Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Pandemide büyük kentlerde“ üçüncü zirve” yaşanıyor!..

27.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Tüm dünyayı etkisi altına coronavirüs ile mücadelede 200 milyar dolar ve üzerinde ekonomik büyüklüğe sahip ülkelerin dayanıklılık karnesi çıkarıldı. Bloomberg’in araştırmasına göre, salgınla mücadelede en başarılı olan ülke ise Yeni Zelanda oldu.

Türkiye 53 ülke arasında 60.6 puanla 30. sırada yer aldı. Türkiye uygulamaya koyduğu son pandemi kısıtlamalarından binlerce esnaf ve 2 milyonun üzerinde çalışan doğrudan etkilendi. Yasaklar nedeniyle esnaf iş yapamaz hale gelirken, milyonlarca aşçı, garson, kalfa, güvenlik görevlisi, barmen bir anda tekrar işsiz kaldı.

Sağlıklı veri paylaşımı, Türkiye’de uzun süre tartışma konusu olmuştu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 25 Kasım’da yapılan Bilim Kurulu toplantısı sonrasında nihayet “semptom göstermeyen” corona vakalarının sayısını da açıkladı. Koca’nın verdiği bilgiye göre, o gün 28 bin 351 kişide coronavirüs tespit edildi. Bu verilere göre Türkiye, günlük vakada Avrupa’da 1. oldu. Dünyada da ABD ve Hindistan’ın ardından üçüncü…

Bakan Koca, Türkiye’de son 24 saatte 6 bin 814 yeni hasta tespit edilmesiyle hasta sayısı 467 bin 730’a yükseldiğini ve 28 bin 351 vakanın tespit edildiğini açıkladı. 28 bin 351 vakayla birlikte Türkiye, Avrupa’da en yüksek vaka sayısını bildiren ülke oldu.

Türkiye’nin ardından İtalya, son bir gün içinde 25 bin 853 vakanın tespit edildiğini açıkladı, toplam vaka sayısının 1 milyon 480 bin 874’e ulaştığını duyurdu. İngiltere’de 18 bin 213 vaka tespit edildi. Toplam vaka sayısı da 1 milyon 557 bin 7’ye yükseldi. Avrupa’da en çok günlük vaka sayısının tespit edildiği dördüncü ülke olan Fransa’da 16 bin 282 vaka tespit edilmesiyle, toplam vaka sayısı 2 milyon 170 bin 97 oldu.

Worldometers’in verilerine göre, vaka sayısında Fransa’yı Polonya ve Almanya izledi. Polonya’da vaka sayısı son 24 saat içinde 15 bin 362 artarak 924 bin 422’ye yükseldi. Almanya’da ise 13 bin 243 vakanın tespit edilmesiyle, toplam vaka sayısı 976 bin 149 oldu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, daha önce vaka sayıları yerine semptom gösteren "hasta" sayılarını açıkladıklarına dikkat çekerek bundan sonra tüm vaka sayılarını paylaşacaklarını söyledi. Koca, "PCR testi pozitif olan herkes, semptomu olan olmayan, hastaneye yatan, hastalar dahil olmak üzere herkes" bilgisini paylaştı.

Temmuz ayından itibaren "hasta" kavramını kullanmayı tercih ettiklerini belirten Koca, "Dünyadaki hasta karşılaştırmalarında uyum sağlamak, risk taşıyan ağır vakaların sayısını da paylaşmayı tercih ettik. Hastalar, hastanemizde yük oluşturan, hastaneye yatmak durumunda kalan hastalardır. Ağır hastalar da yoğun bakımda yatanlardır. Sağlık sistemimize asıl yükü bunlar oluşturuyor. Sağlık sistemini tehdit eden bu vakalardır. Vatandaşımız pozitif çıkan, evinde takip edilenlerin hepsinden haberdar olmak istiyor. Hepsi sistemimizde kayıtlı… Açık test politikasına geçtik, semptom göstermeyen pozitif vakaları da günlük tabloda vereceğiz" dedi.

Yeniden zirve yaşanıyor

Kış aylarının gelmesiyle birlikte dünyada vaka sayısının 60 milyonu bulduğunu, Türkiye'de de artış gözlendiğini belirten Koca şöyle konuştu: "İstanbul, İzmir gibi Batı'daki şehirlerde başlayan artış trendi, bütün ülkeye yayıldı. İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir üçüncü zirveyi yaşıyor. İstanbul'da yoğun bakım doluluk oranı yüzde 70'e yakın. Servis doluluk oranı yüzde 61,7. İstanbul'da yüzde 70'lerde ise de yoğun bakım doluluk oranı yükseldi ve bazı hastanelerde yoğun bakım sorunu yaşanıyor. Ankara'da yoğun bakım doluluk oranı yüzde 75,4. Servis doluluk oranı yüzde 62,3."

İzmir'de deprem sonrası vakaların arttığını ifade eden Koca, "Bazı hastanelerde sorun yaşıyoruz. Yoğun bakım doluluk oranı yüzde 76,6. Servis doluluk oranı yüzde 58'lerde" diye konuştu.

Çin'den 50 milyon aşı

Aşı çalışmalarıyla ilgili de konuşan Bakan Koca, Çin'de geliştirilen koronavirüs aşısından 50 milyon dozun satın alınması için imza atıldığını ifade etti. Koca, "Aralık-Ocak-Şubat ayında sorun olmazsa yapılan sözleşme ile 50 milyon aşı için imza atıldı. Sözleşme imzalandı. Aralık ayında asgari 10 milyon olmak üzere 20 milyon hedefliyoruz. Ocak ayında 20 milyonda sorun yok. 50 milyon doz için sözleşme imzalandı" ifadelerini kullandı.

"Diğer aşı içinde Aralık'ta 1 milyon, devamında 25 milyona kadar aşının verilebileceği şekilde görüşmelerimiz devam ediyor" diye konuşan Sağlık Bakanı, Rusya ve diğer aşı üreticisi ülkelerle irtibat halinde olduklarını vurguladı.

Yabancı ülkelerde geliştirilen ancak Türkiye'de de denenen aşıların yılsonundan önce vatandaşlara tatbik edilmeye başlanması ümidi içinde olduğunu kaydeden Koca, "Çin ve Almanya kaynaklı aşıların ülkemizde faz çalışmalarıyla ilgili kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu yıl bitmeden aşıya kavuşmanın ümidi içindeyim" diye konuştu.

Yerli aşı çalışmaları hakkında da bilgi veren Bakan Koca, Nisan ayında coronavirüse karşı geliştirilen yerli aşının kullanılmaya başlanmasını umduğunu söyledi. Bakan Koca şöyle devam etti:

"Dünyaya paralel olarak ülkemizde de 16 ayrı aşı çalışması yapılmaktadır. Aşı adayları geliştirmeye çalışan ender ülkelerden biriyiz. Bir tanesi klinik öncesini başarıyla tamamlamış ve gönüllüler üzerinde uygulanmaya başlanmıştır. 44 gönüllüye uygulama yapıldı. İkinci doz 26 Kasım - 14 Aralık tarihleri arasında yapılacak. Nisan ayında ilk aşıya kavuşmamızı ümit ediyorum."

Sokağa çıkma kısıtlamaları

Geçen hafta sonu başlayan sokağa çıkma kısıtlamalarının devam ettirilip ettirilmeyeceğe ile ilgili kararın kısıtlamaların etkisi ortaya çıktıktan sonra verileceğini belirten Koca, "Ortalama 2 hafta içerisinde sonucu değerlendirmek mümkün olur. Dolayısıyla şu an değerlendirmek için erken. Önümüzdeki hafta bu kısıtlamaların pandeminin seyrini nasıl etkilediğini görmüş olacağız. Ona göre de ilave tedbir alınıp alınmaması gerektiği öneri olarak sunulmuş olacak" dedi.

Test için bedel 250 TL

Özel sektöre PCR testinin yapılabilirliğinin önünü açtıklarını, ancak belirlenen fiyatı aşan meblağların talep edildiğine ilişkin şikayetler aldıklarını da belirten Bakan Koca, "Vatandaşımız 250'den fazla ücret istenme durumu olursa bize müracat etsin, gereğini yapacağız. Lisansın ruhsatın iptal edileceğini vatandaş da özel sektör de bilsin" diye konuştu.

*******

“PANDEMİDE İKİNCİ DALGA BUNALIMI”

Hüsnü Erkan (Prof. Dr.) –Ülkemiz pandemide birinci dalgayı görece kontrol altında karşılarken, ikinci dalganın başlaması ile kontrolden çıkma sürecine girdi. Bunun çok sayıda nedeni söz konusu. Birinci dalganın yönetiminde yaşanan eksikler, yanlışlar ve keyfi uygulamalar ile vatandaşlarda yaşanan sorumsuz tutumlar belki ilk anda akla gelen nedenler arasında yer alıyor. Ayrıca okulların açılması, yaz aylarının açık hava ortamından kapalı mekanlara dönüş ve ekonomide daralma ve çöküşü önlemek için normale dönüş arayışı ikinci dalganın gelişini hızlandırdı. Son günlerde rakamlar hızla artış trendine girdi. Açıklanan hasta sayıları ile ağır hasta sayıları ve ölüm oranları hızla yükseliyor. Üstelik resmi rakamların 10 misli kadar hastanın daha olduğu uzmanlarca dile getiriliyor.

Büyük kentlerde hastanelerde ve yoğun bakım odalarında yer kalmadığı daha sıkça dile getirilir oldu. İktidar hızlı başlayan ikinci dalga için önlem arayışına girdi. Ne var ki bu önlemler, bizim toplumda var olan; “göç, göç yolunda düzelir “ anlayışında bir yaklaşımla ele alınıyor. Demem odur ki, bir aksaklık çıktıktan sonra, sadece o aksaklığa ilişkin bir yasak veya kısıtlama getiriliyor. Bu durumda getirilen düzenlemeler bölük pörçük kaldığı gibi, çok sık değişikliklere uğruyor. Bu durum getirilen düzenlemelere uyma konusunda yoğun bir kafa karışıklığı yaşanıyor.. Hafta sonunda farklı, hafta içinde farklı uygulamalar gündeme geliyor. Süreç 10 aya yaklaşmış olmasına karşın uygulamalar kafa karıştırıcı bir süreç şeklinde işliyor. Oysaki 10 aylık süreçte pandemiye karşı alınacak önlemler bir stratejik plan bütünselliği içinde çoktan netleşmiş olması ve herkesin nasıl davranacağını bilmesi ve önünü görmesi gerekirdi. Bu eksiklikler eğitim, öğretim ve okulların açılışından, esnafın çalışma koşullarına ve hatta sokağa çıkma kurallarına kadar her alanda kafa karışıklığını toplumda yaygın duruma getirdi.

Bu kafa karışıklığından daha beter iki konu vatandaşın psikolojisini allak bullak ediyor. Birincisi pandemide hastalığa yakalanma korkusu ikinci dalga ile yoğun bir psikolojik baskıya dönüştü. Hastaneler koşan vatandaş test kuyruğunda. Hastalananlar ise hastanede yatak arayışında. Hastaneler yetmeyince evde izole olma ve hastalığı evde geçirme süreci başladı. Bu denli bulaş riski yüksek pandeminin evde geçirilmesi kişilerde psikolojik açıdan stresli bir durum ve kendi haline terk edilme duygusu yaratıyor.

Bundan daha çok insanlar üzerinde baskı ve psikolojik bunalıma yol açan bir durum, ekonominin içinde bulunduğu yetersizliklerden kaynaklanıyor. Daha önceki yılın ilk yarısında adeta iki seçim olarak yaşan süreçten beri ekonomide iç açık (enflasyonist açık), dış açık ve bütçe açığı yaşanıyor. Üretimden çok tüketim ve ticaret odaklı bir yapıya dönüşen ekonomide kaynaklar tükendi. Tasarruf ve yatırımlar daraldıkça daraldı. Yüksek enflasyon, işsizlik, yoksulluk ve yoksunluk, iç ve dış siyasi risklerle birlikte daha da arttı. Ülkeyi terk eden sıcak para olgusu, döviz kuru üzerinden pahalılığı daha çok tetikledi. Bu durum gerek tüketici olarak özellikle dar gelirli yoksul ve işsiz insanlarımızı, üretici olarak KOBİ’leri dar boğaz ve çöküşe soktu. Alınan pandemi kısıtlamaları özellikle KOBİ ve esnafın belini büktü. Çoğu kapanma sürecine girdi. Hal böyle iken, hükümet bu riskleri karşılayacak, yeterli bir ekonomik program, kaynak ve sistem getirmede yetersiz kaldı. Etkin bir Yönetim stratejisi oluşturamadı. Sunulabilen kaynaklar çok yetersiz ve sınırlı oldu. Bu nedenle yük tamamen vatandaşın üstünde kaldı. Görünen o ki, pandemide ikinci dalga, yarattığı bu çok yönlü kıskaç içinde yoksul ve işsiz insanları, esnafı ve KOBİ’leri ağır bir sosyal bunalıma doğru taşıyor

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

ABD'de 3 Kasım seçimlerini kazanan Joe Biden, Kongre'deki törende yemin ederek ülkenin 46. başkanı oldu.

Geçtiğimiz hafta Gözlem, “Gençlik Dosyası”nı açmış ve gençliğin yaşadığı sorunları dile getirmişti. “Cevabı aranan” bir dizi sorunun da yer aldığı araştırmamızda, bu h...

Cumhur İttifakı’nın oy oranı her geçen gün düşerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan “Erken Seçim” için “Hayır” diyor ve 2023’ü işaret ediyor.  Kulisler, “Seçim ve Siyasi Partil...

Reuters Ajansı “Türkiye’de ‘Az al çok öde’ dönemi yaşanıyor” diyor. Türkiye, gıda fiyatlarında yıllık yüzde 20.6’ya ulaşan artışla OECD ülkeleri arasında şampiyon oldu...

MHP yöneticilerinin ve İçişleri Bakanı’nın açıklamaları tepki ile karşılanırken, “ülke güvenliği” sorgulanmaya başladı.

Millet İttifakı’nın ana omurgasını oluşturan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ittifak ortaklığında Türk siyasi tarihinde ...

Yazarlar
Website Security Test