Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Anayasa Mahkemesi ve Anayasa hedef mi seçildi?

16.10.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Alt Mahkeme’nin kararı büyük tepki ile karşılandı. GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

Türkiye geçen hafta gündemi sarsan yargı kararına tanıklık etti. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, “Anayasa Mahkemesi’nin milletvekilliği düşürülen Enis Berberoğlu hakkında verdiği ‘yeniden yargılama’ kararını” tanımadı. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 153’üncü maddesinde “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.” hükmüne rağmen yerel mahkemenin en üst mahkemenin kararını tanımaması büyük yankı uyandırdı.

İlk adımlar Soylu ve Bahçeli’den…

Anayasa Mahkemesi üzerine tartışmalar, Cumhur İttifakı’nın iki ortağının son dönemde “Anayasa Mahkemesi’ni hedef alması ile gün yüzüne çıktı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AYM’nin toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunundaki "Şehirlerarası karayollarında toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenlenemez" hükmünü iptal eden kararına ağır şekilde tepki göstermişti. AYM Başkanı Zühtü Arslan'ı hedef alan Soylu, “Anayasa Mahkemesi Başkanı'na söylüyorum, madem özgür bir ülkeyiz, ana caddelerde, sokaklarda özgürce yürüyüş hakkının ortadan kaldırılmasını onayladınız. Polis koruması almana gerek yok. Bisikletinle işe git gel bakalım. Kendi arabamla tek başına gitmeye ben varım sen var mısın?” demişti.

Soylu’nun bu sözlerine AYM üyesi Engin Yıldırım, bisiklete binerken çekilmiş fotoğrafını paylaştı ve "Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez" dedi.

Ardından MHP lideri Devlet Bahçeli, "Yeni Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin parlamenter sistemin bütün kamburlarından, bütün bağlarından, bütün engellerinden ayıklanması, arındırılması" gerektiğini savunarak “AYM’nin kapatılmasını ve yerine bir ‘Yüksek Mahkeme’ kurulması” çağrısı yaptı. Bu çağrıya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, destek verdi. Erdoğan, Meclis açılış konuşması ardından gazetecilerin soruları üzerine, "Bu da yine parlamento çalışmasıdır. Parlamento bu konuda Anayasa Mahkemesi ile ilgili yeni bir yapılanma yaparsa, yeni bir adım atarsa seve seve ben de buna katılırım" ifadelerini kullandı.

Berberoğlu olayı…
AYM’nin CHP eski İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile ilgili verdiği “hak ihlali ve yeniden yargılama” kararını tanımayan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Berberoğlu için “yeniden yargılamaya gerek yoktur” diyerek 5 yıl 10 aylık hapis cezası kararında direndi. Anayasa uyarınca bağlayıcı olan AYM kararıyla ilgili alt derece yerel mahkemenin aldığı bu karar tartışmalara yol açtı. TBMM Başkanı Mustafa Şentop da Berberoğlu'nun tekrar milletvekilliği için “Kesin hüküm ortadan kalmadı, kalkana kadar karar veremeyiz” dedi.

Enis Berberoğlu, durdurulan MİT tırları görüntülerini Cumhuriyet gazetesine verdiği iddiasıyla yargılandığı davada, “siyasi ve askeri casusluk maksadıyla devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak” suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası aldı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 20 Eylül 2018’de Berberoğlu’nun hapis cezasını onadı, milletvekilliği sona erinceye kadar cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine karar verdi. Yargıtay kararı üzerine tahliye edilen Enis Berberoğlu hakkındaki kesinleşmiş ceza, TBMM Genel Kurulu’nda 4 Haziran 2020’de okunmuş ve CHP’li Berberoğlu’nun milletvekilliği düşürülmüştü. Ertesi gün gözaltına alınan Berberoğlu, yeniden tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, aynı gün coronavirüs tedbirleri kapsamında izinli olarak cezaevinden çıkarılmıştı. Anayasa Mahkemesi de, Berberoğlu’nun başvurusu üzerine, “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine” oy birliğiyle hükmetmişti.

Kılıçdaroğlu: “Çürümüşlük var”

Yerel mahkemenin, adalet arayışında en üst mahkeme olan AYM’nin kararını tanımadığını açıklaması kamuoyunda büyük yankı buldu. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, karara sert tepki gösterdi. Meclis Genel Kurulu’nda konuşan Kılıçdaroğlu, “Anayasa’da diyor ki: AYM kararları Resmi Gazete’de hemen yayınlanır. Yasama yürütme ve yargı organlarını bağlar. Şimdi AYM’nin aldığı bir karara yasama uyuyor ama bir alt yargı organı diyor ki ‘AYM kararlarına uymayacağım.’ Bir üst mahkemenin verdiği kararı alt mahkeme uymayacağım diyorsa orada bir çürüme var. Tuz kokar arkadaşlar. Bir kaosa zemin hazırlanır. Biz adaleti ayaklar altına alan bir karar olduğunda sessiz mi kalacağız? Bir hakim çıkacak ben senin kararına uymayacağım diyecek. O zaman AYM’yi kapatalım, yargıyı da kapatalım,” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, şu açıklamayı yaptı: “Mahkemelerin verdiği kararlara bakıldığında; Türkiye'nin artık bir hukuk devleti değil, aşiret yönetimi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Böyle bir yönetimin bulunduğu ülkeye ne yatırımcı gelir ne de borç veren olur. Çember daralıyor, daraltan da kendileri.”

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “AYM'nin, Anayasa'nın kendisine verdiği yetkiyi kullanarak verdiği kararlar, her şahsı ve kurumu bağlar. Bu bir Anayasa kuralıdır. Mahkemenin Enis Berberoğlu hakkında verdiği ihlal kararı da her şahsı ve kurumu, özellikle de ilk derece mahkemelerini bağlar.” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi:

“Işıklı” tartışma
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, AYM’nin Berberoğlu kararını tanımamasının ardından Türkiye’de tansiyon yükseldi. AYM Üyesi Engin Yıldırım, kurum binasının dışarıdan görülen bir fotosunu paylaşarak, “Işıklar yanıyor.” ifadelerini kullandı. Yıldırım’ın paylaşımı akıllara, “Genelkurmay’ın ışıkları yanıyor.” sözünü ve darbe söylentilerini getirdi. Bunun üzerine Yıldırım saat 22.20 sıralarında yeni bir paylaşım daha yaptı. Bu kez, “Işıklar yanıyor derken hukukun ışığını kastettim, başka ışıkları değil.” dedi.

Yıldırım’ın bu sözlerinin ardından İçişleri Bakanlığı’nın twitter hesabından “Işıklarımız hiç sönmüyor!” paylaşımı yapıldı. Gecenin ilerleyen saatlerinde Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de tartışmaya katıldı: “Vesayet özlemi içinde olanlar, hukuk adına konuşma ehliyetini yitirirler. Işıkları Millet açar, Millet kapatır.”
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, konuya ilişkin paylaşımlarda bulundu. “Darbeci zihniyetin kurumlarımızda olmasına tahammül edemeyiz. AYM, kendi üyesinin Anayasal düzeni lağveden darbeci bir tarihe atıf yapmasına müsaade etmemelidir. Bir AYM üyesinin anayasal düzeni tehdit etmesi hukuksuzluktur.” ifadelerini kullandı.

Tepkilerin artması üzerine Engin Yıldırım söz konusu iki paylaşımını silerek, hesabını da kilitledi. Gece yarısı 01.08’de “Şahsi twitter hesabımda yaptığım paylaşımda ki ibare maksadı aşan bir şekilde yorumlandı ve bundan büyük bir üzüntü duymaktayım. Gayem, AYM’nin bir hukuk ışığı olduğuna vurgu yapmaktı. Demokrasi dışı tüm oluşum, araç ve teşebbüsleri ima etmem asla söz konusu değildir.” paylaşımı yaptı.

Anayasa Mahkemesi, "ışıklar yanıyor" ifadelerinin mahkemeyi bağlamadığını açıkladı. AYM'den yapılan açıklamada, "Anayasa Mahkemesinin herhangi bir üyesinin şahsi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar Anayasa Mahkemesinin kurumsal görüşünü yansıtmaz. Anayasa Mahkemesi 15 Temmuz 2016 gecesi yaptığı basın açıklamasında ifade ettiği gibi anayasal düzene karşı her türlü demokrasi dışı girişimi reddetmekte ve demokratik hukuk devletinin yanında durmaktadır." denildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, paylaşımla ilgili “Talihsiz bir paylaşım, keşke yapmasaydı. Ona düşmez. AYM üyesinin böyle bir açıklama yapması adeta siyasete soyunmasıdır. Özür yeterli mi? Başkan ve heyeti değerlendirsin.” dedi.

*******

KARAMOLLAOĞLU: “ANAYASA RAFA KALKTI”

Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) Enis Berberoğlu hakkında verdiği yeniden yargılama kararının yerel mahkemece tanınmamasını eleştirerek "Asıl bu, bir ihtilal göstergesidir. Bugün iktidar gücü ‘hukukun üstündeyim’ diyor" dedi.

Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Karamollaoğlu, şöyle dedi: “Bir kişinin çıkıp ışıklardan bahsetmesi gündemi alt üst etti. AYM'nin üyelerinden biri nasıl olur da ihtilali hatırlatacak bir açıklama yapabilir? Açıklamayı bırakın siz Anayasa'yı hiçe sayıyorsunuz.
AYM bir karar veriyor yerel mahkeme ben, AYM’nin aldığı kararı uygulamam diyor. Asıl bu, bir ihtilal göstergesidir. Bugün iktidar gücü ‘hukukun üstündeyim' diyor.

Televizyonlara bakıyorum kimse mangalda kül bırakmıyor nasıl ışıklar yanarmış. Onun ifade ettiği manayı oturup bir düşünün. Sen zaten işine gelmediği zaman Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamamayı prensip olarak benimsemişsin.

Ne demek bu? Anayasa rafa kalktı. Yapacağınız şeyler var hukuka geri dönmek, adaleti tesis etmek, keyfi uygulamalardan vazgeçmek, kanun, benim demeyi rafa kaldırmak gibi ama bunların hiçbiri bugün yok.
Enis Berberoğlu ile ilgili verilen karar da buna benzer bir şey. İhtilal yapanlar önce anayasayı rafa kaldırmayı görev biliyorlar. Bu askeri bir müdahale değil de sivil bir müdahale de olsa aynı manaya gelir. Cumhurbaşkanını Anayasa'nın açık hükümleri karşısında, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaya davet ediyorum.

MHP lideri Bahçeli’nin, “Anayasa Mahkemesi yeni hükümet sisteminin doğasına uygun şekilde yeni baştan yapılandırılmalıdır” sözlerine değinen Temel Karamollaoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bugünkü Anayasa Mahkemesi'nin yapısını değiştirip Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne uyduracağız ne olacak? Padişahlık olacak yani, hükümdarlık olacak ve hükümdar her zaman Anayasa'nın üstünde olacak. Bunun başka bir mantığı yok böyle bir manayı kabul etmek mümkün değil. Siz, bir memlekete barış ve huzur getirmek istiyorsanız; hukuk, her zaman bütün güç sahiplerinin üstünde olmak mecburiyetindedir.”

*******

“ANAYASA ULUSAL BİR SÖZLEŞMEDİR”

Yekta Güngör Özden (Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı) –Anayasa hepimizi bağlayan ulusal bir sözleşmedir. Hukuksal düzenlemeleri içinde uyulması zorunlu bir üst kurallar yumağıdır. Ona herkesin saygı göstermesi ve öngörülerini yerine getirmesi sıfatı ve konumu ne olursa olsun her yurttaşın ödünsüz borcu ve görevidir. 153. Maddenin açıklığı karşısında Türkiye’de hiçbir makam ve kişi Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını yerine getirmekten kaçınamaz.

Bu doğrultuda İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tutumu, Anayasa’ya karşı çıkmak, görevden kaçınmak bir anlamda da görevi iyi kullanmamak olarak nitelenebilir. Bu durumda siyasal iktidarın yargı üzerinde yakınmalara neden olan tutumu, söylentiden çok gerçeklere yakın görülmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymayan hukukçuların varlığı, hukuk dünyamız için düşündürücü ve üzücü bir durumdur. Sanıyorum siyasal iktidarın buyrukları olmasa bile eğilimi doğrultusunda bir yanlılıkla bu tutum yeğlenmiş olabilir. Hukukun üstünlüğü ilkesi ülkemizde herkesin en önemli yaşam güvencesidir.

Kimi siyasetçilerin Anayasa Mahkemesi kararını tanımamaktan öte yerini ve varlığına yönelik görüşleri eleştiri olmaktan öte karalamayı içeren siyasal dedikodulardır. Bunlara önem verilmesi ve isteklerinin benimsenmesi nitelikli tüm yaklaşımlar sakattır ve sakıncalıdır.

*******

“MAHKEME ANAYASA SUÇU İŞLİYOR”

Fevzi Demir (Prof Dr.) –Anayasada iki madde açık açık diyor ki Anayasa ve Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamları, kamu kurum ve kuruluşları ile tüzel ve gerçek kişileri bağlar. Burada demek ki Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar beğenirsin beğenmezsin yargı organlarını da bağlar demektir. 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa’ya aykırı bir işlem yapmıştır. Anayasa ihlal edilerek görev suçu işlemiştir.

Anayasa Mahkemesi, son zamanlarda eleştirilerden öte, bir yüklenme, adeta hedef seçme gibi tepkilere maruz bırakılıyor. Sayın Devlet Bahçeli’nin “AYM’nin kapatılmasını ve yerine bir ‘Yüksek Mahkeme’ kurulması” çağrısı ve Sayın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Anayasa Mahkemesi ile ilgili açıklamaları bana göre bir yüklenmeydi. Akıllara, “Acaba yargı organları üzerinden AYM’nin yapısıyla ilgili bir zemin mi hazırlanıyor” sorusunu getiriyor. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararı beğenmeyip eleştirebilirsiniz, yüklenme gibi Son zamanlarda Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlar nedeniyle eleştiri her zaman yapılır bana göre yapılan yüklenmeydi.

14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu mutlaka bir soruşturma açması gerekiyor. Daha 16 Louis zamanında Fransa’da yargının durumunu anlatan çok güzel bir söz vardır. ‘Bizim kurumlarımızın içinde öyleleri vardır ki (yargı organından bahsediyor) biz onlar karşısında kendimizi aciz hissederiz ama bu acizliğimizle onur duyarız, gurur duyarız.” Ülkemizin bu şekilde bir yargı görüşü nasıl olur bilmiyorum. AYM’nin verdiği kararları hukukçular eleştirebilir, ama kararı tanımamak hukukun üstünlüğünü zedeler. Hukukun üstünlüğü, Anayasanın üstünlüğü anayasaya bağlılık, demokratik bir ülkenin en önemli ilkesidir. Bunu sağlayamıyorsanız o azam kaos doğar ve rejimin adı değişir. Doğrudan doğruya yürütmeye bağlı mahkemeler olursa o zaman başka bir yönetim şekli olur. Kuvvetler ayrılığı dediğimiz sistemin geçerli olması lazım. Yargı organlarının bağımsızlığı açısından biraz daha saygılı olmak gerekiyor. Kararını eleştirebilirsiniz, ama kararı uygulamamak adaleti zedeler.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türk çiftçisi kan ağlarken, Rus çiftçisi bayram yapıyor. Türkiye’nin Rusya’dan buğday ithalatı rekor kırdı ve Rusya’da buğday fiyatları zirve yaptı.

Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ krizi nedeniyle yaşanan çatışmalar diplomatik girişimlere rağmen yerini ateşkese bırakmadı. Moskova’da Rusya Dışişler...

Bir önceki toplantıda sürpriz yaparak faizi 200 baz puan artıran Merkez Bankası (TCMB), ekim ayında 200 baz puan artış beklentisine karşın politika faizinde bir değişi...

Türkiye ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasında Doğu Akdeniz’de yaşanan deniz yetki alanlarının paylaşımına yönelik anlaşmazlıklar, uzun bir süredir fiili bir krize dö...

16 Ekim, “Dünya Gıda Günü” idi. Ülkemizde kaç kişi hatırladı ve kaç yerde “bu günün önemi” konusunda toplantı yapıldı?

Markette satın aldığı hiçbir ürünü, ikinci alış verişinde zamsız alamayan vatandaş “TÜİK’in enflasyon rakamları nasıl düşük oluyor” diye soruyor.

Medicana International İzmir Hastanesi Tıbbi Direktörü, Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Çağ Çal, Medicana Sağlık Grubu’nun 13’üncü hastanesi “Medicana İzmir”in Ege Bölgesi ve...

Yazarlar
Website Security Test