Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Dağlık Karabağ’da kazananlar; Azerbaycan, Rusya ve Türkiye!

13.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Dağlık Karabağ'da Azerbaycan ve Ermenistan arasında 27 Eylül'de başlayan çatışmalar, “kalıcı” ateşkes anlaşması imzalandı. Rusya’nın arabuluculuğuyla, Ermenistan ve Azerbaycan arasında imzalanan anlaşmayla birlikte 10 Kasım itibarıyla çatışmalar durdu.

Bir aydan fazla süren çatışmalarda, Azerbaycan, bölgesel ve askeri düzeyde "tartışmasız galip" olarak görülüyor. Azerbaycan, anlaşmayla hem Dağlık Karabağ içinde ilerlediği alanlarda kontrolü sağlamış hem de Ermenistan'ın yedi bölgeden çekilme talebini kabul ettirmiş oldu.

Uzmanlar, Dağlık Karabağ krizinde Rusya'nın Kafkas topraklarındaki belirleyici rolünü ortaya koyduğuna işaret ediyor. Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu artırdığını ve Batılı ülkelerin "oyun dışında" kaldığını söylüyor.

Dağlık Karabağ krizinde gelinen noktada, Rusya da hem Dağlık Karabağ'da 28 yıldır oluşturmak istediği askeri gücü oluşturmuş hem de açılacak stratejik önemi yüksek koridorlarda kontrolü sağlamış oldu. Anlaşmaya göre, Rusya bölgede en az beş yıl süreyle 2 bin barış gücü görevlendirecek.

Ermenistan'da üssü bulunan Rusya, 2008 savaşının ardından bağımsızlığını tanıdığı Gürcü toprakları olan Abhazya ve Güney Osetya'da da varlığını koruyor. Rus barışı koruma güçleri, 1991'den beri eski SSCB toprağı Moldova'nın Transdniestria kentinde konuşlanmış durumda.

Daha önce üç kez insani ateşkes anlaşmasına varılan ancak her seferinde ihlâl edilen süreçte Pazar sabahı Azerbaycan ordusunun Şuşa'ya girmesi ve yönetim merkezi Hankendi'ye (Stepanakert) çok yaklaşması sonrası, Ermenistan ordusu burayı da kaybetme korkusuyla Başbakan Nikol Paşinyan'a ateşkesi imzalama önerisiyle gitti. Paşinyan da belirlenen takvim konusunda uzlaşacağını Moskova ve Bakü'ye bildirdi.

Bu müzakereler sırasında sahada elini güçlendirmiş olan Azerbaycan, Ermenistan'ın o güne kadar kabul etmediği, Rusya'nın da "çok güçlü şekilde olmamakla birlikte Ermenistan'dan yana tavır aldığı" üç konuyu da kabul ettirdi.

Bunlardan biri, Ermenistan'ın, çatışmaların devam ettiği Laçin ile Kelbecer bölgelerinden çekilmesiydi. Anlaşmanın son halinde Ermenistan'a geri çekilme için Kelbecer'de 15 Kasım'a, Laçin'de de 1 Aralık'a kadar süre verildi.

İkinci konu ise Azerbaycan'ın, nüfusun çoğunluğunun Ermeni olduğu Dağlık Karabağ bölgesinde ilerlediği toprakları elinde tutması oldu. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Şuşa'yı da aldıktan ve Ermenistan'ı takvim konusunda ikna ettikten sonra bu talebinde ısrarcı davrandı.

Üçüncü konu da Nahçıvan ile Azerbaycan arasında, Ermenistan'dan geçecek bir irtibat yolu açılması oldu. Anlaşmada Laçin'de Ermenistan-Dağlık Karabağ arasında açılacak olan koridorun zamanlaması ve genişliği gibi özellikleri net bir şekilde belirtiliyor. Nahçıvan ile Azerbaycan arasında Ermenistan üzerinden geçecek irtibat yoluyla ilgili bazı detaylar ise yer almıyor.

Anlaşmaya göre, Laçin koridorunda Rus Barış Gücü'nün kontrolü sağlaması öngörülüyor. Nahçıvan-Azerbaycan arasındaki, Ermenistan'dan da geçecek olan yolda ise kontrol Rus federal güvenlik güçlerinde olacak.

Anlaşmada, Laçin koridorunun beş kilometre genişliğinde olacağı, üç yıl içinde yeni bir yolun inşası için planların tamamlanacağı, Rus Barış Gücü'nün kontrolünde ve korumasında olacağı; güvenli geçişlerin Azerbaycan tarafından garanti altına alındığı belirtiliyor.

Diğer koridor için ise "Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan'ın batı bölgelerini birbirine bağlayan ulaşım bağlantısı inşa edilmesi sağlanacaktır. Ermenistan, vatandaşların, araçların ve malların engelsiz geçişini sağlamak için bu ulaşım bağlantılarında güvenliği sağlayacağını garanti eder. Ulaşım hattında kontrol, Rusya Federal Güvenlik Servisi'nin (FSS) Sınır Muhafız Birimi tarafından sağlanır" ifadeleri yer alıyor.

Böylece Türkiye'den Azerbaycan'a doğrudan sağlanan ikmal hattında Rusya'ya ait güvenlik güçleri kontrolü elinde tutmuş olacak. Yolun hangi şartlarda ne zaman yapılacağı ise, bir sonraki aşamada yapılacak müzakerelerle belirlenecek.

Türk barış gücü olacak mı?
Dağlık Karabağ'daki anlaşma sonrası Türk barış gücünün bölgeye konuşlandırılması da gündeme geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sözcüsü Dmitry Peskov, "Dağlık Karabağ’da Türk askerleri konusunda bir anlaşma yok" diyerek Rusya'nın görüşünü ortaya koyarken, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ateşkesi kontrol etme görüşmelerine atıfta bulunarak "Bununla ilgili görüşmelerimiz devam ediyor" dedi.

BBC Türkçe'ye açıklamalarda bulunan, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Müdürü Dr. Cavid Veliyev, Azerbaycan'ın Türkiye'nin de sürece dahil edilmesi konusunda en başından beri ısrarcı olduğunu kaydetti. Veliyev, Erdoğan ile Aliyev’in ateşkesi kontrol etmek için "bir Türk-Rus barış merkezi kurulabileceği" konusunun ele alındığına dikkat çekerek, Türkiye'nin rolünün altını çizdiğini hatırlattı.

Fransa ve ABD dışlandı
Rusya, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri, Kafkas krizlerinde teorik olarak Minsk Grubu eşbaşkanları sıfatıyla hareket ediyor. Ancak son krizde ne Washington ne de Paris belirleyici oldu.

Türkiye-Rusya ortak gözlem noktası…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ateşkesin gözlemlenmesi için ortak bir merkez açılması yönünde Rusya ile anlaşma yapıldığını açıkladı. Erdoğan, "Türkiye, anlaşmanın uygulanmasını gözetmek ve denetlemek üzere bölgede kurulacak ortak barış gücünde Rusya'yla birlikte yer alacak. Ateşkesin kontrolu ve denetimi için oluşturacağımız Ortak Türk-Rus Merkezi ile ilgili mutabakat zaptı bu sabah imzalandı" dedi.

Karabağ konusunda Ermenistan ile varılan anlaşmayla ilgili olarak Azerbaycan’ı tebrik eden Erdoğan, Rusya ile birlikte kurulacak gözlem merkezinin “Azerbaycan'ın işgalden kurtarılan toprakları üzerinde” yer alacağını belirtti.

Erdoğan da açıklamasında, Ermenistan’ın Kelbecer'i 15 Kasım, Ağdam ve Kazak’ı 20 Kasım, Laçin'i de 1 Aralık'a kadar Azerbaycan'a teslim edeceğini belirtti. Erdoğan’ın aktardığına göre, Azerbaycan ile Nahçıvan Özerk Bölgesi arasında ulaşım bağlantısı sağlama amacıyla yeni bir yol inşa edilecek.

*******

“TÜRKİYE NAHÇIVAN’DA GARANTÖR ÜLKE KONUMUNDADIR”

Soner Aydın (Emekli Albay) –27 Eylül’de Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırılarıyla Dağlık Karabağ’da başlayan çatışmalar; başından beri Azerbaycan’ın askeri gücü karşısında direnemeyen Ermenistan’ın yenilgiyi kabul etmesiyle, 9 Kasım’da kalıcı denebilecek koşulları içeren bir ateşkes anlaşmasıyla şimdilik son bulmuştur.

Ermenistan’ın ateşkesi kabul etmesinde; Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin Karabağ’ın sözde başkenti olarak gösterilen Hankendi’ye 14 kilometre mesafedeki stratejik öneme sahip Şuşa’yı işgalden kurtarmasının büyük etkisi olmuştur. 20 Ekim’de Şuşa’yı kuşatan Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri 8 Kasım’a kadar neredeyse 20 gün boyunca sürdürdükleri askeri baskı sonucunda hedefine ulaşmıştır. Çatışmaların toplam 42 gün sürdüğü ve ilk 23 günde 78 yerleşim biriminin işgalden kurtarıldığı dikkate alındığında bu 20 günlük Ermenistan direnişi; Şuşa’nın öneminin ve buna paralel olarak Ermenistan’ın Şuşa’yı savunmak için aldığı önlemlerin çapının bir göstergesidir. Bu denli büyük çapta savunma önlemlerine rağmen Şuşa’nın işgalden kurtarılması; Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri karşısında sürekli gerileyen ve ezilen Ermenistan ordusunun direncini bütünüyle kırmış, Ermenistan yönetimi; askerlerinin baskısı ve Rusya’nın etkisiyle ateşkesi kabul etmek zorunda kalmıştır.

Azerbaycan, Ermenistan’a sadece ateşkesi kabul ettirmekle kalmamış; bugüne kadar işgalden kurtardığı bölgelerdeki askeri varlığını devam ettirmeyi, Ermenistan’ın aralık ayı başına kadar Laçin ve Kelbecer rayonlarından çekilmesini, Azerbaycan’la Nahçıvan arasında Ermenistan topraklarından geçecek bir irtibat yolunun tesis edilmesini de kabul ettirmiştir. Bu anlaşma bu günkü haliyle Kafkasya’da; Azerbaycan’ın gücünü, Rusya’nın rolü ve etkisini, Ermenistan’ın siyasi ve askeri zafiyetlerini ortaya koymuştur. Gelecekte bölgede nasıl bir siyasi sonuca ulaşılacağını, Dağlık Karabağ’a nasıl bir statü verileceğini zaman ve masadaki kararlılık gösterecektir.

Ateşkes anlaşmasına; Rusya’nın Laçin Koridorunda Barış Gücü, Nahçıvan’la Azerbaycan arasında tesis edilecek olan irtibat yolunda da Sınır Muhafız Birimi konuşlandırması konuları dahil edilmiştir. Bu durum, Rusya’nın denetiminde olmak koşuluyla; Azerbaycan-Nahçıvan irtibatına karşılık, Ermenistan-Karabağ irtibatına izin verildiğini göstermektedir kanaatindeyim. Çünkü Laçin Koridoru Ermenistan için önemli bir enerji nakil ve ikmal güzergahı, Azerbaycan-Nahçıvan yolu da Azerbaycan’ın Türkiye ve Türkiye üzerinden Avrupa ile irtibatı açısından oldukça önemlidir.

Ateşkes anlaşmasında Azerbaycan’ın ısrarına rağmen Türkiye’den bahsedilmemiş, Karabağ dışındaki Azerbaycan topraklarında kurulacak Gözlem Merkez Üssünün yapısının ayrı bir mutabakatla ele alınması kararlaştırılmıştır. Şifahi görüşmelerde Gözlem Üssünde Türkiye’nin Rusya ile birlikte çalışması konusunda mutabık kalındığından bahsedilmektedir. Oysa Rusya ve Ermenistan, Türkiye’nin Kafkaslara müdahil olmasından yana değillerdir. Bu nedenle ilerleyen zamanda oluşturulacak mutabakat masasına nelerin konacağı henüz belli değildir. Türkiye’nin alacağı rol zamanla görülecektir. 1921 Kars Anlaşmasına göre Türkiye Nahçıvan’da garantör ülke konumundadır. Bu durum Türkiye ve Azerbaycan tarafından çok iyi değerlendirildiği taktirde; Türkiye de konuya müdahil olabilecek, böylece Kafkaslarda önemli bir aktör haline gelebilecek ve Azerbaycan’la bağlarımız daha da güçlenecektir.

Sonuç olarak, 27 Eylül’den bu yana Karabağ’da yaşananlar; Azerbaycan askeri gücünün ve halk desteğinin siyasi güce katkısını ortaya koymuştur. Buna karşılık Ermenistan’ın askeri zafiyeti ve halk desteğinden yoksun girişimi Azerbaycan karşısında ağır bir yenilgiye ve siyasi yapısının darmadağın olmasına neden olmuştur. Bundan herkes için çıkarılacak dersler vardır.

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri ve Azerbaycan Türk Halkı görevini layıkıyla yerine getirmiştir. Bundan sonrası siyasi kadroların diplomatik başarısına göre şekillenecektir. Azerbaycan savaşın galibi olarak masaya çok güçlü bir şekilde oturacaktır. Cephede elde edilen başarı masada da sürdürülmelidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Millet İttifakı’nın ana omurgasını oluşturan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ittifak ortaklığında Türk siyasi tarihinde ...

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Nurol İnşaat Genel Müdürü Nurettin Akdeniz ile Karşıyaka-Çiğli arasında hizmet verecek tramvay hattının bir süre önce imz...

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Al Arabiya TV kanalı, Kandil'deki PKK'lı teröristlerini  “özgürlük savaşçısı” ilan ederken, Türkiye’ye kin kustu…

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, ilçede en büyük sorun olan kentsel dönüşümün önünü açacak imar planlarını 22 ay gibi kısa bir sürede hazırladı. Abdül Batur, arkada...

Gençler hangi ülkelere kaçmak istiyor? / İmam Hatiplerde öğrenci sayısı azalırken, gençler arasında Ateizim ve Deizim neden yaygınlaşıyor? / X – Y – Z kuşağı gençler n...

Cumhurbaşkanı Kabinesi toplantısından “Yasakların kısıtlamaların hafifletilebileceği kararı” çıkarken… Dünya Sağlık Örgütü, “tam tersine açıklamalar” yapıyor; Durumun ...

Gizlenen gerçek ekonomik veriler, ekonomik çöküntüyü artırıyor.  “Yanlış enflasyon hesabı” milyonlarca memuru, emekliyi, dul ve yetimi doğrudan ve “olumsuz” etkiliyor.

Yazarlar
Website Security Test