Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kıbrıs Seçimi, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin elini güçlendirdi

23.10.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasında Doğu Akdeniz’de yaşanan deniz yetki alanlarının paylaşımına yönelik anlaşmazlıklar, uzun bir süredir fiili bir krize dönüşmüştü. İki NATO üyesi ülke donanmalarının Doğu Akdeniz’de karşı karşıya gelmeleri ve yaşanan gerginliğin istenmeyen bir silahlı çatışmaya dönüşme ihtimali, NATO Genel Sekteri Jens Stoltenberg’in ara buluculuğu sonucunda şimdilik azalmışa benzese de hem Türkiye hem de Yunanistan Ege’de karşılıklı Navtex yayımlamaya devam ediyor.

Doğu Akdeniz’deki gerginliğin ortasındaki Kıbrıs’ın Türk tarafında geçtiğimiz hafta yapılan seçimlerin, uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda mevcut sorunların çözümünde Türkiye’nin elini güçlendirdiği belirtiliyor. Uzmanlara göre, KKTC'de Ersin Tatar'ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle başlayan bu yeni dönemde Ada etrafında ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye önemli bir mesafe aldırdı.

KKTC'de gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçiminde Başbakan Ersin Tatar, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya karşı yarışı kazandı. 5 yıl görevde kalacak Ersin Tatar “Kıbrıs’ta eşit haklara sahip iki devletli çözümü” savunuyor. Türkiye’ye yakınlığıyla bilinen Tatar, seçimlerden önce yaptığı açıklamalarda “Kıbrıs'ta yaklaşık 50 yıldır federasyona dayalı çözümlerde başarı sağlanamadığını” belirterek, “seçilmesi halinde iki devletli çözümü masaya getireceğinin” altını çiziyordu. Akıncı ise “Adada Birleşmiş Milletlerin desteklediği iki bölgeli, iki toplumlu federal bir çözümü” savunuyordu. Türkiye'yi seçimlere müdahale etmekle suçlayan Akıncı, “Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'taki ağırlığının azaltılmasını” istiyordu.

Kuzey Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı ve Uluslararası Diplomatlar Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Uğur Özgöker, “Tatar'ın cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasının Kıbrıs ve Kıbrıs Türk halkı için tarihi bir adım olduğunu” söyledi. AA’nın haberine göre, KKTC’de yeni bir döneme girildiğini vurgulayan Özgöker, "Bu sonuç, Türkiye ve KKTC'nin Doğu Akdeniz'deki siyasi ve ekonomik menfaatlerinin korunması açısından da yepyeni bir dönemin başlangıcı olacak. 55 yıldır Kıbrıs'taki iki toplum arasında BM şemsiyesinde sürdürülen beyhude müzakereler nihai olarak sona erdirilecektir." dedi.

Uğur Özgöker, “Tatar'ın Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasıyla Kıbrıs ve Doğu Akdeniz sorunlarında ezberlerin bozulduğunu” belirterek, "Kıbrıslı Türklerin 50 senedir patinaj yaparak sürekli vakit kaybetmelerine, enerjilerini ve kaynaklarını boşa harcamalarına neden olan sonu gelmeyecek ve Rumların lehine olan sözde toplumlar arası görüşmeler sona erecek ve KKTC halkı özgür, egemen ve refah içinde güvenle geleceğe bakacaktır." diye konuştu.

Tatar'ın cumhurbaşkanlığı seçimini kazanması ile Kapalı Maraş'ın 46 yıl sonra iskan ve kullanıma açılacağını da aktaran Özgöker, "Bundan sonra Kıbrıs Türkü'nün sözde federasyon çerçevesinde Rumların esaretinde 2. sınıf bir azınlık toplumu haline getirilmesi, kendi kimliğini, siyasi ve ekonomik özgürlüğünü kaybetmesi tehlikesinin bertaraf edileceğini, böylece Kıbrıslı Türkler ve KKTC ana vatan Türkiye ile birlikte egemen, bağımsız ve müreffeh bir devlet olarak uluslararası arenada diğer devletlerle eşit statüde yer alacaktır" ifadelerini kullandı.

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Diplomasi Araştırmaları Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca ise “KKTC seçimlerinde çıkan sonucun Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası ve KKTC iç siyaseti açısından çok daha sağlam devam edeceğinin işareti olduğunu” söyledi.

Karaca, seçim sonucunun Doğu Akdeniz politikasına yansımalarına da değinerek şu değerlendirmede bulundu: "Doğu Akdeniz ile ilgili her politika KKTC'yi de içine alan bir politikadır. Bu bağlamda baktığımız zaman Türkiye, Doğu Akdeniz'deki Münhasır Ekonomik Bölge konusunda, Kıbrıs adasının tamamı üzerinde yalnızca Rumların muhatap alınmasına karşı çıkıyor. Buraya bir Türk delegasyonunu sokmak esasında tarih boyunca kendilerini Kıbrıs'ın tek sahibi olarak gören Rumların politikalarını da ciddi bir şekilde baltalayacaktır."

İstinye Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Ürer de KKTC'de cumhurbaşkanı seçilen Tatar'ın dışarıya verdiği "Konfederasyonlar bitti" şeklindeki mesajının çok net olduğunu belirtti. Ürer, "Tatar'ın bu mesajı hem AB'ye hem de Rum tarafına. Seçimleri nasıl okumak gerekiyor? Ben önümüzdeki dönemde statükonun devamı şeklinde okuyorum. Özellikle Doğu Akdeniz politikasının devamı açısından da okumak mümkün. Türkiye'nin KKTC'de yaşayan Türklerin sorunlarına çözüm üretmesi gerekiyor. Aksi takdirde bunun bir takım popülist siyasi söylemlere dönüşeceğini düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

*******

“TÜRKİYE'NİN GARANTÖRLÜĞÜ PEKİŞMİŞTİR”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi) –KKTC, Türkiye ile birlikte Doğu Akdeniz'de Kıbrıs adasının etrafındaki hidro karbon kaynaklarından adada yaşayan iki halkın hakkaniyete uygun şekilde yararlanmasını savunmaktadır. Kıbrıs Rum yönetimi ise uluslararası tanınmışlığın ve AB üyeliğinin verdiği cesaret ile bu kaynaklar üzerinde tek taraflı hak iddia etmektedir. GKRY bu amaçla Mısır ve İsrail ile anlaşmalar yapmıştır.

Crans Montana federasyon görüşmelerinin çökmesinden sonra Rum tarafı uzlaşmaz tutumunu arttırmıştır. Türkiye karşıtı cepheye AB ve ABD de katılmıştır. Doğu Akdeniz'in en büyük sahildar ülkesi Türkiye, bu gelişmeler karşısında KKTC ile birlikte hareket ederek KKTC'nin ve kendisinin kıta sahanlığı üzerinde sondaj çalışmaları başlatmış, Libya ile münhasır ekonomik bölge anlaşması yapmıştır.

KKTC'nin önceki Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum tarafına karşı tavizkâr bir politika izlemiştir. Türkiye'nin garanti hakkını sulandırma girişimi ve toprak tavizi içeren haritaları Türkiye'ye danışmadan karşı tarafa vermesi Kıbrıs Türklerinin tepkisine neden olmuştur. Kıbrıs Türkleri 1968'den beri devam eden ve Rum tarafının her öneriyi reddettiği federasyon temelli müzakerelerin sonuç getirmediğini, ambargoların devam etmesinden, Rumların hakimiyet kurmasından başka bir şeye yaramadığını görmüşlerdir. Bunun sonucu olarak kendi bağımsız devletlerinin çatısı altında yaşama tercihi ağır basar hale gelmiştir.

Kıbrıslı Türkler, başarısız 2004 Annan planından beri uzattıkları zeytin dalını son seçimde artık geri çekmişler, karşılarında giderek güçlenen AB ittifakı karşısında ancak Türkiye ile birlikte hareket ederlerse başarılı olacaklarını görmüşlerdir. Bunun doğal sonucu olarak Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin daha az rahatsız edilmesi anlamına geldiğini ifade etmek yanlış olmayacaktır. AB ve Rum tarafı artık Kıbrıs Türklerinin egemenlikten ve bağımsızlıktan yana olduğunu bilerek davranmak durumundadırlar.
Ersin Tatar'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ile sonuçlanan seçim aynı zamanda ambargolar altında yaşayan Kıbrıs Türk toplumunun demokratik olgunluk ve başarısının bir örneği olarak görülmelidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi ve hukuk alanında reform yapılacağı vaadinde bulunmasına rağmen, son günlerdeki gelişmeler “reform sözlerinin tutulacağın...

Akşener "Muhalefet olarak biz seçim istiyoruz" derken, Kılıçdaroğlu "Halkın hakemliğine başvurulması” gerektiğini söyledi.

Tüm dünyayı etkisi altına coronavirüs ile mücadelede 200 milyar dolar ve üzerinde ekonomik büyüklüğe sahip ülkelerin dayanıklılık karnesi çıkarıldı. Bloomberg’in araşt...

Ülke çapında pıtrak gibi çoğalan ve çoğu “bir tarikata bağlı olan” cami yaptırma dernekleri “amir” gibi davranması imamları rahatsız etti. Diyanet-Sen, mevzuata hüküm ...

Gözlem Gazetesi’nin Pandeminin ilk defa zirve yaptığı günlerde iki defa “Her ile bir Sağlıkçılar Anıtı çağrısı” İstanbul Bakırköy Belediyesi’nin sağlık çalışanlarına d...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ekonomide ve hukukta yeni bir reform başlatıyoruz” sözleri uygulamada karşılık bulmadı. Belediye başkanlarına, soruşturma, parti genel başkan...

“Ekonomi pik yapıyor, ekonomi uçuşa geçecek” açıklamalarının yapılmasından kısa bir süre sonra, vatandaşa acı reçete sunuluyor. Detayları henüz belli olmayan acı reçet...

Yazarlar
Website Security Test