Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Çağ Çal: “İzmir’de son teknoloji çatısı altında ‘Rüya Takım’ oluşturduk”

16.10.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Medicana International İzmir Hastanesi Tıbbi Direktörü, Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Çağ Çal, Medicana Sağlık Grubu’nun 13’üncü hastanesi “Medicana İzmir”in Ege Bölgesi ve İzmir’e getireceği yeniliklerden, gelecek yatırımlarına ve sağlık turizmine değin bir dizi sorunun cevabını Gözlem’e yanıtladı. Çal, “Başta Çeşme olmak üzere bölgede yatırımların devam edecek” dedi.. İşte sorularımız ve Prof. Dr. Çağ Çal’ın cevapları...

MEHMET KOCABIYIK

*******

Medicana Sağlık Grubu 13. hastanesi ile İzmir’de hizmet vermeye başladı. Öncelikle Grubun diğer hastanelerinden genel hatlarıyla ve de Medicana International İzmir Hastanesi’nin Tıbbi Direktörü olarak hastanenin İzmir’e ve bölgeye kazandırdığı yeniliklerden bahseder misiniz?

Medicana Sağlık Grubu birden fazlası İstanbul’ da olmak üzere ülke genelinde farklı illerde (Ankara, Bursa Konya, Samsun, Sivas) topluma sağlık hizmeti sunmaktadır. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Dr. Hüzeyin Bozkurt Beyefendinin söyleyişiyle grubumuz “Onbeş yıllık bir çabanın” ardından İzmir hastanemizi açtı.

Medicana International İzmir Hastanesi grubun en son açılan hastanesi ve İzmirlilerle kavuşmamız henüz bir ay oldu. Tıbbi bilgi gibi tıbbın kullandığı teknoloji de çok hızlı değişiyor, gelişiyor. Bunun sonucunda grubumuz İzmir Hastanemize yönelik yatırımlarını güncel ve gelişmiş teknolojilerin kullanılması üzerine kurguladı ve hayata geçirdi. Ameliyathanelerimiz, yoğun bakım birimlerimiz ve hasta odalarımız en üst düzey kalitede sağlık hizmetinin İzmirlilere sunulabilmesi, hasta güvenliğinin sağlanması için tasarlandı. Diğer bir ifadeyle yeni olmanın ve güncel tıbbın olanaklarını kullanabilmenin avantajlarına sahip olarak çalışmaya başladık.

Sadece mimari özellikler ya da donanım alt yapısı olarak değil doktorlarımızla da “rüya takımı” kurmayı, yaratmayı hedefledik. Şüphesiz bu konudaki yorumu İzmirlilere bırakmam gerekecek ama farklı branşlarda olsalar da aynı çatı altında böylesi bir kadronun kurulmasından ve onlarla birlikte çalışmaktan büyük onur, mutluluk duyuyorum.

Medicana International İzmir Hastanesi ilk anda aklıma gelerek saydığım bu nitelikleri ile Ege Bölgesine ve bölgenin “İncisi” İzmir’ e sağlık hizmeti anlamında çok fazla yenilikler getirdi. Günümüz koşullarında yarattığı yüzlerce iş gücüne istihdam olanağı da bölgemiz için apayrı bir katkı.

Medicana International İzmir Hastanesini sağlık hizmeti penceresinden yorumladığımda ise “Hastaların teşhis ve tedavisi için farklı uzmanlıkların ortak çalışma disiplini” olarak tanımlamam doğru olacaktır. Çağdaş tıbbın geldiği noktada “nitelikli sağlık hizmetinin üretilebilmesi” birçok uzmanın hastanın yararına olacak şekilde bilgi paylaşımı ve iş birliğinde bulunmasını gerektirir. Hastanemiz çatısı altında bulunan ya da dış hekim olarak çalışan doktorların multidisipliner çalışabilmesi için uygun şartları sağlamakta, bu metodolojiyi var gücümüzle desteklemekteyiz.

*******
Gelecek hedeflerinizden söz edersek; Medicana Sağlık Grubu’nun İzmir’in ve bölgenin sağlık turizmine katkılarına dair gelecek planları nelerdir?

Ülkemizde zaman zaman “Sağlık Turizmi” ve “Turizm Sağlığı” arasındaki ince çizgi net tanımlanamamaktadır. Medicana Grubu merkezde oluşturulan ve uluslararası hastaların gereksinimlerini tespit ederek bunların nasıl karşılanacağına ilişkin çözüm üreten özel birimle sağlık turizmi tarafında yer alıyor. Grup olarak 164 farklı ülkeden gelen hastalara sağlık hizmeti sunmaktayız. Yurtdışı hastaların önemli bölümünün saç ekimi gibi kozmetik gereksinimlerini karşılamak gayesiyle ülkemize gelmelerine karşın grubumuz çocuk kalp hastalıklarının cerrahi tedavisi, kanserin cerrahi ve diğer tedavileri, kalp hastalıklarının, ortopedik hastalıkların tedavisi konularında sağlık hizmeti vermektedir.

Hal böyle olunca, hep dile getirildiği gibi iklimi, ulaşım kolaylıkları, çağdaş toplum hayatı, termal suları, görülmeye değer tarihi mekanlarıyla İzmir, sağlık turizmi yönünden de grubumuzun öncü hastanelerinden bir olacaktır. Şüphesiz hastanemizde görev alan ve niteliklerini üst düzeyde geliştirmiş İzmirli hekimlerin yurtdışından sağlık hizmeti almak, dertlerine derman bulmak için gelecek hastalara vereceği sağlık hizmeti saydığım nimetlerimizi perçinleyecektir.
Medicana Grubu İzmir ve bölgemize turizm sağlığı açısından da Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Bozkurt’ un açıkladığı gibi yatırımlar yapacaktır. Öncelik Çeşme olmak olarak bölgemizin diğer güzide beldeleri için stratejik planlamalar devam etmektedir.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesindeki çalışma hayatınız ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesinin kurulumundaki katkılarınızın yanı sıra ABD’de de gözlemci olarak yer aldığınız hastaneler bulunuyor. Medicana International Bursa Hastanesi üroloji bölümü ile birlikte Medicana International İzmir Hastanesi Tıbbi Direktörü ve üroloji bölümü sorumlususunuz. Neden Medicana?

Daha önce meslektaşlarıma yönelik bir konuşmamda da dile getirdiğim gibi 2000’li yılların başından gelen hayalden öte bir tutkum vardı “Sağlık sorunu olan bir kişinin kapısının önüne gelip başını önünde durduğu binanın gövdesine diktiğinde, ‘Şifam varsa burada bulacağım.’ diyeceği bir hastanede çalışmak.” Böylesi bir hastanede; kalpten samimi inancı ile becerisinin sınırlarını zorlayan, sürekli daha iyiye ermeyi vicdanında hissederek çalışan meslektaşlarımla birlikte hastalarımızın sağlıklarına kavuşabilmelerine hizmet etmek.

Şüphesiz böyle hastaneler, böylesi meslektaşlarım var ama Medicana Grubu bu tutkuma kavuşabilmem için yüreğimi, birikimimi öylesine naif bir şekilde bünyesine dahil etti ki her şey bir anda bütünleşti ve gelişti.

Sermayesinin ülke topraklarından gelmesi, hekimin emeğine saygıya dayalı özel değer verilmesi, kurumun olanaklarının sakınmaksızın hastaların şifa bulmalarına yönlendirilmesi ve mesleğimi hakkıyla icra etmeme ket vurmayacak yönetim anlayışı sanıyorum sorularınıza vereceğim yanıtın ana başlıklarını oluşturuyor.

*******

Tıbbi ilgi sahalarınız arasında ürolojik kanserler, minimal invaziv cerrahi, robotik cerrahi, taş cerrahisi... gibi konular bulunuyor. Medicana İzmir’in, uzmanlık alanınız olan ürolojide size ve hastalarına sağlayacak ne gibi avantajları bulunuyor?

Medicana International İzmir Hastanesinin hastalarıma ve hekim olarak bana sağladığı önemli avantaj yüksek teknolojiyi hızlı ve etkin bir şekilde kullanabilmem. Otuz yılı aşkın bir süredir hekimlik yapıyorum, mesleğimde ilk defa hastalarıma aynı gün tanı koyabiliyor, kısa süre içerisinde tedavi planlaması sunabiliyor ve cerrahi ya da tıbbi tedavilerini başlatabiliyorum. Prostat, böbrek, mesane kanserlerinin yanı sıra böbrek ya da kanal taşlarının tedavisinde gelişmiş ülkelerdeki doktorlar hastalarına hangi protokolleri uyguluyorlarsa güncel bir şekilde takip edebiliyor, gereğini yerine getirebiliyorum.

Üroloji ve prostat kelimeleri adeta dünya genelinde özdeşleşmiş, neredeyse manada bütünleşmişlerdir. Prostat kanseri, iyi huylu prostat büyümesi veya prostat iltihaplanması otuzlu yaşların ortalarından başlayarak hemen hemen her erkeğin yaşamının bir yerlerinde karşılaşacağı sağlık sorunlarıdır.

Prostat hastalıklarının bu kadar yaygın görülmesine rağmen özelikle son 20 yılda teşhis ve tedavide çok önemli değişiklikler oldu. Adeta her 4-5 yılda bir ezberler bozuldu ve yeni kavramlar, yeni yöntemler günlük pratikte yerini aldı. Özellikle robot yardımlı prostat kanseri cerrahisi sadece ürolojide değil diğer uzmanlık alanlarında da dünya genelinde yaygın kullanılır hale geldi. Üç boyutlu görüntü, el giremeyecek düzeyde dar alanlarda parmaklar kadar becerikli ve nitelikli cerrahi manevraların yapılabilmesi, operasyonların ardından uzun takip süreli yüz güldürücü sonuçların alınması robot yardımlı prostat kanseri cerrahisini çok özel bir konuma getirdi.

Ülkemizde çok kullanılmasa da böbrek ve mesane (idrar torbası) kanserlerinin tedavisinde, idrar kanalı darlıklarının ortadan kaldırılmasında robot yardımlı cerrahiler hastalarımızın sağlıklarına kavuşabilmeleri için büyük avantajlar sağlıyor. Bu yöntemleri hastanemizde kullanabilmek bize ayrıcalık sağlıyor. Çünkü hiç kimse uzun süre hastanede kalmayı, ilaçlarla kontrol edilebilir olsa da acı çekmeyi veya geçirdiği cerrahiye bağlı vücudunda çok fazla iz kalmasını istemez.

Medicana International İzmir Hastanesinde prostat kanserini cerrahisiz ya da ışın (radyoterapi) uygulamadan tedavi etme olanağına da sahibiz. Bunun için çok güncel bir teknik olan NanoKnife sistemini kullanıyoruz. Hastalar üzerinde son derece sınırlı yan etkiye sahip NanoKnife tedavi yönteminde MR Füzyon Prostat Biyopsisi yöntemi ile prostatın içerisinde belirlediğimiz kanserli hücreleri özel bir elektrik akımı kullanarak olduğu yerde yok ediyoruz. Bu sistemde idrar kontrol mekanizmaları ve cinsel yaşam fonksiyonlarının hasarlanması önlenebiliyor. Çok kısa hastanede geçen zamanın ardından kanser olguları günlük yaşamlarına ara vermeden devam edebiliyorlar.

ABD’de gözlemci olarak bulunduğunuz zamanlardan ve güncel gözlemlerinizden hareketle Türkiye sağlık sistemi ve ABD sağlık sistemi arasında ne gibi farklar var?

Sağlık sistemlerinin temelini insanlar ve iş güçleri oluşturur. Okullarında doğru ve yeterli teorik eğitimi almış hekimler, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları iş sahalarında da deneyimlerini pekiştirdikleri takdirde etkin çalışan bir sistem er ya da geç ortaya çıkacaktır.

Sağlık sisteminin nitelikli iş gücü kadar gerekli ve önemli ikinci unsuru finansmandır. Hizmetin, malzemenin ve yatırımın bedelinin bir şekilde ödenmesi gerekiyor. Batılı ülkeler finansman açısından ülkemize göre daha güçlüler çünkü her türlü ilerlemeye rağmen Türkiye tanım olarak baktığınızda halen gelişmekte olan bir toplumun özelliklerini taşıyor. Bu cümlemle ülkemiz insanının teknoloji kullanan olmaktan çıkarak teknoloji, bilgi üreten toplum haline gelmesinden söz ediyorum. Şüphesiz çok büyük başarılar, dünya ölçeğinde eserler yaratıyoruz ama sayıları nüfusumuzla karşılaştırdığımızda çok az.
Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) parasını ödemeden hemen hiçbir vatandaşın sağlık hizmeti alabilmesi hemen hemen mümkün değildir. Hatta ücreti karşılığı olsa dahi hiçbir hasta sevk basamaklarını atlayarak istediği doktora, sağlık hizmetine kavuşamaz. Bizdeki hal hepimizin malumu.

Ülkemizde birçok kişi ABD ve gelişmiş diğer batılı ülkelerde büyük bedeller ödeyerek nitelikli sağlık hizmeti alabileceği inancını taşımaktadır. Bu konuda spekülasyona zemin oluşturmamaya özen göstererek görüşlerimi dile getirmek istiyorum. Taş yerinde ağırdır ve çok önemli sayıda Türk doktoru mesleklerini icra etmede batılı meslektaşlarının hayli üzerinde beceriye, deneyime sahiplerdir.

*******

ÇAĞ ÇAL KİMDİR?

İzmir’ de 1965 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini tamamlayarak 1982 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde yüksek öğrenimine başladı. Mezuniyetinin ardından gittiği mecburi hizmeti sırasında Üroloji Uzmanlık Eğitimi yapma hakkını kazandı. İzmir Atatürk Devlet Hastanesi Üroloji Kliniği’ nde başladığı ihtisasını Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’ nda tamamladı. Uzmanlık (1995), Doçentlik (2001) ve Profesörlük (2007) süreçlerini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim dalında tamamladı. Aynı fakültenin Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalında tezini tamamlayarak 2020 yılında PhD ünvanı aldı.

Klinik gözlemci ve/veya araştırmacı olarak Amerika Birleşik Devleri’ nde Memorial Sloan Kettering Cancer Center (1993), Mayo Clinic (1997), University of California Los Angeles (2000) ve Avusturya’ da Innsbruck Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniklerinde (2002) çalıştı. Bu çalışmaları için hazırladığı projelerle Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Avrupa Üroloji Derneği (EAU) burslarını kazandı.

Özellikle üroonkoloji ve endoüroloji alanlarında çalışmalarını yoğunlaştıran Dr. Çal’ ın kitap editörlüğünün yanı sıra yurtiçi, yurtdışında basılmış kitap bölümleri ve makaleleri bulunmaktadır. Başta üroonkolojik temel araştırmaları olmak üzere eserleri çok sayıda ödüle değer görülmüştür.

Ulusal ve uluslararası birçok dernekte aktif üye olarak görev almaktadır. Ayrıca İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesini kuran ekibin başında görev almıştır.

Dr. Çal evlidir ve Cem, Ece isimli çocukları vardır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türk çiftçisi kan ağlarken, Rus çiftçisi bayram yapıyor. Türkiye’nin Rusya’dan buğday ithalatı rekor kırdı ve Rusya’da buğday fiyatları zirve yaptı.

Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ krizi nedeniyle yaşanan çatışmalar diplomatik girişimlere rağmen yerini ateşkese bırakmadı. Moskova’da Rusya Dışişler...

Bir önceki toplantıda sürpriz yaparak faizi 200 baz puan artıran Merkez Bankası (TCMB), ekim ayında 200 baz puan artış beklentisine karşın politika faizinde bir değişi...

Türkiye ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasında Doğu Akdeniz’de yaşanan deniz yetki alanlarının paylaşımına yönelik anlaşmazlıklar, uzun bir süredir fiili bir krize dö...

16 Ekim, “Dünya Gıda Günü” idi. Ülkemizde kaç kişi hatırladı ve kaç yerde “bu günün önemi” konusunda toplantı yapıldı?

Alt Mahkeme’nin kararı büyük tepki ile karşılandı. GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

Markette satın aldığı hiçbir ürünü, ikinci alış verişinde zamsız alamayan vatandaş “TÜİK’in enflasyon rakamları nasıl düşük oluyor” diye soruyor.

Yazarlar
Website Security Test