Facebook ta paylaştweet le

“Askerin emeklisi veya emekli olmayanı olmaz; asker askerdir”de…

22.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Kongreler yapmak, İslam Devletler Birliği’ni kurmak, İstanbul’u başkent yapmak, Arapça’yı resmi dil ilan etmek” siyaset yapmak değil mi?

Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyeliğinden istifa eden emekli tuğgeneral Adnan Tanrıverdi’nin yönetim kurulu başkanı olduğu Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği’nin (ASSAM) Aralık ayında yapılan kongresinde ayrı bir anayasası, yönetim şekli, askeri gücü, yargısı, başkenti, bayrağı, dili olan “İslam Devletler Birliği” kurulması önerilmişti. İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, kamuya ait savunma sanayi kuruluşları tarafından da desteklenen kongreyi soru önergesi ile Meclis gündemine taşımış, gazetelerde haber ve manşet olmuştu.

ASSAM tarafından organize edilen ve Diyanet İşleri Başkanı’nın da katılıp konuşma yaptığı “3. Uluslararası ASSAM İslam Birliği Kongresi” 19-20 Aralık’ta gerçekleştirilmişti. Açılış konuşmasını yapan SADAT Kurucusu emekli tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, kongrenin THY, MKEK, ASELSAN, TAİ, HAVELSAN, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bahçelievler, Beyoğlu, Esenler, Sancaktepe ve Sultangazi belediyelerinin de aralarında bulunduğu kuruluşların desteği ile yapıldığını söylemişti.

Tanrıverdi’nin, toplanış amacını, “İslam ülkelerinin ortak bir irade altında toplanması için gerekli müesseseler ve bu müesseselerin olması gereken mevzuatını tespit ederek karar vericilere bir model sunmak” olarak açıkladığı kongrede, Asya ve Afrika kıtaları “ASRİKA” olarak tanımlanmıştı.

 Tanrıverdi konuşmasında 1. ve 2. kongrelerde alınan kararlara dikkat çekmiş, “2017'de gerçekleştirilen birinci kongre sonucunda yayınlanan deklarasyonda, ‘Müslüman milletlerin refahı, kurdukları devletlerin güvenlik ve bekası, dünyada barışın tesisi ve idamesi, adaletin hakimiyeti ve İslam dünyasının süper güç olarak tarih sahnesine yeniden çıkabilmesi için Asya - Afrika ‘ASRİKA’ coğrafyasını mihver kabul eden İslam ülkelerinin bir irade altında toplanmasının gerektiği ve bunun için de İslam ülkelerinin kabinelerinde İslam birliği bakanlıklarının ihdas edilmesinin ve acilen daimi faaliyet gösterecek İslam Ülkeleri Temsilciler Meclisi’nin kurulmasının gerekliliği savunuldu” demişti.

 

'İslam Ülkeleri Anayasası'

Kongrede, “bu meclisin başlangıçta İslam ülkeleri arasındaki meselelere ve İslam ülkelerinin iç çatışmalarına çözüm” getirerek “İslam Ülkeleri Kriz Yönetim Organı” gibi çalışması gerektiği, hedefinin ise “İslam ülkelerini bir irade altında toplayacak müesseseleri oluşturmak olacağı” kaydedildi. Tanrıverdi’nin konuşmasına göre yine birinci kongre sonucunda model olabilecek kapsamlı bir “ASSAM İslam Birliği Anayasası” da hazırlandı. Bu anayasa “İslam Ülkeleri Konfederasyonu Anayasası” olarak da tanımlandı. Bu anayasaya göre devletin adı “ASRİKA (Asya-Afrika) İslam Devletler Birliği.” Yine bu anayasaya göre bu birlik “konfederal Cumhuriyet” olarak tanımlandı.

İslam Devletler Birliği’nde “kuvvetler ayrılığı sistemi uygulanacağı ve başkanlık sistemi ile yönetileceği” belirtildi. Bu devletin başkenti İstanbul, resmi dili Arapça olarak ifade ediliyor. Bayrak ise, “şekli kanunla belirlenen kırmızı-yeşil zemin üzerine beyaz ay ve milli devlet sayısı kadar yıldızlı bayrak” olarak ifade ediliyor. Tanrıverdi, ASSAM’ın hazırladığı model anayasa ile İslam birliğinin tamamlanabilmesi için bir yol haritası çizdiğini ve 4 safhada İslam ülkelerinin bir irade altında birleşebileceklerine dikkat çekti.

Buna göre, 3. sahfada “Bölgesel İslam Ülkeleri Konfederasyonlarının” tamamlanması, ardından bunların merkezi yönetimleri güçlendirilerek federasyonlara dönüştürülmesi ve her federasyonun “İslam Ülkeleri Konfederasyonuna” bağlanması öngörülüyor.

 

'Ortak İslam Birliği kurulmalı'

4. ve son safhada, “merkezi müşterek iradenin İslam Ülkeleri Konfederasyonu Parlamentosu’nda, bölgesel oluşumların müşterek iradelerinin de ‘Bölgesel İslam Ülkeleri Federasyon Parlamentoları’nda temsil edilmesi” öneriliyor. Parlamentolara bağlı icra organlarının oluşturulması, bunların kontrolünde “adalet divanları” ve bu divanların kararlarının uygulanmasını sağlayacak “Ani Müdahale Kuvvetleri” kurulması öngörülüyor. “Asayiş ve iç güvenlik” için teşkilatlanma yapılması isteniyor. Ceza mahkemelerinden oluşan yargı sistemi kurulacağı dile getiriliyor. Yine Tanrıverdi’nin konuşmasına göre 2018 yılında gerçekleştirilen ikinci kongrede de, İslam ülkeleri arasında “gümrük birliği, ortak pazar, para birliği, ticaret bölgeler” kurulması öneriliyor. Aralık ayında yapılan 3. kongreden bahsedilirken de sure ve ayetlere yer verilerek aynen şöyle deniliyor:

“En’am Suresi - 60. Ayet Meali. Onlara (gizli, açık düşmanlara) karşı gücünün yettiği kadar (bütün imkânları kullanarak siyasi, askeri ve iktisadi her türlü) kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar, (üretilip devamlı bakımı yapılan uçaklar, füzeler ve tanklar) hazırlayın. Ki bunlarla Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı ve Allah’ın bildiği sizin bilmediğiniz diğer (gizli şer ve nifak odaklarını) korkutasınız (ve caydırıcılık gücüne sahip olasınız. Bu konuda cimrilik ve tedbirsizlik yapmayasınız). Allah yolunda (cihad uğrunda ve milli savunma amacıyla) her ne harcarsanız, (nasıl bir katkı sunarsanız, o ahirette) size tam olarak ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.”

Tanrıverdi konuşmasında, İslam ülkelerinin savunma gücüne de yer verdi. Buna göre, İslam dünyası, dünyada tank (28 bin 760), zırhlı araç (84 bin 63), top (26 bin 184) ve savaş gemisi sayısında (2 bin 577) birinci sırada yer alıyor. Savaş uçağı (10 bin 986) ve helikopter sayısında (3 bin 937) da ABD’den sonra ikinci sırada bulunuyor. Konuşmada İslam dünyasının “süper güç” konumuna ulaşabileceğine dikkat çekiliyor. Harp silah, araç ve gereçler ile yedek parça ve her cins mühimmat için kadro ve stok seviyelerinin belirlenerek, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için dağıtım sistemi kurulması öneriliyor.

 

**********

SADAT NEDİR?

Türkiye’de uluslararası savunma alanında danışmanlık ve askeri eğitim veren ilk ve tek şirket olduğu belirtilen ve eski TSK mensuplarının görev aldığı Sadat, askeri ve “iç güvenlik” yani “terörle mücadele” alanında danışmanlık ve eğitim hizmeti veriyor. Askeri ve güvenlik alanında pek çok eğitimi veren şirketin, kursları arasında “Gayri Nizamı Harp” ve “Keskin Nişancılık” gibi başlıklar da dikkat çekiyor. “Kara Harekatı”, “Keskin Nişancılık”, “Koruma”, “Tahrip”, “Gayri Nizami Harp”, “İleri Tek Er Muharebe”, “Topçu ve Havan İleri Gözetleyicilik”, “Tank / Zırhlı Araç Avcılığı” gibi kurs eğitim paketleri bulunuyor. SADAT yurt dışında da hizmet ve eğitim veriyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Yoksulluk sınırını 10 bin liraya yükselirken”, gelir dağılımında “varlıklılar ile dar ve sabit gelirli milyonların arasındaki uçurum” büyüyor ve “Orta sınıfı” olumsuz...

GÖZLEM, bu soruların cevabını aradı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

Türkiye’de coronavirüse karşı alınan tedbirler tartışma konusu olmaya devam ediyor. Daha sıkı önlem gerekirken gelen 1 Mart ve 13 Nisan ‘normalleşmeleri’ salgında en k...

“Türkiye uzun yıllardır yaptığı yanlışların sonucunu yaşıyor” diyen Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Kasalı’ya göre,...

Muhalefet, Erdoğan’ı ağır şekilde eleştirirken, AKP sözcüsü “Soykırım” sözünü CHP’nin söylettiğini” iddia etti.

Yazarlar