Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''Emekçileri zor günler bekliyor''

31.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Milyonlarca işçinin beklediği asgari ücret belirlendi. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, asgari ücretin net 2 bin 825 lira 90 kuruş olarak belirlendiğini açıkladı.

Hükümet, işveren ve işçi temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren geçerli olacak asgari ücreti belirlerdi. Buna göre bekar ve çocuğu olmayan bir çalışanın ücreti net 2 bin 825 lira 90 kuruş olacak. Asgari ücret Türkiye’de “normal ücrete” dönüştüğü için işçiyi zor günler bekliyor. Aralarında İstanbul, İzmir ve Ankara’nın da bulunduğu CHP’li belediyeler, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısı sonrasında asgari ücreti net 3 bin 100 lira olarak açıkladı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun dördüncü toplantısının ardından, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, 2021 asgari ücretini brüt 3 bin 577 lira 50 kuruş, net 2 bin 825 lira 90 kuruş olarak açıkladı. Evli ve 3 çocuklu bir işçi için net asgari ücret ise 3 bin 13 lira 72 kuruş oldu. Asgari ücret desteği de bu sene tüm işletmeler için 75 lira olarak devam edecek. Bakan Selçuk, "Asgari ücret geçen yıla göre 500 lira artmıştır, yüzde 21,56 oranında yükselmiştir" dedi.

Toplantıda işçi kesimini Türk-İş, işveren kesimini Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun (TİSK) temsil etti. İşçi kesimini temsilen konuşan Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, "2021 yılında geçerli olacak asgari ücret işveren ve hükümet kesimi tarafından oy çokluğu ile belirleniyor. İşçi kesimi olarak alınan karara katılmıyoruz. Net 3 bin liranın üzerinde bir rakam vermelerini bekledik. Bu rakam işçilerin beklentilerini karşılamakta yetersizdir. İnsan onuruna yaraşır bir ücret bizim de taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin en önemli maddelerinden biridir. Yine fedakarlığın ücretlilerden beklendiğini görüyoruz. Hükümetin tercihini dar gelirlilerden yana kullanmadığını görüyoruz" diye konuştu.

TİSK (Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ise basın toplantısında, "Zorlu bir süreci tecrübe ettik. Bu durum en başla çalışan kesim, işçiler için zor, aynı zamanda işveren için de zor. Enflasyonun 7 puan üzerinde bir refah payıyla asgari ücrete karar verilmiş oldu" dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bekar bir işçinin gıda ve gıda dışı harcamalarından oluşan geçim tutarının geçen yıla göre yüzde 20 oranında artarak 2 bin 792 TL olduğunu açıklamıştı.

Görüşmeler başlamadan önce Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu imzasıyla yapılan ortak açıklamada 'insan onuruna yaraşır' bir geçim ücreti belirlenmesi çağrısı yapılmıştı. Hak-İş de 3 bin liranın kritik eşik olduğuna işaret etmişti.

Açıklanan ücretin ardından basın açıklaması yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, şunları söyledi: "Aldığımız bilgilere göre, Çalışma Bakanı'nın en önemli vurgusu 'Enflasyona ezdirmedik' demiş. Türkiye'de enflasyonun ne olduğunu, işçilerin, emekçilerin, halkın nasıl yoksullaştığını bu ülkede yaşayan herkes her gün bakkala, manava, pazara gittiğinde, evine ekmek götürmek istediğinde yaşıyor ve biliyor. Açıklanan resmi enflasyon rakamları özellikle de gıda enflasyonu biraz önce de ifade ettim; asgari ücretlinin en önemli gider kalemi olan gıda enflasyonu daha kasım ayında yüzde 21'in üzerindeydi. Yılsonunda resmi rakamla bile en az yüzde 25 olacağını herkes biliyor. Ama gerçek enflasyon, yani bizim kendi hayatımızda yaşadığımız enflasyon çok daha yüksek. Asgari ücret bir kez daha enflasyon karşısında, dolar-altın fiyatları karşısında gerileyen, 'büyüyoruz, milli gelir artıyor' diyorlar ya, milli gelirden, büyümeden hiçbir biçimde payını alamayan, işçinin ailesi ile birlikte geçinmesi açısından son derece yetersiz bir ücret olarak açıklanmıştır."

 

“ASGARİ ÜCRET, ASGARİDE KALDI”

Hüsnü Erkan (Prof. Dr.)– 2021 yılı için geçerli olacak asgari ücret artışı, gerçekten asgaride kaldı. 2020 yılı için 2324 TL olan asgari ücret, 500 TL gibi bir artış ile 2.825 TL de kaldı. Bu günün ekonomi koşullarında bu artış, gündeme gelebilecek en alt düzey olarak görülmelidir. Ekonominin uzun süredir kötü yönetimi yüzünden, ülkemizde dolar bazındaki kişi başına milli gelirin 2013 den sonra azalma sürecine girdiğini biliyoruz. Bu sürecin ilk nedenlerinden birisi ülkenin zenginliğini arttıracak yatırımlar yerine, inşaat gibi verimsiz; yeniden üretim ve katma değer yaratmayan alanlarına yönelmesinden kaynaklanıyor. Ayrıca var olan sanayi işletmelerinin satılarak birçoğunun da kapatılması ayrı bir neden. Ekonomi üretim yerine, sadece tüketim ve ticaret temelli yönlendirildi. Son yaşanan çifte seçim kaynakların boşa harcanmasına ve erimesine yol açtı. Ayrıca, kamu ihaleleri üzerinden ekonomik kaynakların sınırlı sayıda yandaş şirketlere yönlendirilmesi gelir dağılımındaki bozulmayı arttırdı. Ancak bu sürecin bir başka yıkıcı etkisi, ekonomide kitlelerin tasarruf ederek, yatırım için kaynak sağlama işlevini devre dışı bırakması oldu.  Hatta bunun da ötesinde daha yakın zamana kadar yüzde 25 bandına ulaşan ve bugün yüzde 15 bandına dayanan enflasyon ve buna eşlik eden yüksek işsizlik ekonominin reel talep bazını daralttı. Bu nedenle özellikle alt gelir gruplarında fakirleşme süreci yaşandı. Alt gelir grupları, sadece temel gıda ve zorunlu ihtiyaç maddelerini karşılayabilmek için bile borçlanmaya yöneldi. Bugün gıda ürünlerindeki enflasyon yüzde 30 bandının üzerinde. Resmi rakamlara göre üretici fiyat enflasyonu yüzde 23 ve yurt dışı üretici fiyat endeksindeki artış yüzde 38 olup bunlarda zaman içinde tüketiciye yansıyacaktır. Diğer yandan 4 kişilik bir aile için açlık sınırı 3 .in 145 TL olduğunu biliyoruz.

Hal böyle iken, kötü ekonomi yönetimi nedeni ile yoksullaşan kitleler, bugün pandemi nedeniyle çok daha riskli bir sürece girmiş bulunuyorlar. Bir yandan enflasyon ve işsizlik nedeni ile gelirlerinin erimesi, diğer yandan ve çok daha kötüsü işten çıkarılma ile yüz yüze gelmeleri oldu. Ayrıca pandemi nedeniyle çoğu esnaf kepenk kapattı veya kapatıyor. Ülkemizde asgari ücretle çalışanlar tüm çalışanların yüzde 40’ı dolayında bulunuyor. Esnafın kepenk kapatması kişilerin önemli bir kesiminin gelirsiz kalmasına yol açacak. Bütün bu veriler ışığında iktidar, kendi kötü yönetimi nedeniyle zayıflayan ekonomide asgari ücreti yaşanabilir bir düzeye çekme gücünü kendinde göremiyor demektir. Bu bir bakıma ekonomideki kötü yönetimini itiraf edilmesi anlamına geliyor. Bu nedenle asgari ücretteki artışı gerçekten asgaride tutulmuş oldu. İktidar, ekonominin kaynaklarını yanlış yatırımlar nedeniyle taahhüt edilen dolar garantili ödemeleri güvence altına almaya ayırırken, yoksulun geçim derdi gözardı edilmiş oldu. Asgari ücretin asgaride kalması,  bugünkü enflasyon ortamında yoksulu çaresiz bıraktığı kadar;  kaynaklar yanlış yönlendirerek, kitlelerin satın alma gücünü sınırlandırıyor. Ekonomik tabanın reel talep ve üretimle genişleyerek sürdürülebilir bir istikrar ve büyüme sürecine girmesini de engellemiş bulunuyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İzmir depreminden en çok etkilenen ilçenin Belediye Başkanı “Kentsel dönüşüm haritamız hazır” dedi.

Sisam (Samos) fayının kırılmasıyla oluşan deprem sonrası, özellikle Bayraklı ve Karşıyaka ilçelerinde 116 kişi hayatını kaybetti, 1034 kişi yaralandı. 500’ü aşkın bina...

Türkiye bir yandan Coronavirüsüyle mücadelesini sürdürürken bir taraftan da normalleşme adımlarını atmaya başladı. Bu normalleşmenin en önemli göstergelerinden birini ...

Ekonomik kriz ve coronavirüs salgını etkileri özellikle düşük gelirli aileleri zorlamaya başladı. Türkiye'de gıda ürünlerindeki fiyat artışları nedeniyle yaşanan geçim...

Bir taraftan Türkiye ile istikşafi görüşmeleri sürdürürken, tansiyonu da yüksek tutmaya çalışan Komşu, son olarak Ege’nin uluslararası sularında bilimsel ve teknik ara...

Türkiye'de yaşanan ekonomik krize, Pandemi yasak ve kısıtlamaları da eklenince vatandaşlar, esnaf, çiftçi, şirketler “maddi olarak” zor duruma düştü. 2020’de “şirket i...

Cumhur İttifakı, son günlerde muhalefete yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Uzmanlara göre muhalefete yönelik artan baskı, kullanılan sert dil, iktidar partilerinin ...

Yazarlar
Website Security Test