Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ve… Yeni tedbir paketi “umut içinde” açıldı!

4.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gözlem, Pandemili sürecin geleceğini masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte haber ve görüşleri...

MEHMET KOCABIYIK

Sağlık Bakanlığı'nın günlük verilerine göre yoğun bakım doluluk oranı yüzde 71 iken, yoğun bakımda yer bulamadığı için hayatını kaybeden hastalara ait haberler giderek daha fazla medyada yer almaya başladı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ise yoğun bakımlardaki doluluk oranının yüzde 100'e yakın olduğunu ifade etti. Birçok ilde yoğun bakım üniteleri yetersiz kaldığı için ilave tedbirler alınıyor.

3 Aralık verilerine göre Türkiye’de günlük vaka sayısı 32 bin 381, hasta sayısı 6 bin 511, vefat sayısı 187 toplam vefat sayısı ise 14 bin 316’ya ulaştı.

Bu endişe verici tabloya karşılık, “olumlu bir gelişme” de var; Sağlık Bakanı’nın her gün yaptığı açıklamalarda “vaka sayısı / hasta sayısı / ağır hasta sayısı / vefat sayısının artmaya devam etmesinin yarattığı korku tablosunun ve bütün yurtta yürütülen ‘Maske / Mesafe / Temizlik’ kampanyasının etkileri, “yeni açıklanan tedbirlere ve tedbirlerin getirdiği yasak ve kısıtlamalara uyumun arttığını” gösteriyor.

Türkiye’nin açıklanan “gerçeğe yakın açıklamalarda, coronavirüs vakalarında Avrupa birincisi olarak kötü bir görüntü ortaya koyunca”, peş peşe gelen “genel ve yerel tedbirlerin yeterli olmadığı” anlaşıldı ve çok daha geniş ve sert kısıtlama / yasaklama tedbirleri uygulamaya kondu.

Hafta başında Kabine toplantısının ardından konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “yeni tedbirler paketini” açıkladı.

Erdoğan konuşmasında, "Vatandaşlarımızdan tehdit geçene kadar eve misafir kabul etmeye ara vermelerini rica ediyorum. Gün, yılbaşı kutlaması, benzeri kutlama, taziye ziyaretleri yapılamayacaktır. Hamam, sauna, masaj salonu, lunapark gibi yerler faaliyetlerine ara verecektir" çağrısı yaptı.

*******

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN
AÇIKLADIĞI “YASAKLAR” LİSTESİ…


* Hafta içi her gün gece saat 21:00 ile sabah 05:00 arasında genel sokağa çıkma sınırlaması uygulanacaktır.
* Bu kısıtlama hafta sonları Cuma akşamı 21:00'den Pazartesi sabahı saat 05:00'e kadar kesintisiz devam edecektir. Yani Cumartesi Pazar artık evlerimizdeyiz.
* Üretim, tedarik, lojistik, sağlık tarım ve orman gibi genelgede yer alacak sektörler bu kapsamın dışındadır.
* Market bakkal kasap manav gibi işletmeler ile eve paket hizmeti veren yerler belirlenecek saatler çerçevesinde hafta sonu kısıtlamasının dışındadır. Restoranlar paket servis haricinde hizmet veremeyecektir.
* 65 yaş üstü ve 20 yaş altı toplu taşıma araçlarını kullanamayacak. Ana sınıfı ve benzeri eğitim kurumlarının faaliyetlerine ara verilecektir.
* Umumi Hıfzıssıhha Kurulları illerdeki toplu taşıma hizmetlerinde salgının yayılmasına yol açan aksaklıkların tespiti ve giderilmesi amacıyla gereken tedbirleri alacaktır.
* Tehdit geçene kadar misafir kabulüne ara vermelerini özellikle rica ediyorum. Evlerde mevlüt, yılbaşı kutlaması gibi insanların bir araya gelecekleri etkinlikler yapılamayacaktır.
* Cenaze namazları, yakınları dahil en fazla 30 kişi ile kılınacak, nikahlarda bu sayı da geçilmeyecektir.
* Hamam, sauna, masaj salonu, yüzme havuzu, lunapark gibi yerler faaliyetlerine ara verecektir. AVM’lere girişte HES kod uygulamasına geçilecektir.
* Kalabalık caddeler ile meydana girebilecek kişi sayısı Umumi Hıfzıssıhha Kurulu ile sınırlandırılabilecektir.
* Umumi Hıfzıssıhha Kurullarının belirleyeceği zorunlu hizmetler dışındaki kamu kuruluşlarının mesai saatleri 10.00 ile 16.00 arası olarak uygulanabilecektir.
* 50 kişiden fazla olan iş yerlerinde, iş yeri hekiminin gözetiminde mevcut iş sağlığı ve güvenliği uzmanı tarafından salgın tedbirlerinin uygulaması sıkı bir şekilde denetlenecektir.
*******

İlk aşılama sağlık çalışanları ve 65 yaş üstüne

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Corona virüsü aşısını kimlerin öncelikli olarak olacağı konusunda yapılan Bilim Kurulu toplantısının ardından yazılı açıklama yaptı. Aşılama çalışmalarının dört aşamada yürütülmesinin planlandığını belirten Bakan Koca, ilk aşamada sağlık çalışanları, 65 yaş üstü kişiler ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinlerin aşılanacağını bildirdi.

İkinci aşamada toplumun işleyişi için gerekli sektörlerde ve yüksek riskli ortamlarda bulunan ve kritik işlerde çalışan kişiler ile 50 yaş ve üzeri en az bir kronik hastalığı bulunan kişiler aşılanacağını kaydeden Koca, üçüncü aşamanın, 50 yaş altı en az bir kronik hastalığı bulunan vatandaşları, genç yetişkinleri, ilk iki grupta yer almayan sektör ve mesleklerde çalışanları kapsayacağını belirtti.

Koca, dördüncü ve son aşamada ise ilk üç grubun dışında kalan tüm bireylerin aşılanacağını aktardı.
Sağlık Bakanı Koca, ‘‘Gelişmeler beklediğimiz yönde olumlu seyrederse Türkiye, dünyada aşılama çalışmalarına erken dönemde başlayan ilk ülkelerden biri olacaktır’’ dedi.

Koca, mevcut tedbir ve kısıtlamalara uyulmasının önemine dikkat çekti ve ülke olarak normale dönmenin tedbirlere titizlikle uyulmasına bağlı olduğunu kaydetti.

*******

“PANDEMİ BİREY İHTİYAÇLARINI VE EKSİKLERİMİZİ GÖRME FIRSATI SUNDU”

Sezen Zeytinoğlu (Prof. Dr. - Emekli Gelişim Psikoloğu) –Bir yıla yaklaşan bir pandemi süreciyle uğraşmak zorunda kaldık. Yaşanan bu süreç; insanlar, toplum ve ülke yönetimleri düzeyinde büyük sorunları beraberinde getirdi. İster yerel ister merkezi düzeyde tüm siyasi yapının üzerinde de aynı etkilere sebep oldu. Sosyal teması bizim gibi yüksek olan toplumlarda, bu yakınlığın olamaması durumunu doğurdu. 65 yaş üstü ve gençler arasında işleri olmayan insanlar, bizim psikologlar olarak “fiziksel mesafe” demeyi tercih ettiğimiz durumu çok daha fazla yaşadılar. Her ne kadar içinde bulunduğumuz teknoloji sevdiklerimizi görmemize fırsat sunuyor olsa da özellikle bu yaş grupları evlerinden aylarca çıkamadılar. Öte yandan çalışmaya devam etmek zorunda olan insanlar da ailelerine, sevdiklerine virüs taşır mıyız? hissini yaşadılar. Burada değinmemiz gereken en önemli konuların başında sağlık çalışanları gelmektedir. Sağlık çalışanları aylarca ailelerini göremeden çalışmaya sürdürdüler ve devam da ediyorlar. Hayatını kaybeden çok fazla sağlık çalışanı da oldu ve bu insanlar aileleriyle vedalaşamadılar bile. Şimdi, “Covid-19 meslek hastalığı sayılsın mı?” sorusunu duyuyorum da bunun cevabı çok nettir: Covid-19 “çoktan” meslek hastalığı sayılmalıydı.

Öte yandan bu süreci herkes aynı yaşamadı. Maddi durumları iyi olan insanlar bu süreci kötü olanlara kıyasla daha kolay geçirdiler. Burada bence önemli olan bir başka bakış açısı da, “Bu durumu, krizi fırsata çevirebilmek” konusudur. Bu bireyselden toplumsala, yerelden merkezi yönetimlere, Sivil Toplum Kuruluşlarına(STK) kadar tüm farklı alanlara kendisini güncellemeye zorunlu tuttu. Geçmişten örnek vermek gerekirse 1999 Marmara Depremi sonrasında STK’lar büyük bir çaba harcayarak sonrasında da kendilerini halkın yanında, sahada olmaya hazırladılar. Şimdi de bu virüsün yarattığı olumsuz etkilerden ders çıkartarak, eksiklerimizle yüzleşerek, nerelerde eksiklerimiz var neleri düzeltmeliyiz konularında doğru adımlar atarak bu krizi bir fırsata çevirebiliriz. Özellikle de bireylerin sosyal ve psikososyal ihtiyaçlarını belirleme konusunda bir fırsatımız bulunuyor.

Bir meslek alanı olarak öğretmenliği ele alırsak, bu süreçte öğretmenlerimiz çevrim içi eğitim vermek durumunda kaldılar. Bu konuda teknik bilgisi eksik olan öğretmenlerimizin olduğu ortaya çıktı. Yine bu süreçte ailelerinden maddi-manevi destek almak zorunda olan bireyler bundan mahrum kaldı. Öte yandan bu uzaktan eğitimi yürüten hükumet ve dolayısıyla bakanlık da bir sınav verdi ve sistemlerinin ne durumda olduklarını ve yaşanan büyük olumsuzluklarla eksikliklerini gördüler. Yine bu durumu da pandemi süreci olarak düşünmeksizin bireyler ve toplum için bir fırsata çevirebiliriz. Hepimiz sorunlarımızla kucaklaşmayı, yani onları kabul etmeyi öğrenmemiz gerektiğini bir kere daha gördük. Zira sorunlarımızla yüzleşemeden onları çözüme kavuşturma şansımız da yoktur. Pandemi sona erdiğinde de bu ihtiyaçları karşılamak yeni düzene yaratıcı çözümlerle uyum sağlamak fırsatı oluştu.

Yüz yüze eğitimimizde de sorunlarımız vardı ve uzaktan eğitim sistemine geçtiğimizde de sorunlarımızın olduğunu gördük. Bu süreç yine eğitimimizi de baştan sona masaya yatırıp incelememiz gerektiğini bize kanıtladı. Pandeminin ne kadar süreceğini bir daha yaşanıp yaşanmayacağını bilmiyoruz. Ancak bu süreci fırsata çevirip eksiklerimizde doğru adımları atarsak pandemi sonrasındaki normal süreçte de başka bir pandemi döneminde de süreci ve sosyal yaşamı yürütme konusunda çok daha başarılı oluruz.

Bireysel anlamda yalnız veya sadece çekirdek ailesi olan ve maddi olarak zor duruma giren insanlar olduğunu gördük. Sağlıklarıyla ilgili hem maddi hem de manevi açıdan yalnız kalan insanlar olduğunu gördük. Bu noktada merkezi hükumetin alması gerektiği önlemleri tespiti sonrası harekete geçmesinin önemi ortaya çıkıyor. Böyle destek vb. sözler sarf ettiğimizde hemen, “para nerede” gibi bir cevap karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada da hepimiz gördük ki siyasilerimiz sadece tasarrufa giderek bile büyük bir bütçe çıkarabiliyorlar imiş. Bu pandemi süreci tüm dünya olarak yaşamak zorunda kaldığımız bir hastalık oldu. Daha iyi yönetenler daha kötü yönetenler oldu. Ama tekrar etmek isterim ki bu olumsuzluğu geleceğimize dönük bir fırsata çevirebiliriz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

ABD'de 3 Kasım seçimlerini kazanan Joe Biden, Kongre'deki törende yemin ederek ülkenin 46. başkanı oldu.

Geçtiğimiz hafta Gözlem, “Gençlik Dosyası”nı açmış ve gençliğin yaşadığı sorunları dile getirmişti. “Cevabı aranan” bir dizi sorunun da yer aldığı araştırmamızda, bu h...

Cumhur İttifakı’nın oy oranı her geçen gün düşerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan “Erken Seçim” için “Hayır” diyor ve 2023’ü işaret ediyor.  Kulisler, “Seçim ve Siyasi Partil...

Reuters Ajansı “Türkiye’de ‘Az al çok öde’ dönemi yaşanıyor” diyor. Türkiye, gıda fiyatlarında yıllık yüzde 20.6’ya ulaşan artışla OECD ülkeleri arasında şampiyon oldu...

MHP yöneticilerinin ve İçişleri Bakanı’nın açıklamaları tepki ile karşılanırken, “ülke güvenliği” sorgulanmaya başladı.

Millet İttifakı’nın ana omurgasını oluşturan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ittifak ortaklığında Türk siyasi tarihinde ...

Yazarlar
Website Security Test