Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kılıçdaroğlu neden birdenbire sertleşti?

11.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye bir yandan derin bir ekonomik krizle boğuşurken, diğer yandan da coronavirüs salgını ile birlikte tablonun daha da ağırlaştığı bir dönemden geçiyor. “Yönetemiyorlar” eleştirileri arasında “erken seçim” çağrılarıyla siyasette gerilim de arttı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında, Katarlılara satılan Tank Palet Fabrikası senediyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sert sözlerle eleştirdi. “Ordunun Kozmik Odasını terör örgütüne sen açtırmadın mı? Devletin bütün bilgilerini egemen güçlerine vermedin mi? Bunu yapana tarihte hain derler, bugün de hain derler, yarın da hain derler! Sen kim ordu kim. Önümüzde bir takoz var, o takozun adı Recep Tayyip Erdoğan’dır. O takozu çekip ülkeyi kurtaracağız" sözleri üzerine, Erdoğan, Kılıçdaroğlu hakkında 500 bin liralık tazminat davası açtı.

Bu tabloya, Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları’nın, kendilerinden önceki AKP’li belediye başkanları hakkında, “yolsuzluk iddiaları” ile davalar açıldı. Muhalefet ile iktidar arasında ipler iyiden iyiye gerilirken, “Hep savunmada kalıyor” diye eleştirilen CHP, son çıkışlarıyla “savunmayı bırakıp, hücum stratejisine mi döndü?” yorumlarının muhatabı oldu. Kılıçdaroğlu’nın Büçe görüşmelerinde Meclis’te yaptığı konuşma siyaset bilimciler tarafından “En iyi bütçe konuşması” olarak değerlendirildi. “Ghandi örneği ‘pasif mücadele’ yerine, ‘aktif bir mücadele’ stratejisini yürürlüğe koyduğunu” gösteriyor!

“İlk seçimde demokrasiyi getireceğiz”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin 245 milyar lira açık vereceği 2021 yılı bütçesi hakkında TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında sert sözlerle Cumhurbaşkanı Erdoğan ile hükümetini hedef aldı. Kılıçdaroğlu, konuşması sırasında “İlk seçimlerde demokrasiyi getireceğiz, ilk seçimlerde adaleti getireceğiz, ilk seçimlerde liyakati getireceğiz, ilk seçimlerde alın terinin ne kadar değerli olduğunu bütün dünyaya anlatacağız, ilk seçimlerde Türkiye Cumhuriyeti devletini Londra'daki tefecilerden kurtaracağız; herkesin bunu bilmesi lazım” dediği sırada, AK Parti sıralarından “Aday ol” diye sataşmalara maruz kaldı. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu, “Hangi noktaya geldiniz? Benim aday olup-olamayacağımı size kim söyledi?” ifadelerini kullandı. Bu sözler Kılıçdaroğlu’nun gelecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olabileceği yönünde işaret olarak algılandı.

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Ben ne istiyorum? Ben tek adam rejimi istemiyorum. Ben ülkesinde esnafın ensesinde boza pişiren bir yönetim istemiyorum. Ben parlamenter sistem istiyorum, demokratik, halkçı, parlamenter sistem istiyorum. Ben her kuruşun hesabını veren bir siyaset anlayışı istiyorum. Ben tehdit edildiğim zaman mal varlığımla ‘Aramazsanız, incelemezseniz, şerefsizsiniz’ diyen bir siyaset istiyorum. Ben siyaseti zenginleşme aracı olarak gören bir kültürden gelmiyorum, ben siyaseti halka ve hakka hizmet eden bir anlayıştan geliyorum. Ben hiçbir zaman, hiçbir yerde haram lokmaya el uzatmadım, kimsenin hakkını, hukukunu çiğnemedim. Her zaman, her yerde adaletten yana oldum, adaleti her yerde savundum. Benim varlığımla beni tehdit edenlerin arkasında selam durmadım” diye konuştu.

CHP lideri, yatırım projelerinin dolar üzerinden yapılmasını, anlaşmaların Londra'daki mahkemelere bağlanmasını ve hükümete yakın şirketlere verilmesini eleştirerek, "Allah'ın izniyle iktidar olacağız ve bu soygun düzenine son vereceğiz, 5'li çetenin bizim torunlarımızı dahi sömürecek olan yatırımlarını kamulaştıracağız ve alacağız" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı adaylığı

Kılıçdaroğlu'nun, "Benim aday olup olamayacağımı size kim söyledi?" sözleri, Cumhur İttifakı’nda "adaylık sinyali" olarak yorumlandı. CHP ve İYİ Parti’nin başını çektiği Millet İttifakı ise "adaylık açıklaması olmadığı" konusunda hemfikir. Kılıçdaroğlu'nun ortada henüz bir seçim yokken, şimdiden aday isminin konuşulmasına karşı olduğu da biliniyor. Parti kulislerinde, adaylık konusuna tek başına CHP'nin değil, başta İYİ Parti olmak üzere, 2023 seçimlerindeki ittifak ortaklarıyla karar verileceğine dikkat çekiliyor.
CHP'de, Kılıçdaroğlu'nun kimin aday olacağına ittifak ortakları ile karar vereceğine dikkat çekilerek, "Kılıçdaroğlu bir ittifak siyasetini yönetiyor. İttifakın ve Türkiye'nin geleceği için en doğru adımı atmaya çalışıyor. En doğru adımın kendi adaylığı olduğunu düşünürse atar, düşünmezse atmaz" görüşü dile getiriliyor.

Kemal Kılıçdaroğlu, adaylıkla ilgili daha sonra şu açıklamayı yaptı: “Cumhurbaşkanlığı adaylığı tek başıma karar vereceğim konu değil, bir Millet İttifakı var. Aday olup olmamaya birlikte karar veririz. İttifak ortaklarıyla konuşmadan adaylığımı açıklamam diğer partilere saygısızlık olur. Şu aşamada adaylık konusu gündemde değil. AKP sıralarından sordular, ben de onu söyledim. Aday olup olmayacağıma partimiz, vekillerimiz ve Millet İttifakı karar verir. Çünkü birlikte hareket ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun aday olup olmayacağı konusunda, "Aday olacaksa bu partisi için de ülkemiz için de isabetli olur" dedi.

Murat Kışlalı: “AKP köşeye sıkıştırılacak”

CHP’deki “sıtrateji değişikliği konusunda, Ankara Kulislerinde çok yönlü tepkiler yaygınlaşırken, yazarımız Murat Kışlalı da zemin yokladı ve GÖZLEM’ e şunları söyledi:

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu artık seçime gitmenin zamanının geldiğini düşünüyor ve bu nedenle AKP’yi köşeye sıkıştıracak şekilde muhalefet dozunu arttırıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bugünkü şartlar altında seçime gitmeyi göze alamayacağı için aslında CHP’nin stratejisi her iki şartta da CHP açısından kazanç sağlamış olacak. Erdoğan seçime gitmezse CHP, AKP’yi ve Cumhur İttifakı’nı köşeye sıkıştırdığı için puan toplamaya başlayacak ki böylelikle “CHP’nin oyları artmıyor” söylemini boşa çıkartmış olacak. Öte yandan Kılıçdaroğlu, ola ki Erdoğan seçime giderse, daha da büyük ihtimalle MHP’nin desteğini sürpriz bir şekilde yitirirse, CHP ve muhalefet cephesi seçimlerden zaferle çıkacağını hesaplıyor.”

*******

“CHP ÜLKE SORUNLARINI DİLE GETİRİYOR”

Muzaffer Tunçağ (Konak Belediyesi Eski Başkanı) –CHP’nin anamuhalefet partisi olarak son dönemde gündeme getirdiği konular halktan takdir görüyor. Çünkü halk ülkenin bugünkü durumundan, bugünkü yönetimden memnun değil. Halk yeni arayışlar içinde. Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Meclis’te bütçe görüşmeleri üzerine yaptığı konuşmada ülke sorunlarını dile getirdiği için halkta karşılık buldu.

Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerinde geçmişe yönelik hareketlilik yaşanıyor. Neden şimdi diye sorulacak olursa, geçmişe yönelik taramaların ancak sonuçlandığını düşünüyorum. Belediye bünyesindeki teftiş kurulları çalışmalarını ancak tamamlamış olmalı. Her iki belediye başkanının konuya dikkatle yaklaşmaları doğrudur. Bu noktada ince eleyip sık dokunmaz, kamu adına soruşturma yapan bazı müfettişlerin yaptığı gibi suçlamalar gelişigüzel sıralanırsa, sonuçta gerçeklerin ortaya çıkması engellenir.
Sözcü gazetesinden Özlem Güvemli'nin haberine göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu raporunda, geçmişte bazı işlerin sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun yerine getirilmediği, hak edişlerin usule uygun yapılmadığı ve yapılan 15 milyon 458 bin+KDV tutarındaki ödemenin kamu zararı yarattığı belirtiliyor. Şimdi top İstanbul Valiliğinde. Valilik makamı soruşturma açılıp açılmayacağına karar verecek.

Ankara’da durum daha vahim; vahim olduğu kadar ilginç de. Çünkü Melih Gökçek zamanında yapılanların soruşturulmasını ilk önce onun yerine geçen AKP’li Mustafa Tuna başlatmış. Üreticideki fiyatı 1.5 lira olan karaçamları 15 liraya satın alan Gökçek hakkındaki incelemeyi sonuçlandıran Mansur Yavaş, savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Çok şaibeli bir Gökçek yatırımı olan ‘Ankapark’ın zararının 100 milyon lira üzerinde olduğunu belirtiyor Başkan Yavaş. Geçmişte yaptıkları teşhir olan Gökçek bu nedenle terbiye sınırlarını aşan tehditler savuruyor.

ABB Başkanı Mansur Yavaş buna karşın şunları söylüyor: “Şimdiye kadar incelediğimiz birçok dosyayı götürüp savcılığa verdik… Namuslu, haysiyetli, şerefli insanlar bunları götürür savcılığa verir. Böyle yapmayıp dedikodu yapıyorsa ya rüşvet bekliyordur ya da kendisi içindedir. Şu anda bizim elimizdeki 3 katrilyonluk yolsuzluk dosyasını savcılığa verdik. Ben AK Parti’den savcılığa sunduğumuz yolsuzluk dosyalarına müdahil olmak için başvurmalarını bekliyorum.”

İki Büyükşehir Belediye Başkanının yaptığını bir “karşı saldırı” yani “hücum” olarak görmüyorum. Bu çıkışları, geçmişte yapılan hatalardan arınmak, kendilerini bu uygulamalardan uzak tutmak olarak nitelendiriyorum. Zaman geçer, geçmiş hatalar ortaya serilmezse hatalar üstlerinde kalır. Bu incelemeler, “devr-i sabık” yaratmak olarak da görülmemeli. Yalnız başta da belirttiğim gibi bu incelemeyi sakin kafayla, soğukkanlılıkla yapmak gerekli. Yoksa kamuoyu desteği istenilen yönde gelişmez.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Bir taraftan Türkiye ile istikşafi görüşmeleri sürdürürken, tansiyonu da yüksek tutmaya çalışan Komşu, son olarak Ege’nin uluslararası sularında bilimsel ve teknik ara...

Türkiye'de yaşanan ekonomik krize, Pandemi yasak ve kısıtlamaları da eklenince vatandaşlar, esnaf, çiftçi, şirketler “maddi olarak” zor duruma düştü. 2020’de “şirket i...

Cumhur İttifakı, son günlerde muhalefete yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Uzmanlara göre muhalefete yönelik artan baskı, kullanılan sert dil, iktidar partilerinin ...

İNG Global İcra Kurulu Üyesi ve Pazar Liderleri Bölge Başkanı Abay “Pandemi insanlık için derslerle dolu. Bir yandan da fırsat aslında. Eskiden ‘Olmaz’ dediğimiz çok ş...

Tarım Kredi Kooperatifi ve bankalara olan borçları nedeniyle mağdur olan çiftçiler dördüncü defa Ankara’da eylem yaptı. Eylem için Türkiye’nin değişik illerinden Ankar...

Tarım Kredi Kooperatifi ve bankalara olan borçları nedeniyle mağdur olan çiftçiler dördüncü defa Ankara’da eylem yaptı. Eylem için Türkiye’nin değişik illerinden Ankar...

ABD Doları, 2020’de Covid-19 salgını ile birlikte, küresel piyasalarda düşme eğilimine girerek 2018 seviyelerine gerilerken, Türkiye’de tarihi zirveleri görmüştü. Bu s...

Yazarlar
Website Security Test