şiddetteki kadın cinayeti değildir. Her intihar kadın cinayeti...

Türkiye ile Yunanistan arasında Akdeniz’deki deniz yetki alanları, doğal kaynaklar ve Kıbrıs’taki çözümsüzlük nedeniyle yaşanan gerilim her geçen gün büyüdü; Ege Adala...

“İki yaka yarım aşk” filmiyle uluslararası arenada adından söz ettiren Nurdan Tümbek Tekeoğlu, yeni filmi için hazırlıklara başladı. Çekimleri İzmir ve Mersin’de gerçe...

Milyarlarca dolarlık tarım ve gıda ürünleri ithalatı ile dünyanın dört bir yanındaki çiftçi ve üreticileri destekliyoruz. “Enflasyonu düşürmek için ‘ucuz ithalat’ çözü...

Doğu Akdeniz, zengin doğalgaz kaynaklarının bulunduğu 2000'li yılların ortasından itibaren dikkatlerin en çok çevrildiği bölgelerden biri oldu. Bölgede Türkiye ile Yun...

Yeni kurulan Doğru Partisi’nin “kurucu başkanı” Rifat Serdaroğlu, GÖZLEM’in partisinin yapılanması ve hedefleri konusundaki sorularını cevaplandırdı. İşte sorularımız ...

Yazarlar
Website Security Test