Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

'Sadece çevre ve doğa için değil, Türkiye için yenilenebilir enerji!'

6.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Çevreci Enerji Derneği Kurucusu ve Genel Başkanı Tolga Şallı GÖZLEM’e konuştu.

Şallı, “Henüz potansiyelinin çok altında yenilenebilir enerji üreten Türkiye’de, 2050’ye kadar yapılacak yatırımlarla 376 bin kişiye sıfırdan istihdam sağlanabilecek” diyor ve “Çevre Mahkemeleri” istiyor.

RÖPORTAJ: ÖZLEM YILMAZ

Çevreci Enerji Derneği Kurucusu ve Genel Başkanı Tolga Şallı ile doğa ve çevre üzerine konuşuyoruz. Bembeyaz renklerle huzur veren çalışma odasına göz gezdiriyorum. İnsanın gönlünü rahatlatıyor. Dahası, Tolga Bey’in ses tonu da.

Onu ve derneğini çalışmalarından ve sempozyumlarından tanıyorum. “Dünyayı ve tabii ülkemizi daha yaşanabilir hâle getirmeyi hedefleyen” bir sivil toplum kuruluşunun kurucusu ve başkanı olmak, doğrusu ya, bir insan için en büyük ve kutsal görevlerden, hizmetlerden biri değil mi?...

Onunla konuşurken, düşünüyorum; peki, “çevreyi ve doğayı korumak için” bizlere görev düşmüyor mu; hem insan, hem de gazeteci olarak?

“Çevreci Enerji’nin ne ifade ettiğini” okuyucularımıza “eksiksiz” olarak aktarabilmem için aklıma gelen ilk soruyu soruyorum;

“Yenilenebilir enerji kaynakları ile çevremizi ve doğamızı nasıl güzelleştirebiliriz?..”

Ve de Başkan Şallı, “Türkiye’nin 2050 yılına kadar bu konudaki geleceğini” anlatıyor, öncelikle:

“Yenilenebilir rüzgar ve güneş enerjisi santralleri yatırımlarına ağırlık veren Türkiye, bu alanda üretim yapan uluslararası dev firmaların üretim merkezi haline geliyor. Türkiye’nin 2050 yılında yenilenebilir enerji üretiminin yüzde 69’unu çatı panelleri ile normal ve yoğunlaştırılmış enerji santrallerinden, yüzde 15’ini rüzgar, yüzde 15’ini dalga ve hidroelektrik ve yüzde 1’i de jeotermalden sağlayacak. Bu yatırımlar ise toplamda 376 bin kişiye yeni iş imkanı yaratılacak.”

Başkan hemen sonra, “dışa bağımlılığın hüküm sürdüğü” bugünü özetliyor; “Son 10 yılın ortalamasına göre elektrik üretmek için her yıl 46 milyar dolarlık doğalgaz ve kömür satın alan Türkiye, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve yenilenebilir kaynaklara yönelmek için çalışıyor. Rüzgar enerjisinde 7 bin MW, güneş enerjisinden ise 4 bin MW elektrik üretiyor. Ancak ülkenin rüzgar enerjisi potansiyeli 131 bin MW, güneş enerjisi potansiyeli ise 48 bin MW.”

Dünya ve Türkiye…
Türkiye’nin sadece güneş enerjisi potansiyelinin, ülkenin tükettiği elektriğin neredeyse 2 katı kadar olduğuna dikkat çeken Şallı, bu kadar güçlü yenilenebilir enerji potansiyeline sahip olan Türkiye’nin dünyanın da ilgisini çektiğini vurguluyor ve diyor ki:

“Yenilenebilir enerji konusunda üretim yapan uluslararası dev firmalar yatırım için Türkiye’ye gelirken, yönelirken, birçok yerli üretici de özellikle Ar-Ge yatırımlarıyla bu pazarda yer almaya çalışıyor. Güneş enerjisinde yine birçok uluslararası firma Türkiye’de yatırım yapmaya başladı.”

Başkan’a “İzmir ve Ege’deki durumu” soruyorum. Aldığım cevap beni mutlu ediyor, İzmir ve bölgem adına:

“İzmir’in yenilenebilir enerji yatırımlarında ülkenin kalbi durumuna geldi. Ticari ve lojistik hinterlandının geniş olması, yenilenebilir enerji kaynaklarına çokça sahip olması İzmir’i cazibe merkezi haline getirdi. Son dönemde birçok yerli yabancı firma organize sanayi bölgelerinde yatırım kararı aldı ve bu doğrultuda yatırım proseslerini oluşturdu. Bunlardan biri dünyanın en büyük rüzgar kanat üreticilerinden LM Wind Power. LM Wind Power Bergama’da 40 milyon euroluk yatırıma başladı. Birçok kanat ve türbin üreticisi zaten uzun zamandan beri ülkemizde faaliyet gösteriyor. Bunlardan biri olan Almanya merkezli Enercon firmasının yatırımı Aero Rüzgar Endüstrisi AŞ. Bu büyük firma, Ege Serbest Bölgesi’nde 11 bin 160 metrekare alanda üretim yapıyor. Rüzgar enerji santralleriyle ilgili operasyon ve bakım süreçlerini yöneten Romanya merkezli Monsson şirketinin de İzmir’de yatırımı bulunuyor. Amerika’da kurulan kanat üreticisi TPI Kompozitise İzmir’in Torbalı ilçesinde faaliyet gösteriyor.”

Şallı’nın altını çizdiği bir başka gerçek daha var; “Yenilenebilir enerji yatırımlarının kamu yararı taşıdığı gerçeğini, istihdam yaratmadaki etkinliği ile de görebiliyoruz. Başta söylediğimiz gibi yenilenebilir enerji ile enerji bağımsızlığı sağlanıp bölgemizde daha huzurlu ve refah yaşama ortamı oluşabilecek.”

“Çevre mahkemeleri kurulmalı”

Başkan, ülkemizde bir büyük eksikliğin olduğunu ve bunun ortadan kaldırılması gerektiğini” belirterek “Türkiye’de de dünyanın gelişmiş ülkelerindeki gibi çevre mahkemeleri kurulmalıdır” diyor ve sebebini anlatıyor: “Ülkemizde çevreci enerji alanında, özellikle de rüzgar enerjisi alanında yapılan iptal başvurularının, başta rüzgar enerjisi sektörü olmak üzere tüm yenilenebilir enerji sektörünü etkiliyor. Olur olmaz açılan iptal davaları, Türkiye’yi Paris İklim Zirvesi’nde konulan hedefin gerisinde bıraktı ve rüzgar enerjisi sektörüne de milyonlarca dolarlık zarar verdi. Sektör yetkilileri ve akademik çevreler, çevreci ve temiz enerjinin vazgeçilmezliğinin başta dünyanın önde gelen çevre örgütleri tarafından da sürekli vurgulandığına dikkat çekerek, bu alandaki yatırımların gecikmesinin, başta İstanbul ve İzmir olmak üzere ülkenin pek çok yerinde hava kirliliğinin artışına da neden olduğunu vurguluyorlar. Bunu önleyecek olan Çevre Mahkemeleridir.”

“Tüketici mahkemeleri, fikri sınai mahkemeler, icra mahkemeleri gibi, yenilenebilir enerji sektöründe de çevre mahkemeleri kurulmasını beklediklerini” belirten Şallı, “Rüzgar Enerjisi olmak üzere tüm yenilenebilir enerji sektörünün Türkiye için hayati önemi var. Ne var ki böylesine hayati bir sektör, üzülerek söylemeliyim ki manipüle bazı grup ve kişiler tarafından milyonlarca dolarlık zararlara uğratılıyor. Hiçbir mesnet ve dayanağı olmadan adeta birer tiyatroyu andıran bu durum da adaleti geciktiriyor ve ülkemiz için de milyonlarca dolarlık zarara sebep oluyor” diyor ve “örnekler veriyor:

“Başta İsveç, Danimarka, Avustralya, Çin ve Yeni Zelanda olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde çevre mahkemeleri, tüketici mahkemeleri, fikri ve sınai mahkemeler, icra aile mahkemeleri gibi ihtisas mahkemeleri olarak çalışıyor. Türkiye’de de bu uygulama kesinlikle yerleşmelidir."

Röportajımızın sonuna gelmiştik, çaylarımız da bitmişti. Şallı'ya “Başka bir mesajınız olacak mı” diye sorduğumda “Daha çok çalışarak, konulan hedeflere mutlaka ulaşacağız, insanlar daha mutlu olacak. Çünkü biz Ülke Sevdalısıyız” dedi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Abay, konuk olduğu Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısında Türk şirketlerinin mevcut ekonomik darboğazdan çıkış sürecini iyi yönet...

Gözlem, “Atatürk Düşmanlığının yaygınlaştırılmaya çalışıldığı” bir dönemde Ali Erbaş’ın, Mısıroğlu’nu ziyaretinin arka planını araştırdı ve uzmanlara sordu, işte cevap...

TÜSİAD, “Kalkınmayı esas alan bir perspektifle serbest piyasa ilkelerinden taviz vermeden, ekonomimizi yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor. Bunun yolu en başta şeffaf,...

GÖZLEM öğrencileri bile isyan ettiren olayları ve “Milli Eğitimin yarınını” uzmanlara ordu, işte cevapları…

2015’de yapılan kapsamlı anlaşmadan çekilen ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımları, üçüncü ülke ve şirketleri de kapsayacak şekilde uygulamaya kondu. Ham petrolünün ...

Gözlem’e konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, hizmette devamlılığa vurgu yaparak “Biz bilim ne diyorsa onu yaptık. Gelecek başkan da bu anlayışı de...

TÜFE’nin alt kalemlerinden ev eşyası grubunda yüzde 38, ulaştırmada yüzde 32; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,5 ve konutta yüzde 25,72 artış gerçekleşti. Yılbaşı...

Yazarlar
Website Security Test