Facebook ta paylaştweet le

“Kınamadık” derseniz, Amirallere destekten görevden alınırsınız!

22.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

104 emekli amiralin Montrö Boğazlar Sözleşmesi tartışmaları ve “cübbeli amiral” konusunda, 3 Nisan akşamı yaptığı açıklamanın ardından başlatılan soruşturma genişletiliyor ve tartışmalar da sürüyor. “Amiraller Duyurusunu kınamadık” Açıklaması yapan Emekli Subaylar Derneği Başkan ve yönetimi görevden alınırken, serbest bırakılan emekli amiraller de “kaçmasınlar” diye elektronik kelepçe takıldı.

Gözaltına alınan ve ifadeye çağrılan 14 emekli amiralin savcılık sorguları ve mahkeme sürecinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, bir gün sonra İstanbul, Muğla, Antalya ve Ankara’da 6 emekli amiral ve 1 emekli general daha Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne ifade vermeye gelmeleri konusunda tebligat yapıldı. Evlerinde arama yapılan bu kişilere ait dijital materyale de el konuldu.

İktidarın, açıklamayı “muhtıra” ve “darbe bildirisi” olarak nitelendirmesi, Danıştay ve Yargıtay gibi yargı kurumları ile diğer devlet kurumlarının da tartışmaya dahil olduğu süreçte gözaltına alınanlar, yıllarca ülkeye hizmet etmiş kişilerden oluşması dikkat çekiyor. Mahkeme tarafından bazı kısıtlamalar koyularak serbest bırakılan amirallerden bazılarına elektronik kelepçe takılması tepki çekiyor. Kaçma şüphesi olmayan emekli amirallerin, çağrıldığında ifadeye gidecek kişiler.

Emekli amiralden, “Mavi Vatan”ın isim babası olan Cem Gürdeniz, kendisiyle beraber gözaltına alındıktan sonra adli kontrolle serbest bırakılan amirallere elektronik kelepçe takılmasına sert bir dille tepki gösterdi. İnfaz memurları, cihazın takip siteminin bozuk olması nedeniyle elektronik kelepçeyi takamazken, Gürdeniz, “Bu kelepçe Türkiye’deki fikir hürriyetine, Mavi Vatan’a ve 83 milyona takıldı” dedi.

Cumhuriyet’ten Leyla Kılıç’ın haberine göre, yaşananların ancak Yunanistan’ı ve Türkiye düşmanlarını mutlu edeceğini söyleyen Gürdeniz, “Yaşanan süreç hukuksuz ve bir an önce sonlandırılmalı. Basit bir basın açıklamasından olayın bu seviyelere gelmesi Türkiye’nin önemli yanlışlarından biridir. Türkiye bu olayları yaşamamalıydı. Basit bir iletişim kazası bu boyutlara getirilmemeliydi. Bu olay acilen sönümlenmeli. Yapılan büyük bir haksızlık ve hukuksuzluk. Türkiye, bu hukuk hatasından acilen kurtulmalıdır. Türkiye’nin denizdeki rakipleri çok mutlu. Yayın organlarında da bunu üzülerek görüyoruz” diye konuştu.

Bacağına elektronik kelepçe takılan emekli amiral Atilla Kıyat, sosyal medya hesabından duruma tepki gösterdi. Kıyat, “12 yılı amiral olarak, 43 yıl üniformamı şerefle taşıdım. Kıbrıs gazisiyim. Bugün elektronik kelepçe takılan bacağımın utancı bana ait değil. 80 yaşıma kadar kelepçe takılamayan ve ölünceye kadar da hiçbir gücün kelepçe takamayacağı beynimin onuru ise bana ait” ifadelerini kullandı.

Montrö açıklamasında imzası bulunan 104 emekli amiralden birisi olan emekli tümamiral Cem Gürdeniz'e de elektronik kelepçe takılacağı öğrenildi. Eşi Rengin Gürdeniz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Yapılan bu haksızlıklar da içimi acıtıyor” ifadelerini kullandı.

 

TESUD yönetimini görevden uzaklaştırdı

İçişleri Bakanlığı, 104 emekli amiralin bildirisine destek açıklaması yapan Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerini görevden uzaklaştırdı. İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, TESUD yönetim kurulu yöneticilerinin son günlerdeki açıklamalarında ve basın- yayın organları aracılığıyla beyanlarında 104 emekli amiral tarafından yayımlanan bildiriye destek oldukları ve açıklamalarının emekli amirallerin bildirisi ile benzerlik taşıdığı belirtildi.

Emekli amirallerce yayımlanan bildiriye ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Türk Ceza Kanunu’nun 316/1 maddesi kapsamında başlatılan soruşturmanın, halen devam ettiği belirtilerek, şöyle denildi: “TESUD yöneticilerinin 104 emekli amiralin bildirisine destek açıklaması üzerine bakanlığımızca da 8 Nisan tarihinde Mülkiye Müfettişi ve Dernekler Denetçileri görevlendirilmiştir. Müfettiş ve denetçiler tarafından inceleme sonrası hazırlanan rapor; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri uyarınca ve genel hükümler gereğince yasal işlemlerin takdir ve ifası için başsavcılığa tevdi edilmiştir. Ayrıca Dernek Yönetim Kurulu Başkanı ve diğer Yönetim Kurulu Üyeleri, 5253 sayılı Dernekler Kanununun 27’nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince geçici bir tedbir olarak bakanlık makamının onayı ile görevden uzaklaştırılmıştır.”

 

 

Ne olmuştu

104 emekli amiraller TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un "Bir Cumhurbaşkanı Montrö'yü feshedebilir mi?" sorusuna "Teknik olarak evet" yanıtı vermesi ve Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı'nın sarık ve cüppe ile fotoğraflarının ortaya çıkması üzerine kamuoyunda başlayan tartışmalarla ilgili 4 Nisan'da bir bildiri yayımlamıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 104 emekli amiral hakkında 4 Nisan'da "devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma" suçlamasıyla soruşturma başlatmıştı.

 

******

“YILLARCA ÜLKELERİNE ZOR ŞARTLARDA HİZMET ETTİLER”

Soner Aydın (Emekli Albay) – Emekli amirallerin açıklamalarının ardından yaşanan gelişmeler dikkat çekmeye devam etmektedir. Bilindiği gibi açıklama 3/4 Nisan gecesi basına yansımış, hemen aynı gece “darbe bildirisi”, “darbe çağrıştıran bildiri” denilerek tepkiler ortaya konmuş, konu yargıya intikal ettirilmiş ve ifadeleri bile alınmadan bazı haklarının kısıtlanması ile ilgili idari yaptırımlar uygulamaya konmuştu.

Bu süreçte Cumhur İttifakı ve bu ittifaka yakın duran kesimler toplumda darbe algısı yaratmaya çalışırken, Millet İttifakı “iktidarın gündemine takılmamak” gerekçesiyle konudan uzak durmaya çalıştı. Son zamanlarda bu açıklamanın “darbe ima etmesinden ziyade milli çıkarlarımıza zarar verdiği” iddiasında bulunan akademisyenler de ortaya çıkmaya başladı. “Bazı amirallerin diğerlerine kumpas kurduğu” iddialarını dile getirenler oldu. Kısaca bu açıklamaya hala bir isim bulunamadı.

Bu süreçte; Milli Savunma Bakanı TESUD ve TEMAD yöneticileriyle bir görüşme yaptığını, bu iki derneğin “bildiriyi kınadıklarını” açıklamış, hemen ardından TESUD “kınama yapmadıklarını” duyurmuştu. 6 Nisan günü TESUD’a idari ve mali denetim yapmak üzere müfettişler gönderildiği, ardından TESUD Genel Başkanı ile birlikte altı emekli amiralin daha evlerinde aramalar yapıldığı ve 22 Nisan günü ifadeye çağırıldıkları basında yer aldı.

Bunlar olurken; sekiz gün gözaltında tutulduktan sonra mahkemeye çıkarılan 14 amiral adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, ayaklarına elektronik kelepçeler takıldı, gözaltı süresinde nezarethanede teröristlerle birlikte tutuldular. Bu insanlar yıllarca ülkelerine zor şartlarda hizmet ettiler. Çağırınca ifadeye gelecek kişilere elektronik kelepçe takılması haksızlıktır.

Son olarak; İçişleri Bakanlığı, TESUD Yönetim Kurulu’nu “müfettiş denetimi sonucunda, emekli amiraller tarafından yayımlanan bildiriye destek olduklarının ve açıklamalarının emekli amirallerin bildirisi ile benzerlik taşıdığının anlaşıldığı” gerekçesiyle görevden uzaklaştırdı.

Bu arada Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki tarikat yapılanmasına dikkat çekmek için; 2020 yılında bir kışladaki camide, bir albayın arkasında yeşil takkelerle cemaatten ayrı ibadet etmek isteyen bir tarikata mensup askerler olduğu, komutanın önlem almak yerine bu grubun başındaki albayı disiplinsizlikle suçladığı ve azarlamakla yetindiği iddiası haber yapıldı. Ama hala emekli amirallerin açıklamada ifade ettikleri konular, özellikle laiklik karşıtı görüntüler ve anayasanın değiştirilemez maddelerinin önemi gerektiği ölçüde tartışılmadı.

Bence ülkemizdeki karşılıklı algı fırtınasında sürüklenmek yerine bazı soruların cevaplarının aranması daha yararlı olacaktır. Varsayalım ki; Emekli Amirallerin açıklaması darbe çağrıştıran bir bildiridir. Bu ülkemizdeki tarikatların başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere devletimizin kilit noktalarına yerleşmediği, her türlü idari ve yargısal karar mekanizmalarına etki edecek kadar güçlenmediği, laiklik karşıtı yapılanmaların olmadığı anlamına mı gelmektedir? Bu bağlamda; anayasamızın değiştirilemez maddelerinin değiştirilmek istenmesi söz konusu mudur, değil midir? Yargının önüne geçerek uygulamaya konan idari yaptırımlar bu soruların cevaplarını arayanlar için bir tehdit, bir gözdağı anlamına gelmez mi? Bu uygulamalar hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmakta mıdır?

 

Bölgemizde ülkelerin ayakta kalması ve varlıklarını sürdürebilmesi için; yasama, yürütme, yargı ve ekonomisiyle güçlü, demokratik bir devlet yapısına ve güçlü bir orduya sahip olmaları gereklidir. Bunun için de sarsılmaz bağlarla birbirine bağlı, temel ilkelerine sadık, birlik ve bütünlük içinde hareket eden demokratik bir topluma ihtiyaç vardır. Herkes kendi siyasi ideolojisine göre bir sistem kurmaya çalışırsa, siyasi çıkarı için tarikatlardan medet umarsa, tarikatların önü açılırken buna karşı çıkan kitlesel hareketler baskı altına alınırsa, bir siyasi yapı devletin gücünü siyasi bekası için kullanırsa, toplum temel değerlerinden ve ilkelerinden uzaklaşarak bunlara fırsat verirse geriye kalan; birlik-bütünlük içinde bir vatan ve millet değil, birbiriyle kavgalı parçalanmış topluluklar olacaktır. İşte o zaman bütün milli çıkarlar zarar görecektir. Yakın tarihte, yakın çevremizde yaşananlardan ders alınmasında fayda vardır. Ben bu işlerin içinde ülkemizi ve milletimizi Irak ve Suriye’ye, Afganistan ve Libya’ya benzetmeye çalışan güçlerin de olduğu, bunların olayları provoke ettiği, tarikat ve cemaatleri azami ölçüde kullandığı ve birtakım çıkar odaklarının bundan yararlanmaya çalıştığı kanaati ve endişesi içindeyim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Yoksulluk sınırını 10 bin liraya yükselirken”, gelir dağılımında “varlıklılar ile dar ve sabit gelirli milyonların arasındaki uçurum” büyüyor ve “Orta sınıfı” olumsuz...

GÖZLEM, bu soruların cevabını aradı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

Türkiye’de coronavirüse karşı alınan tedbirler tartışma konusu olmaya devam ediyor. Daha sıkı önlem gerekirken gelen 1 Mart ve 13 Nisan ‘normalleşmeleri’ salgında en k...

“Türkiye uzun yıllardır yaptığı yanlışların sonucunu yaşıyor” diyen Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Kasalı’ya göre,...

Muhalefet, Erdoğan’ı ağır şekilde eleştirirken, AKP sözcüsü “Soykırım” sözünü CHP’nin söylettiğini” iddia etti.

Yazarlar