Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye nasıl etkilenecek? Ve… Türkiye ne yapmalı

18.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

ABD, CAATSA yaptırımları kategorisine daha önce Rusya, İran, Kuzey Kore ve Çin’i almıştı. Bu ülkeler, Batı bloğunun 21. yüzyıldaki “en ciddi düşmanları” olarak görülüyordu. Bir “NATO ülkesi olan Türkiye’nin CAATSA kapsamında yaptırımlara tabi tutulmasını” Gözlem uzmanlara sordu. İşte yanıtları…

Amerika Birleşik Devletleri, “S-400 Rus Hava Savunma Sistemi'ni satın aldığı” gerekçesiyle, Temsilciler Meclisi’nden sonra Senato’dan da “büyük çoğunlukla geçen ve ABD Başkanı’nın ‘veto hakkını kaldıran’ Türkiye'ye yönelik yaptırım kararını” devreye soktu.

“ABD’nin Hasımlarına Yaptırım Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA)” kapsamında Türkiye’ye uygulayacağı yaptırımlar, büyük ölçüde Türk Savunma Sanayi'ni hedef alıyor. Bu yaptırımlar nedeniyle Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) ABD'den ihracat lisansı alamayacak, ABD'li ve uluslararası finans kuruluşlarının kredilerinden faydalanamayacak. ABD, daha önce de aynı sebeple Türkiye'yi F-35 savaş uçağı programından çıkarmıştı.

ABD, CAATSA yatırımları kategorisine daha önce Rusya, İran, Kuzey Kore ve Çin’i almış, “Batı bloğunun 21. yüzyıldaki en ciddi düşmanları” olarak kabul etmişti. Türkiye’nin CAATSA kapsamında yaptırımlara tabi tutulması, bu nedenle son derece önemli bir gösterge. Bir NATO ülkesi olan Türkiye, TBMM’nin ilan edildiği ve meclis yönetiminin ortaya çıktığı 23 Nisan 1920’den bu yana geçen 100 yıllık tarih içerisinde ilk kez bu tür bir kategoriye alınmış oldu.

ABD’nin açıklaması…

ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Güvenlik ve Silahlanmayı Önleme Müsteşar Yardımcısı Christopher Ford, SSB'ye yönelik yaptırımların, Türk Savunma Sanayi Başkanlığına "ABD'nin ürün ve teknolojileri için ihracat lisansı ve yetkilerinin verilmesinin yasakladığını" kaydetti.

Ford, ABD mali kuruluşlarından “12 aylık vadede savunma Sanayi Başkanlığı’na 10 milyon dolardan fazla kredi tedarik edilmesinin yasaklandığını, İhracat İthalat Bankasının (ExIm Bank) SSB'ye kredi desteğinin kesildiğini ve uluslararası mali kuruluşların da kredi vermesinin engelleneceğini” ifade etti.

Ford, “yaptırımların son zamanlarda Avrupa Birliği Zirvesinde görüşülen yaptırımlarla bir ilgisinin olmadığını ve sadece Türkiye'nin S-400 alımına ilişkin olduğunu” söyledi.

Ford, "Türkiye ile ilişkiler karmaşık bir ilişki. Zor bir ilişki. Sonuçları olan bir ilişki. Türkiye halen bir NATO müttefiki ve Türkiye'nin NATO'ya katkılarına çok değer veriyoruz." dedi.

Türkiye'yle S-400 alımı konusunda ikna etmek için uzun bir süredir diplomatik görüşmeler yaptıklarını ifade eden Ford, yaptırımları yasa gereği uyguladıklarını belirti.

Yaptırım listesinde Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir'in yanı sıra, Savunma Sanayi Başkanlığı Hava Savunma ve Uzay Daire Başkanlığı Grup Müdürü Mustafa Alper Deniz, Hava Savunma ve Uzay Daire Başkanlığı Serhat Gençoğlu ile Savunma Sanayi Başkanlığı Başkan Yardımcısı Faruk Yiğit de yer aldı. Yaptırım listesindeki kişilerin ABD'deki mal varlıklarının dondurulacağı ve vize kısıtlamaları getirileceği kaydedildi.

Pompeo: “İşbirliğini sürdürmek istiyoruz”

Konuyla ilgili bir açıklama yayınlayan ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, "Türkiye'yi S-400 problemini derhal çözmek için ABD ile koordinasyon halinde çalışmaya çağırıyorum. Türkiye, ABD için değerli bir müttefik ve önemli bir bölgesel güvenlik ortağı. Türkiye'nin S-400 pozisyonunun teşkil ettiği engeli ortadan kaldırarak, on yıllardır süren üretken savunma sanayi iş birliğimizi sürdürmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.

CAATSA yasasında 12 yaptırım kalemi yer alıyor. ABD Başkanı olan kişi, bu 12 yaptırımdan en az beşini seçmek zorundaydı.

Pompeo ayrıca Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Uyarılarımıza rağmen Türkiye, Rusya'dan S-400 sistemlerini satın aldı ve test etti. Bugün Türkiye'nin Savunma Sanayi Başkanlığı'na uygulanan yaptırımlar, ABD'nin CAATSA'yı tamamen uygulayacağını kanıtlıyor. Rus savunma sektörüyle alışverişlere müsamaha edilmeyecek" dedi.

Türkiye’den tepkiler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin yaptırım kararları ile ilgili, "Asıl amaç ülkemizin savunma sanayisinde başlattığı atılımların önünü keserek bizi bağımlı hale getirmektir" diye konuştu.

Niğde-Ankara Otoyolu 2. Kesim Açılış Töreni'ne video konferansla katılan Erdoğan, "CAATSA konusunda hiçbir ülkeye, Türkiye'den başka, bu yaptırım uygulanmamıştır. İlk defa bir NATO üyesi olarak ülkemize uygulanmaktadır. Yaptırım kararı, ülkemizin egemenlik haklarına yönelik aleni bir saldırıdır" ifadelerini kullandı.

Dört partiden ortak tepki

AKP, MHP, CHP ve İYİ Parti, ABD'nin Türkiye'ye yönelik S-400 yaptırımını ortak bildiriyle "reddetti". Dört partinin grup başkanvekillerinin imzasıyla yayımlanan bildiride, "ABD Yönetiminin yaptırım kararını reddediyoruz. Türkiye, milli güvenliğinin gerektirdiği hiçbir adımı atmaktan çekinmez. Bu konuda tehdit ve yaptırımlar karşısında geri adım atacak bir ülke değildir" denildi.

"ABD'nin attığı bu yanlış adım müttefiklik ruhuyla bağdaşmaz" ifadesi kullanılan bildiride, "çıkar gruplarının dar görüşlü ve hasmane ajandalarının" Türkiye-ABD ilişkilerini "rehin almasına" izin verilmemesi gerektiği savunuldu. Partiler, ABD'yi "bu vahim yanlıştan bir an evvel geri dönmeye" davet ettiklerini bildirdi.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ise "Bu yaptırım kararı, ülkelerimiz arasındaki ittifakın tüm değerlerini sarsmıştır. Ancak ülkemizin ve asil milletimizin savunma ve güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalara azim ve kararlılıkla devam edilecektir" açıklamasında bulundu.

Milli Savunma Bakanlığının açıklamasında, “S-400'ler ile F-35'lerin etkileşiminin gerektiğinde NATO'nun da dâhil olacağı bir çalışma grubunda görüşülmesi teklifinin hâlen masada olduğu” vurgulandı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "ABD'nin Türkiye'ye yaptırım uygulaması, uluslararası hukuka karşı kibirli tutumunun bir başka tezahürüdür." ifadesini kullandı.

*******

YAPTIRIMLAR NEYİ İÇERİYOR?

CAATSA'nın 235. maddesi, ABD Başkanı'nın "ilgili kişi ve kuruluşlara getireceği" yaptırımları 12 maddede düzenliyor:

1- Yaptırım kapsamına alınan kişi ve kurumlara ihracat ithalat bankası desteğinin kesilmesi
2- Mal ve teknoloji ihracatı ruhsatı verilmemesi
3- ABD mali kuruluşlarından kredi tedarik edilmemesi
4- Uluslararası mali kuruluşlardan kredi verilmemesi
5- Mali kurumlara ABD Merkez Bankası ile doğrudan alışveriş yapma izni verilmemesi
6- Yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumlarla ihale ya da sözleşme yapılmaması
7- Döviz üzerinden işlem yapılmasının yasaklanması
8- Mali kurumlar ve bankalar arasında ödeme ya da kredi transferlerinin yasaklanması
9- Yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumların ABD topraklarında gayrimenkul sahibi olmasının yasaklanması
10- ABD kişi ve kurumlarının yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumlardan sermaye ya da borç alışverişinin yasaklanması
11- Yaptırım kapsamına alınan kişilere ABD'ye giriş yasağı
12- Yaptırım kapsamına alınan kişi ve kurumlara benzer işlevi olan üst düzey görevlilere de yaptırım uygulanması.

*******

“ABD YAPTIRIMLARINA KARŞI AYNI AĞIRLIKTA TEPKİ GÖSTERİLMELİ”

Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı) –Türkiye’nin ABD’ye karşı uygulayabileceği aynı ağırlıktaki yaptırımların en önemlisi, İncirlik ve Kürecik’teki ABD üslerinden birinin veya her ikisinin kapatılmasıdır. Trump’ın imzaladığı yaptırım kararı, yalnız ABD-Türkiye ilişkilerini değil, ortak savunma sistemi NATO’yu da olumsuz etkileyecek sonuçları itibariyle böyle bir karşı yaptırımı gerektirecek niteliktedir. O nedenle Türkiye, hava savunması için satın aldığı S-400 füzeleri nedeniyle alınan “haksız yaptırım kararı kaldırılıncaya kadar ABD üslerini kapattığını” ilân etmelidir.

Bu kararla ABD, NATO içindeki müttefiki Türkiye’yi ‘hasım’ statüsünde bir devlet olarak kabul etmek suretiyle yaptırım uyguluyor. Türkiye’nin hava savunması için ABD’den satın almak istediği patriot füzelerinin verilmemesi üzerine Rusya’dan S-400 füzeleri satın almak zorunda kalması nedeniyle verilen bu karar, olayın başlangıcından itibaren haksız; artık resmen ‘hasım’ kabul edilen eski bir dost, ama hâlâ NATO içinde müttefiki olan bir ülkeye karşı alınmış bir karardır.

Türkiye, Başkan Trump’ın imzaladığı karara ve 11 Aralık 2020 günü Temsilciler Meclisi’nden sonra Senato’dan geçen Savunma Bütçesi’nde aynı nedenle Türkiye’ye karşı uygulanması öngörülen yaptırımlara karşı “elimizin tersiyle ittik” avuntusuyla ya da “ABD bu vahim yanlıştan geri dönmeli” uyarısıyla yetinecek durumda değildir. ABD, öteden beri Türkiye’ye karşı bu tür yaptırımlar için çeşitli bahaneler bulmuştur. S-400 alımında da ABD’nin Türkiye’yi vazgeçirmek için yaptığı tehditler sonuç vermeyince sıra, yaptırımları uygulamaya gelmiştir. Karar, ani bir gelişme nedeniyle alınmış değil, aylardan beri üzerinde düşünülmüş bir karardır.

Türkiye, ABD’nin Türkiye’ye karşı yaptırım uygulamasını ortak savunma sistemini zayıflatacak, güçlendirilmesini engelleyecek yaptırımlar olarak NATO Kuzey Atlantik Konseyi’ne götürebilir. Yaptırımlar, orada tartışmaya açılabilir. Bu, işin askerî – siyasî yönü.

Türkiye’nin ABD’ye karşı uygulayabileceği aynı ağırlıkta, etkili başka yaptırımlar da var. Bu yaptırımların en önemlisi, İncirlik ve Kürecik’teki ABD üslerinden birinin veya her ikisinin kapatılmasıdır. Trump’ın imzaladığı yaptırım kararı, yalnız ABD-Türkiye ilişkilerini değil, ortak savunma sistemi NATO’yu da olumsuz etkileyecek sonuçları itibariyle böyle bir karşı yaptırımı gerektirecek niteliktedir. O nedenle Türkiye, hava savunması için satın aldığı S-400 füzeleri nedeniyle alınan “haksız yaptırım kararı kaldırılıncaya kadar ABD üslerini kapattığını” ilân etmelidir.

Böyle bir karar, 20 Ocak 2021 günü göreve başlayacak olan Joe Biden yönetimine de Trump’ın imzaladığı yaptırım kararını yeniden değerlendirmek ve kaldırmak fırsatı verecek esnekliktedir.

*******

“ABD’NİN KARARI MÜTTEFİKLİKLE BAĞDAŞMIYOR”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi) –ABD, Rus yapımı S-400 füze sisteminin satın alınmış olması nedeniyle Türkiye'ye CAATSA (ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) çerçevesindeki yaptırımları uygulama kararı almıştır. Bu yaptırımlar temel olarak Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı'nı hedef almıştır.

Türkiye ile ABD ilişkileri müttefiklik ilişkisidir ve uzun bir geçmişe sahiptir. ABD'nin almış olduğu yaptırım kararı, en başta müttefiklik ilişkisi ile bağdaşmayan bir durumdur. ABD ile savunma sanayi alanında işbirliği olanağı bir yıl süreyle kapatılmaktadır. Ayrıca Türkiye ve ABD'nin ortak üretimi olan savunma sanayi ürünlerinin satışında Türkiye'nin kullandığı hassas malzemelerin alımında sorunlar yaşanacaktır.

Yapılan ilk değerlendirmelerde yaptırımların piyasaya olumsuz etkisi olmadığı görüşü ileri sürülmektedir. Ancak sadece ülkemizin ABD'nin hasımları arasında sayılması dahi yeterli bir olumsuzluk unsurudur. Biden döneminde bu yaptırımların diğer alanlara yayılması ihtimal dahilindedir. Yaptırım kararı ile Türkiye ABD ilişkileri Biden öncesi dönemde zorlu bir sınav vermek durumuna gelmiştir. Türkiye S-400leri faaliyete geçirmeme garantisi karşılığında yeniden Patriot alımına yönelebilecektir. Bu suretle Yunanistan'ın daha önce S-300 alımında yapılana benzer bir uygulama ile çözüm bulunabilir.

S-400 lerin Türkiye'ye getirildiği Temmuz 2019'dan bu yana CAATSA yaptırımlarının uygulanması için Vaşington'da baskılar artmıştır. Ancak Başkan Trump uygulamayı geciktirmiştir. Hatta Patriot sisteminin Türkiye'ye verilmeyişini adil bulmadığını da söylemiştir. Kongre 2020 ve 2021 bütçe yasasına koyduğu hükümlerle Trump'ın direncini kırmaya çalışmış ancak Trump'ın veto edeceği söylenmiştir. Trump görev süresinin bitimine bir ay kala yaptırımları onaylamıştır.

Trump'ın bu kararında Türkiye'ye muhalif tutumu bilinen Pompeo'nun rol oynamış olması muhtemeldir. Ayrıca Rusya'dan silah alımı yapan ülkelere bir mesaj verildiği de gerçektir.

Trump'ın yaptırımları uygulamaya koyması, sorunun Biden dönemine devredilmesi ihtimalini ortadan kaldırmıştır. Böylece Biden göreve başlayıp Türkiye dosyasına eğildiği zaman bir de CAATSA baskısıyla karşılaşmayacaktır. Tabii ki bu konuda Kongre'nin yürüteceği ısrarı akılda tutmak gerekecektir. Ayrıca Türkiye ile ABD'nin S-400 konusunda nasıl bir ara yol bulabileceği henüz bilinmemektedir.

*******

“TÜRKİYE’NİN YILLARDIR EN BÜYÜK DAR BOĞAZI: DÖVİZ”

Ali Nail Kubalı (Ekonomist) –Türkiye’nin askeri harcamalarının önemli bir bölümü Amerika’dan alınan askeri malzeme ve vasıtalardır. Ordumuz daha ziyade ABD ve NATO yapısı silahlarla desteklenmektedir. Böyle bir yaptırımdan sonra yeni bir alternatif bulmak zorundayız. Bulacağımız bu alternatif daha mı ucuz yoksa daha mı pahalı olacak? bunu göreceğiz. Türkiye’nin 1940’lardan beri bitmeyen ve en büyük dar boğazı olan döviz ve döviz yaratmaktaki sorunudur. Daha pahalı bir alternatif bulduğumuzu varsayarsak bu da zaten hâlihazırdaki sorunumuz dövizde bizi daha da dar boğaza sokacaktır.

Bu kararın; Amerika’ya yaptığımız ihracatımızın ciddi boyutta sekteye uğraması ve yaşanan güven kaybının hiç küçümsenmeyecek ekonomik sıkıntıları var. Ancak Türkiye yaşadığı tüm bu olumsuzluklardan bir şekilde çıkış yolu buluyor. Ben bu krizden de bir çıkış yolu bulacağımızı zannediyorum. Yapılan görüşmeler neticesinde, bana göre fevkalade yanlış olan bu karar düzeltilecektir. Dolayısıyla Türkiye’ye uygulanan bu yaptırımın kısa vadede ekonomimizi etkileyeceği kesindir. Ancak uzun vadede bu tablonun değişeceğini ve bu olumsuz etkinin de ortadan kalkacağını düşünüyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İzmir depreminden en çok etkilenen ilçenin Belediye Başkanı “Kentsel dönüşüm haritamız hazır” dedi.

Sisam (Samos) fayının kırılmasıyla oluşan deprem sonrası, özellikle Bayraklı ve Karşıyaka ilçelerinde 116 kişi hayatını kaybetti, 1034 kişi yaralandı. 500’ü aşkın bina...

Türkiye bir yandan Coronavirüsüyle mücadelesini sürdürürken bir taraftan da normalleşme adımlarını atmaya başladı. Bu normalleşmenin en önemli göstergelerinden birini ...

Ekonomik kriz ve coronavirüs salgını etkileri özellikle düşük gelirli aileleri zorlamaya başladı. Türkiye'de gıda ürünlerindeki fiyat artışları nedeniyle yaşanan geçim...

Bir taraftan Türkiye ile istikşafi görüşmeleri sürdürürken, tansiyonu da yüksek tutmaya çalışan Komşu, son olarak Ege’nin uluslararası sularında bilimsel ve teknik ara...

Türkiye'de yaşanan ekonomik krize, Pandemi yasak ve kısıtlamaları da eklenince vatandaşlar, esnaf, çiftçi, şirketler “maddi olarak” zor duruma düştü. 2020’de “şirket i...

Cumhur İttifakı, son günlerde muhalefete yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Uzmanlara göre muhalefete yönelik artan baskı, kullanılan sert dil, iktidar partilerinin ...

Yazarlar
Website Security Test