Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

“Ödenemeyen” ticari krediler, bankaları “tapu zengini” yaptı

12.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

2020'nin Temmuz ayında bankaların alacaklarına karşılık edindikleri gayrimenkullerin yüzde 25’i ticari iken, yeni yıla girerken bu oran yüzde 53,6’ya yükseldi.

Ödenemeyen ticari ve bireysel krediler nedeniyle konuttan fabrikaya, dükkandan arsaya binlerce gayrimenkul bankalara geçti. 2021’nin Ocak ayında 3’ü katılım olmak üzere toplam 27 bankanın kendi internet sitelerinde satışa sundukları toplam gayrimenkul sayısı resmi olmayan verilere göre, 9 bin 376 oldu. Bu gayrimenkullerin 4 bin 336 adedini konutlar olurken, 5 bin 39’nu adedini ise dükkan, mağaza ve tarla gibi ticari gayrimenkuller oluşturdu.

Öte yandan bankacılık sektöründe takipteki (sorunlu) krediler neredeyse 5 aydır hiç değişmeyerek 150 milyar TL ile 152 milyar TL arasında gidip geliyor. Takipteki kredilerin uzun süre hiç değişmemesi, batık kredilerin “yüzdürülmesinden” kaynaklanıyor. İcra mahkemelerinin salgın nedeniyle uzun süre kapalı olmasından dolayı 2020’nin ikinci yarısında bankaların elindeki gayrimenkul sayısı azalırken, bu yılın haziran ayından itibaren artış yönünde eğilim bekleniyor.

COVID-19 salgını döneminde bozulan ekonomik denge, bankaların elindeki ticari gayrimenkul sayısını patlattı. 2020'nin Temmuz ayında bankaların alacaklarına karşılık edindikleri gayrimenkullerin yüzde 25’i ticari iken, salgın döneminde bu oran yüzde 53,6’ya yükseldi. Bu artışla bankaların alacaklarına karşılık edindikleri ticari gayrimenkullerin sayısı konutu geçti. Yüzde 53,6’nın içinde işyerlerinin oranı yüzde 30,2, tarla ve arsanın oranı ise yüzde 23,6 oldu.

İlk sırada kamu bankaları var

Üçü katılım bankası olmak üzere toplam 27 bankanın kendi internet sitesinde satışa çıkardığı gayrimenkul listesine bakıldığında, en fazla gayrimenkul üç kamu bankasında bulunuyor. VakıfBank’ın alacaklarına karşılık edindiği gayrimenkullerin sayısı 2 bin 197. Bunların 932’si işyeri, arsa ve tarla oluşturuyor. Vakıf Bank’ta konutlar yüzde 57,2’le portföyde en yüksek paya sahip. Çiftçilere verdiği kredilerle bilinen Ziraat Bankası’nda ise 1.890 gayrimenkul bulunuyor ve 1.373’ü işyeri, arsa ve tarladan oluşuyor. Ziraat Bankası’nda tarla, arsa ve işyerlerinin payı yüzde 72,6 olarak dikkat çekti Halk Bankası’nda da 965 gayrimenkulün 514’ü işyeri, arsa ve tarla. Halk Bankası’nda ise tarla ve dükkan gibi alanların payı yüzde 53,3 oldu. Dördüncü sıradaki İş Bankası’nın elinde 848 gayrimenkulün 429’u işyeri, arsa, tarla gibi ticari gayrimenkullerden oluşuyor.

Fabrika binaları da var

Bankalar tarafından satışa sunulan ticari gayrimenkuller arasında dükkan ve mağaza sayısının fazlalığı dikkati çekerken, ilanlarda yer fabrika binaları da yer aldı. Dünya gazetesinin haberine göre, Kütahya’da 416 dönüm arazisi olan bir iplik fabrikasına ait bina 22 milyon 300 bin liralık bedelle satışa sunuldu. Çorum’daki bir başka fabrika binası 14 milyon liraya, Kastamonu’da ise 16 bin 444 metrekare alanı bulunan bir tuğla fabrikası binası 7 milyon 530 bin lira bedelle satışa sunuldu. Fabrika binasının yanı sıra Antalya Kepez’de bir düğün salonunu da 2 milyon 635 bin TL fiyatla satışa sunulan gayrimenkuller arasında yer aldı. İstanbul Büyükçekmece içinde farklı büyüklüklerde dükkanların yer aldığı 7 katlı yarım kalmış bir proje de 50 milyon lira bedelle satışa sunulan yapılar arasında dikkat çekti.

“Artış bekleniyor”

TURYAP Kurumsal Pazarlama ve Satış Müdürü Alper Perçin, özellikle ticari gayrimenkullerde bir kriz yaşandığına dikkat çekti. Salgın döneminde icra dairelerinin kapalı olması nedeniyle şimdilik banka portföylerinde stokların azaldığını kaydeden Perçin, “Bizim portföyümüzde yaklaşık 500 adet banka gayrimenkulü bulunuyor. 2021 yılında bu sayılarda çok büyük artış beklentisi içerisindeyiz. Bankalarla yapmış olduğumuz görüşmeler de bunu doğrular nitelikte” bilgisini veriyor. Perçin, portföylerindeki ticari gayrimenkuller arasında en fazla artışın büyükşehirlerde yaşandığına vurgu yaptı.

Üretim ve ticaret yerleri satılıyor

Bankaların satışa sunduğu 9 bin 376 gayrimenkulün 5 bin 39’unun ticari gayrimenkuller olması ekonomik krizin boyutunun her geçen gün arttığını gösteriyor. Bankaların el koyduğu ve aralarında fabrikalarında bulunduğu 5 bin 39 işyeri, arsa ve tarlada haczedildiği için ticari aktivite vardı. Şimdi durdu, çünkü haczedildi.

Batık krediler yüzdürülüyor

Türkiye bankacılık sektöründe takipteki kredi miktarı neredeyse 5 aydır hiç değişmeyerek, 150 milyar TL ile 152 milyar TL arasında gidip geliyor. Takipteki kredilerin uzun süre hiç değişmemesi, batık kredilerin “yüzdürülmesinden” kaynaklanıyor.

Geri ödenmeyen bazı kredilerin “yüzdürüldüğünü” Türkiye Bankaları Birliği (TBB) Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, açıkladı. Aydın Bloomberg HT televizyonuna yaptığı açıklamada, bankacılık sektörünün sermaye artırımına ihtiyaç duymadığını, ancak geri ödeme sıkıntısı çeken bazı kredileri yüzdürdüğünü söyledi. Hüseyin Aydın, “Gerçekçi olalım yüzdürdüğümüz krediler vardır, tüm sektörde de vardır.” ifadelerini kullandı.

Başkent Üniversitesi Finans ve Bankacılık Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şenol Babuşcu, bankacılık sektörünün 2021’de “kârsızlık” baskısıyla karşı karşıya kalacağını açıkladı. Babuşcu, takipteki krediler sorununun ise sürekli ötelendiğini, çözüm için bir çalışma olmadığını söyledi. Bankacılık sektörünün görünümü ve bu yıla ilişkin beklentileri değerlendiren Babuşcu, hükümetin pandemi krizini bankalar üzerinden yönetmeye çalıştığını belirtti.

Geçen sene çok düşük faizle uzun vadeli kredi verildiğini, şu anda ise kısa vadeli yüksek faizle mevduat toplandığını hatırlatan Babuşcu, bunun da sektörün bilançosunu baskıladığını kaydetti. “Diğer ülkeler pandemi nedeniyle vatandaşlarına para verdi, biz kredi verdik” diyen Babuşcu, “Kredilerden hemen hemen tüm sektör zararda. Bu yük 2021’de devam edecek” diye konuştu.

Babuşcu, şöyle devam etti: “Bankalar ciddi kârlılık sorunu yaşıyorlar. 160 milyar lira civarında batık var. Ama canlı krediler içinde de 360 milyar TL civarı batık olduğu tahmin ediliyor. Bu da toplamda 520 milyar TL batık olduğu anlamına geliyor ve sadece 93 milyar liraya karşılık ayrılmış durumda. Bu da ciddi bir sorun” diye konuştu.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, geçtiğimiz yıl ocak ayındaki değerlendirmesinde Türk bankalarındaki batık kredi oranının 2020’de yüzde 7-8’e yükseleceğini öngörmüştü. Ancak 2020 yılının sonunda oran yüzde 15’lere kadar çıktı zira ‘aktif rasyosu’ uygulamasıyla bankalar kredi vermeye zorlandı.

Ekonomide borç sarmalı oluştu

Ekonomide tam anlamıyla bir ‘borç sarmalı’ oluştu. Sadece bir yılda toplam kredi hacmi yaklaşık 1 trilyon genişleyerek 3,5 trilyon lirayı aştı. Eski borçlar yeni çekilen kredilerle kapatılıyor. Yani borç, yeni borçlarla örtülüyor. Ancak ekonomideki daralma nedeniyle borçlar da katlanarak artıyor. Batık kredi oranlarındaki artış bunun en önemli göstergesi. BDDK’nın salgının başında kredilerin donuk alacak sınıflandırılması için öngörülen süreyi 90 günden 180 güne çıkarması da krizi öteledi. Söz konusu kararın süresi 31 Aralık 2020’de doluyordu. Ancak yeni bir kararla 180 gün kuralı 30 Haziran 2021’e kadar uzatıldı. Kredi ödemelerindeki gecikmelere 30 Haziran’a kadar esneklik tanınarak gecikmeye giren krediler takip hesaplarına aktarılmadan önce 90 gün yerine 180 gün beklenilmeye devam edilecek.

******

“2 MİLYON ÇİFTÇİNİN TAPUSUNA İPOTEK KONDU”

A. Vehbi Bakırlıoğlu (CHP Manisa Milletvekili) –AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, çiftçinin cep telefonuna bakıyor fakat tapusundaki ipotekleri görmezden geliyor. Mazot, ilaç, gübre fiyatları artarken tarladaki ürün para etmiyor. Çiftçinin bankalara, tarım kredi kooperatiflerine borcu 120 milyar lirayı aşmış durumda. Her gün çiftçinin, üreticinin tarlasına, traktörüne haciz haberleri geliyor. 40 milyon dekar tarım alanı ipotek altında. Yaklaşık 2 milyon çiftçinin tapusuna borç nedeniyle ipotek konulmuş durumda. Bu rakamlar tarımın içinde bulunduğu çıkmazı gösteriyor. Bazı illerdeki ipotekli tarım alanları o ildeki toplam tarım alanlarının yüzde 20’sinin üzerinde. Aydın’da tarım alanlarının yüzde 27.69, Manisa’da yüzde 26.02, İzmir’de yüzde 24.28, Hatay’da yüzde 24.22, Kilis’te yüzde 23.62, Adana’da yüzde 23.14, Aksaray’da yüzde 23.14, Edirne’de yüzde 22.83, Konya’da yüzde 22.59, Tekirdağ’da yüzde 22.20’si ipotekli. Ülkenin tarımsal üretiminin büyük bir bölümünü bu iller karşılıyor. Çiftçilerin borçların yapılandırılması ve faizsiz ertelenmesi gerekir. Daha önce yaptığım bir çalışmada resmi rakamlara göre toplam tarım alanı 266 milyon 766 bin 913 dekar. İpotekli tarım alanı toplamı 39 milyon 474 bin 630 dekar. Tarım alanı parsel sayısı 36 milyon 905 bin 261. İpotekli tarım alanı parsel sayısı 2 milyon 979 bin 351. Tapusu üzerine ipotek konulan kişi sayısı 1 milyon 964 bin 665 kişi. Tapusu üzerine bankalar tarafından ipotek konulan kişi sayısı 1 milyon 392 bin 134 kişi.

*******

“TURPUN BÜYÜĞÜ HEYBEDE DURUYOR”

Mustafa Günenç (Emekli banka genel müdürü) –Bankaların gayrimenkul zengini olması yıllardır beklediğim bir durumdu. İki nedeni var. Birincisi; konut sektörüne, ekonomiyi yönetenler birinci derecede önem verdiler. İşi başka olan toptancı, zahirece, tekstilci, elinde az sermaye olan hepsi müteahhit oldu. Büyük bir konut arzı oldu. Talep arzı karşılamayınca da konut kredilerinin faizlerini düşürdüler, vadesini uzattılar, hesap kitap yapmasını bilmeyenler gitti satın aldı. Üç yıldan beri önce durgunluk sonra kriz ortamına giren piyasa işsizliği artırdı. Konut satın alan ücretliler ödeyemez oldular ve konutlar elden gitti.
Diğer taratan ekonomi yönetimimiz iki yıldır büyümeyi krediye dayandırdı. KGF fonlarını devreye soktular, yeterli yetersiz her firmaya krediler verdiler. Yani kanseri aspirinle tedavi ettiler. Verilen krediler geri dönmedi, yapılandırıldı. BDDK yaşanan sıkıntının çabucak ortaya çıkmasını önlemek için yüz yılların bankacılık kurallarını makyaj için değiştirdi. Donuk kredilerin takibe alınmasını önledi. Bu durum, büyüyen ve hesaplanamayan gizli riske sebep oldu. Bankaları daha büyük bir aktif sorunu bekliyor.
Açıklanan banka kârlarına bence şöyle bakmak lazım: Özellikle bankacılıkta ben kârı ikiye ayırırım.
Bir yapılan kâr ki bu madden tahsilatı yapılmış gelirlerden oluşur.

Bir de yazılan kar. Tehlike yazılan karda. Çünkü yapılandırma adı altında sorunun ötelenmesi ve bu yapılandırma sırasında bankaların garip faiz oranlarıyla yeni borç bakiyelere ulaşması ve bunu borçlulara imzalatması kredi borçlarını büyütmekte ve ödenemez hale getirmektedir. Bunun böyle sürmeyeceği, kararları alanlar ve uygulayanlar tarafından da bilinmektedir.

Kredide sorumluluk usulleri değişti. Eskisi gibi istihbarat, moralite, sübjektif değerlendirme ya ikinci plana atıldı ya da kaldırıldı. Kredi açma yetkileri, kullandırma yetkileri bankaların genel müdürlüklerine doğru gitti. Bu da takibe düşen veya batan kredide ‘kim sorumlu’ olduğu sorusuna cevap alamama durumunu ortaya çıkardı.

Esas önemli bir konu daha var. Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİLER) ile çiftçi kesimine bütün bankalar kredi vermek için adeta yarıştı. Bir tarafta profesyonel bankacı kredi veren, diğer tarafta büyük şirketler gibi profesyonelleri olmayan amatör müşteriler. Hem kredi faizleri hem de komisyonları daha fazla. Hem de bankaların bu kredilerde yazdıkları kar daha fazla. Şimdi karşılaştığımız konu aysbergin üstü. Yani turpun büyüğü heybede duruyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Tarım Kredi Kooperatifi ve bankalara olan borçları nedeniyle mağdur olan çiftçiler dördüncü defa Ankara’da eylem yaptı. Eylem için Türkiye’nin değişik illerinden Ankar...

Tarım Kredi Kooperatifi ve bankalara olan borçları nedeniyle mağdur olan çiftçiler dördüncü defa Ankara’da eylem yaptı. Eylem için Türkiye’nin değişik illerinden Ankar...

ABD Doları, 2020’de Covid-19 salgını ile birlikte, küresel piyasalarda düşme eğilimine girerek 2018 seviyelerine gerilerken, Türkiye’de tarihi zirveleri görmüştü. Bu s...

Gara operasyonunda PKK'nın farklı tarihlerde kaçırdığı asker ve polis 13 rehineyi öldürmesinin ardından Türkiye'de oluşan siyasi gerilim derinleşiyor. Pençe-Kartal-2 o...

“Gazeteciler aylarca tutuklu olarak hapislerde yatırılırken”, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından dosyası “Kasıtlı öldürmeye teşebbüsten” Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen...

Coronavirüsle mücadele kapsamında Kasım ayında kısıtlamaları genişleten Türkiye, Mart ayı itibariyle kademeli olarak ikinci normalleşme dönemine geçiyor. Yeni normalle...

Sayın Mahmut Tolon'un GÖZLEM’in İzmir sayfasında çıkan yazısında benden alıntı yapması üzerine Sayın Muzaffer Tunçağ konuya değindi...

Yazarlar
Website Security Test