Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Muharrem İnce’nin partisi tutar mı?

11.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’de “sağ kesimde” yeni kurulan partilerde “seçim barajını aşacak” bir oy oranı “henüz” görülmedi. Solda iki parti kuruluyor, Muharrem İnce’nin ve Mustafa Sarıgül’ün “kuracakları” partilerin “ne yapacağı” merak konusu. Gözlem uzmanlara sordu…

MEHMET KOCABIYIK

Türkiye’de siyaset hareketli günler geçiriyor. Yaklaşan seçimler öncesinde yeni siyasi oluşumlar doğuyor. AKP’den ayrılan isimlerden Ahmet Davutoğlu Gelecek Partisi’ni, Ali Babacan Deva Partisi’ni kurdu. Demokrat Parti kökenli Rıfat Serdaroğlu Doğru Parti’nin tabelasını astı. Şimdi de CHP kökenli iki siyasetçi Muharrem İnce ve Mustafa Sarıgül ayrı ayrı başlattıkları hareketi partileştirme kararı aldı. Son dönemde çok fazla yeni parti kuruldu ve kuruluyor. Ancak bir gerçek var ki hiçbiri anketlerde büyük bir varlık gösteremiyor.

CHP'nin 2018 yılı Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce, başlattığı "Memleket Hareketi"ni partileştirme kararı aldığını Gazeteci Fatih Portakal’ın YouTube kanalında açıkladı. Cumhurbaşkanlığına tekrar aday olmak istediğini belirten İnce, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde demokrasi kalmamıştır artık. Hiçbir alanda yoktur. Belediye meclis üyelerini genel başkan yardımcısı yazıp gönderiyorsa ne demokrasisinden bahsediyoruz. Kimsiniz siz? Ele geçirdiniz partiyi. Partide demokrasi yoksa Türkiye’ye demokrasi getirme şansın yoktur. Onun için bunlara meydan okuyacağım, asla susmayacağım. Partimizin ismi hemen hemen belli. Tek başımıza 50+1 alacağız. CHP'den görüştüğüm isimler var, gelecekler, inanıyorum” dedi.

Muharrem İnce gibi, Mustafa Sarıgül de yeni parti kurma arayışını sürdürüyor. Sarıgül, 31 Mart yerel seçimleri öncesi CHP'den istifa etmişti. Siyaset kulislerinde, “CHP kökenli iki siyasetçinin ayrı ayrı kuracağı partilerin seçimlerde alacağı oy oranı ve CHP tabanında yapacağı etkiler” merak konusu oldu.
CHP Genel Merkezi’nde ise “İnce dikkatle izleniyor, ama CHP’den önemli bir ayrılım Partisine katılım” beklenmiyor.

Kışlalı; “Kılıçdaroğlu’nun adaylık çıkışı”, İnce’ye cevap…
Gözlem Yazarı Murat Kışlalı, Muharrem İnce’nin adaylık ve parti açıklamasından sonra, Kılıçdaroğlu’nun “cumhurbaşkanlığı adaylığı” konusundaki açıklamalarını yorumladı ve şunları söyledi: “Kılıçdaroğlu’nun muhalefeti sertleştirmesinde değil de ‘Benim aday olmayacağımı nereden biliyorsunuz?’ çıkışında Muharrem İnce faktörünün etkili olduğunu düşünüyorum. O çıkış daha çok İnce’ye bir cevaptı. Öte yandan Muharrem İnce Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyarsa ilk turda muhalif cepheden oy alacağı kesin. Tam da bu nedenle, İnce adaylığını koysa da koymasa da, bu durum ilk turda Erdoğan’ın oylarını etkilemeyecek. Erdoğan’ın daha fazla veya daha az oy almasına neden olmayacak. Dolayısıyla İnce’nin adaylığını koyması sadece ve sadece muhalif cephenin ilk sırada yer alacak adayının (ki o adayın Muharrem İnce olacağını sanmıyorum) oylarının düşmesine neden olabilir.”

*******

“PARTİLER, BAŞARI İSTENİYORSA ‘BÜYÜK DOĞMAK’ ZORUNDADIR”

Metin Öney (Eski Milletvekili) –Bu konuda birkaç ana ilkeyi belirtmek isterim. Şöyle ki: Yeni bir partinin kurulabilmesi elbette mümkündür. 30 Kişiyi bulup, program ve tüzüğünü hazırlayan herkes parti kurabilir. Esas mesele kurulan partinin karşılığının olup olmadığıdır. Yani gerekil ve yeterli oyu alabilecek midir? Bütün mesele budur.

Bunun için: Öncelikle bir hedef kitlesi olmalıdır. Yani siyasal boşluk olmalı ve yeterince bir hedef kitle olmalıdır. Bu kitlenin üzerine zamanla yapılacak üstün gayretlerle sonuç alınabilecektir.

İkinci husus; bütün canlılar küçük doğar büyürler, parti bunun istisnasıdır. Büyük doğmak zorundadır. Küçük doğup da büyüyen partiyi siyasi hayatımız kaydetmemiştir. Demokrat Parti büyük doğmuş ve iktidar olmuştur. Adalet Partisi büyük doğmuş ve iktidar olmuştur. Anavatan Partisi büyük doğmuş ve iktidar olmuştur. AKP büyük doğmuş ve iktidar olmuştur. Bunun dışındakiler ya hiç meclise bile girememiş veya sadece belli sayıda temsil edilebilmiştir.

Bütünüyle Türkiye de gerçek anlamda örgütlenebilmelidir. Yani sadece, "seçime girebilmek için yasal şartları" oluşturmak başarı için asla yeterli değildir. İlaveten kurucularının ve bilhassa önde gelenlerin bilinen, bagajları temiz, bilgi ve birikimli olmaları da şarttır.

Gelelim Muharrem İnce'ye...

Öncelikle bir hususu belirtelim. Sayın İnce, dört dönem milletvekilliği yapmıştır. CHP gibi bir partide Grup Başkanvekilliği yapmıştır ve nihayet Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı olmuştur. Birkaç kez de Genel Başkanlığa aday olmuştur... Bu acaba kaç insana nasip olabilir?

Bütün bunların yanı sıra: Hedef kitlesi yoktur. Çünkü o kitle zaten tarihi CHP kitlesidir ve vereceği fire asla yeterli olamaz. Büyük doğmayacağı bilinen bir gerçektir. Önce 1000 günde dolaşıp, "ülkeye mesajlar vereceğim" söyleminden, "parti kuracağım" söylemine geçmek dahi büyük olunamayacağının önemli işaretidir.

Şüphesiz Sayın İnce gayretli bir siyasetçidir ama kendisini önemli ölçüde yıpratmıştır. CHP ile ilgili söylediklerinin doğruluk payı vardır ama bunun için yeni parti kurmak değil, iç mücadeleyi başarılı yürütecek kişilerle beraber olmak daha akılcı bir yol olsa gerektir.

Sonuç: Son zamanlarda kurulan ve kurulacak partilerin siyasi hayatımızda, literatürde yer almaktan öte bir varlıklarının olamayacağını düşünüyorum.

*******

“MUHALEFETİN GÜCÜNÜ DAĞITMAK DEĞİL, BİRLEŞTİRMEK GEREKİYOR”

M. Şakir Örs (Gazeteci / Yazar) –Günümüz koşullarında siyasal muhalefetin temel meselesi ve hedefi; iktidar bloku tarafından getirilen yeni yönetsel sistemin değiştirilerek parlamenter demokratik sisteme geçilmesidir. Bunun yolu da, iktidar blokunun geriletilmesinden ve seçimle iktidarın değiştirilmesinden geçmektedir. Bu bağlamda, öncelikle, en geniş muhalefet kesimlerinin işbirliği yapması ve güçlerini birleştirmesi gerekiyor. Dolayısıyla, muhalefet cephesinden gündeme bakınca; böylesi bir reel siyaset yönsemesi - stratejisi öne çıkmakta ve muhalefetin birliğinin sağlanması önem kazanmaktadır.
Son dönemde Muharrem İnce’nin izlediği siyaset çizgisinin, bu yaklaşımla örtüşmediğini düşünüyoruz. Henüz ortaya derli toplu bütünlüklü bir program ve yol haritası çıkarmamış olsa da, basına verdiği demeçlerden ve konuşmalarından, cumhurbaşkanı seçimini ve adaylık konusunu başat mesele olarak gördüğünü anlıyoruz. İnce, konuşmalarında aday olacağını ve 50+1 oy alarak seçileceğini iddia ediyor. Siyasetini de bunun üzerine konumlandırıyor. Ayakları yere basmayan böylesi bir yaklaşım, gerçekçilikten uzak olmanın ötesinde, ‘şahsım siyaseti’nin bir başka versiyonudur.

Oysa Muharrem İnce gibi deneyimli bir siyasetçiden daha farklı bir tavır beklenirdi. Birçok dönem kendisini parlamentoya taşımış, etkili görevlere getirmiş ve son olarak cumhurbaşkanı adayı yapmış partisine karşı, daha vefalı olması gerekirdi. Adaylık konusunda da; ‘Ben bu onurlu görevi bir kez yerine getirdim. Eğer partim ve içinde bulunduğumuz ittifak, bana ihtiyaç duyarsa yine görev üstlenirim. Eğer başka arkadaşlara görev verilirse, tüm gücümle adayımıza destek verir ve tecrübelerimi aktarırım. Temel mesele, cumhurbaşkanı adaylığı ve seçilecek isim değil, ülkede var olan tek adamlık yönetim sisteminin ve sömürü düzeninin değiştirilmesidir’ demesi doğru olurdu.

Bu nedenle, içinde bulunduğumuz kritik dönemde, Muharrem İnce hareketinin partileşmesini, muhalefet açısından doğru ve yararlı bulmuyoruz. Bu durumun halkın vicdanında da sorgulanacağını ve yeterli karşılık bulmayacağını öngörüyoruz. Çünkü böylesi bir girişimin, muhalefeti büyütmekten çok, muhalefetin gücünün dağıtılmasına hizmet edeceğini düşünüyoruz. Eğer gerçekleşirse, bu partileşme; iktidar blokundan muhalefete oy getirmek yerine, ağırlıklı olarak muhalif oylara talip olacak ve ayrıştıracaktır. Bu nedenle, muhalefet saflarında moral açıdan olumsuzluğa neden olması vesiyasal çekişme algısıyla moral tahribat yaratması olasıdır.

Muhalefet için bir başka tehlike, Muharrem İnce ve Mustafa Sarıgül gibi partileşme çabası içinde olan siyasetçilerin, iktidarla mücadele etmek yerine muhalefetle özellikle de ana muhalefet partisi CHP ile uğraşmayı yeğlemeleridir. İktidar, kontrol ettiği tüm medya kanallarını onlara açarak, özellikle eski partileri ile kapıştırmaya çalışacaktır. Böylece seçmenin kafasını karıştırmayı ve muhalefeti birbiriyle uğraştırıp yıpratmayı hedefleyecektir. Özellikle Muharrem İnce bu oyunlara gelmemeli ve iktidarın ekmeğine yağ sürmemelidir. Bunun için de, muhalefetle ve kendisine hâlâ büyük hoşgörüyle davranan partisi ile uğraşmayı gündeminden çıkarmalı, tamamen iktidarla mücadeleye odaklanmalıdır. İktidar çevrelerinin ve iktidarın kontrolündeki medyanın bu yöndeki yönlendirmelerini boşa düşürmelidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Bir taraftan Türkiye ile istikşafi görüşmeleri sürdürürken, tansiyonu da yüksek tutmaya çalışan Komşu, son olarak Ege’nin uluslararası sularında bilimsel ve teknik ara...

Türkiye'de yaşanan ekonomik krize, Pandemi yasak ve kısıtlamaları da eklenince vatandaşlar, esnaf, çiftçi, şirketler “maddi olarak” zor duruma düştü. 2020’de “şirket i...

Cumhur İttifakı, son günlerde muhalefete yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Uzmanlara göre muhalefete yönelik artan baskı, kullanılan sert dil, iktidar partilerinin ...

İNG Global İcra Kurulu Üyesi ve Pazar Liderleri Bölge Başkanı Abay “Pandemi insanlık için derslerle dolu. Bir yandan da fırsat aslında. Eskiden ‘Olmaz’ dediğimiz çok ş...

Tarım Kredi Kooperatifi ve bankalara olan borçları nedeniyle mağdur olan çiftçiler dördüncü defa Ankara’da eylem yaptı. Eylem için Türkiye’nin değişik illerinden Ankar...

Tarım Kredi Kooperatifi ve bankalara olan borçları nedeniyle mağdur olan çiftçiler dördüncü defa Ankara’da eylem yaptı. Eylem için Türkiye’nin değişik illerinden Ankar...

ABD Doları, 2020’de Covid-19 salgını ile birlikte, küresel piyasalarda düşme eğilimine girerek 2018 seviyelerine gerilerken, Türkiye’de tarihi zirveleri görmüştü. Bu s...

Yazarlar
Website Security Test