Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Cumhurbaşkanlığı olmadı, sıra CHP Genel Başkanlığı’nda mı?

6.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ana Muhalefet, ülkenin çok kritik bir döneminde, “bölünme işaretleri” veriyor; GÖZLEM durumu uzmanlara sordu, işte görüşleri…

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’inde 24 Haziran seçimleri sonrası yaşanan hareketlilik sürüyor. Seçimlerde CHP’nin yüzde 22,64, cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin yüzde 30,70 oranında oy alması partide “genel başkan değişikliği” tartışmasını da beraberinde getirdi. Seçimin hemen ardından başlayan “değişim tartışmaları” Kurultay seslerine dönüştü. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun ‘gündemimizde yok' dediği olağanüstü kurultay için delegeler imza kampanyası başlattı. Çeşitli kentlerden İnce'ye destek açıklamaları da gelmeye başladı.

Seçimin hemen ardından genel kurul çağrısı yaparak Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu istifaya çağıran Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmişti. “Benim ağzımdan genel kurul lafını duymayacaksınız” diyen Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu ile baş başa yediği “eşli” yemek sonrasında, gazetecilere “olağanüstü kurultay ve onursal başkanlık teklif ettiğini” açıkladı.

İnce’nin, “Kılıçdaroğlu’na olağanüstü kurultayı toplayarak kendisini yarışsız şekilde genel başkanlığa aday göstermesini teklif ettiğini” açıklarken, “Kılıçdaroğlu’nun olumsuz yanıt vermesi” ihtimaline karşı da, “Ben imza toplamayacağım, örgüt kendisi çözer” demişti.

CHP lideri Kılıçdaroğlu'ndan ise kısa süre içinde bir cevap geldi ve "Özel bir yemekti, bağlamından koparılması siyasi nezaketsizlik" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının ardından CHP Merkez Yürütme Kurulu Perşembe günü toplandı ve “Gündemimizde kurultay yok” açıklaması yapıldı.

Bu açıklamaya rağmen, bazı illerde delegeler imza toplamaya başladı ve İnce, Perşembe günü “37 il bana destek veriyor” dedi.

Seçimli olağanüstü kurultay için delege sayısının salt çoğunluğu gerekiyor. Yüzde 10 imza ile de kurultay toplanıyor. Ancak yüzde 10 imza ile toplanan kurultayda seçim yapılamıyor. Buna göre seçimli olağanüstü kurultay için 627 imzanın bulunması gerekiyor. CHP tüzüğüne göre kurultayı genel başkan toplayabilir veya Parti Meclisi de salt çoğunlukla kurultay kararı alabiliyor.

 

 

 

Kocaoğlu’ndan Kurultay Çağrısı

Kılıçdaroğlu – İnce tartışması karşılıklı açıklamalarla sürerken, CHP’nin kalesi İzmir’in  Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, kurultay çağrısı yaptı. Kocaoğlu, "24 Haziran seçimleri, Cumhuriyet Halk Partisi'nde acil bir değişimi zorunlu hale getirmiştir. Kamuoyu ve parti tabanının talebi de bu doğrultudadır. Söz konusu değişimin Sayın Genel Başkanımızın öncülüğünde gerçekleşmesi, partimize büyük güç katacaktır. Bu düşüncelerimi kamuoyuyla saygıyla paylaşırım" dedi.

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, partide yaşanan tartışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na destek vererek, şu açıklamayı yaptı;

"Seçim çalışmaları, genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adayımız Sayın Muharrem İnce ve CHP örgütleri tarafından fedakarca yürütülmüştür. Bu demokrasi yarışının üzerinden daha 10 gün geçmeden, tabiri caizse terimiz soğumadan, bu durumu başarısızlık olarak göstermek ve genel başkanımızı tartışmaya açmak, kamuoyu önünde partimizi tartışmaya açmak demektir.  Her sorumluluk sahibi partilinin yapması gereken parti içi iktidar mücadelesini bir kenara bırakıp saray rejimi karşısında muhalefet bloğunu bir arada tutan partimizi kamuoyunda tartıştırmadan yerel seçimlere taşıyacak bir olgunluk içinde davranmaktır. Bu anlamda İl başkanı olarak, bu tartışmaların kamuoyu önünde daha fazla sürdürülmemesi, tüm örgütlerimizin sağduyulu ve itidalli olmaları, birlik ve beraberliğimizi bozmadan seçim sonuçlarının bir an önce il ve ilçe örgütlerimiz ve genel merkez düzeyinde analiz edilerek mücadelemize devam edilmesi konusunda tüm örgütlerimize, üyelerimize ve yöneticilerimize çağrıda bulunuyorum."

 

 

 

MYK’dan “kurultay yok” kararı çıktı

Perşembe günkü CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklamalarda bulunan CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, “Genel merkezimizin gündeminde olağanüstü kurultay yoktur. Görüşüldü, değerlendirildi. Sayın Genel Başkanımızın gündeminde olağanüstü kurultay çağrısı yoktur. MYK'nın gündeminde de yoktur.” dedi. 

Seçim sonuçlarının değerlendirilebileceğine işaret eden Bülent Tezcan, bu noktada kurultayı gerektirecek bir tablonun olmadığını kaydederek, şunları söyledi: “Bir sandığın sonucunu farklı, diğerini farklı yorumlamak doğru bir yöntem değildir. Ortak çabanın ürünüdür. Genel başkanımız, cumhurbaşkanı adayımız ortak hedefe doğru yönelmiştir. Seçim sonuçları daha sağlıklı bir süreçte değerlendirilecektir. Kurultay tartışmaları bunun önündeki en önemli engellerden biridir. Partinin bir iç iktidar yarışı içerisinde olmasının gelecek planlaması ve hedeflemesi açısından faydalı olmadığını düşünüyoruz. Kurultay, zamanında yapılacaktır. Gündemimizde kurultay yoktur.

Özel bir yemekte, eşlerle yapılan yemekte konuşulanların ana bağlamından koparılarak servis edilmesi, şık bir tutum değildir. Nezaketsiz bir durumdur. Genel Başkan çok büyük bir demokratik olgunlukla siyasetin gündemini belirlemiştir. Demokrasinin önünde kurulan büyük tuzağı 15 milletvekilini göndererek bozan Sayın Genel Başkanımızdır. Bu mu yanlıştır? Millet İttifakı'nı kurmak mı yanlıştır? Sayın Genel Başkanımız İnce'yi aday yapmıştır. Yanlış bir cumhurbaşkanı adayı mı göstermiştir? Sayın genel başkanın genel başkanlıktan başka bir ihsana ihtiyacı yoktur. Örgütün tabanı ve kamuoyunun vicdanı böyle bir ihsanı büyük bir gönül rahatlılıkla vermektedir. Türkiye'de yerel seçimlerde de partiyi başarıya götürecek anlayışın böyle bir anlayış olduğunu düşünüyoruz.

MYK, tam mutabakatla genel başkanımızın arkasındadır. İmza meselesi tüzükte düzenlenmiş bir haktır. Kimse hakkını neden kullandı diye serzenişte bulunmaz. Genle merkez ve başkanın gündeminde böyle bir çağrısı yoktur, delegelerin büyük ağırlığının da bu kanaatte olduğunu biliyoruz.”

 

Berberoğlu ve Erdem'in tutukluluk hali

Tezcan CHP’nin gündeminde olan konularla ilgili olarak da şu açıklamaları yaptı:

“Anayasayı askıya alan KHK'lar ve bundan sonrasına ilişkin de muhtemelen Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile hukuk düzenini ortadan kaldırma sürecine giriliyor. Yeni dönemde beklediklerimiz var. Şu ana kadar gerçekleşmemiş olması, ciddi biçimde toplumsal huzursuzluğu tetikleyecek nitelikte. İstanbul Milletvekilimiz Enis Berberoğlu. Haksız yere tutuklandı. Yeniden vekil seçildi. Millet yargının oyununu bozdu, bir kere daha parlamentoya gönderdi. Anayasanın hükmü açık. Yeniden dokunulmazlığı başlar diyor. Enis Berberoğlu'nun Yargıtay’da bekleyen dosyası şu anda dokunulmazlık kapsamındadır. Mahkemelerin derhal tahliye kararı vermesi gerekir.  Siyasi operasyonların bir diğer ayağı Eren Erdem'e yönelik devam ediyor. Geçen hafta açıklamayı yaptım, Eren Erdem hukuka aykırı bir şekilde, siyasi bir operasyonla tutuklanmıştır. Bu bir başka rehin alma operasyonudur. Ancak hiçbirimiz bu operasyonlara teslim olmadık, olmama konusunda da kararlıyız. Hakimler, mahkemeler, savcılar kendilerini siyasi iktidarın silahşoru görmesinler. Hukukun koruyucularıdır.”

 

 

“MUHALEFET BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE OLMALIDIR”

Ali Naili Erdem (Eski Milli Eğitim Bakanı) – Türkiye’de öncelikle muhalefetin birlik ve beraberlik içinde, tüm CHP’nin sıkılmış bir yumruk gibi bir arada olması gerekir. Muharrem İnce ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun adeta makam kavgasına düşmesi hem Türkiye için bir talihsizlik, hem rejimimiz için bir şanssızlık, hem de bizler için sükût-u hayale uğrama halidir. Muharrem İnce’nin, Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı yaptığı hareket çok büyük bir ayıptır. Dün söylediğinin bugün aksini yapmak siyasi ahlakla bağdaşmaz. İktidara karşı tek vücut olmak gerekirken birbirinin kuyusunu kazmak affedilemez. CHP iktidar olmanın yollarını mı arıyor, yoksa içlerinde kavgaya devam ederek hep muhalefet kalmayı mı hedefliyor? Bu hareket CHP’yi büyütmez aksine küçültür. Kendi aralarında halletmeleri gereken konuyu kavgaya çevirmek CHP’nin aleyhinedir ve siyasi ahlaka indirilmiş bir darbedir.

CHP içindeki bu kaynama hali yeni bölünmelere sebep olacaktır ama bu yeni bölünmeler geçmişte Bülent Ecevit ve Deniz Baykal arasında yaşanan Ecevit’in ayrı bir parti kurması gibi mi sonuçlanır, onu zamanla göreceğiz. Muharrem İnce de şu anda Bülent Ecevit’in bulunduğu noktadadır. İnce, “Ben CHP’den daha çok oy aldım, oyları ben topladım” gibi “ben” egosuyla hareket edip yeni bir parti kurabilir. İnce ve Kılıçdaroğlu bundan böyle “Aynı partide ahenkle yaşayamaz” diye düşünüyorum. CHP’nin kendi içindeki kavgadan yararlanacak olan siyasi figür AKP ve başındaki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olacaktır. Eğer Türkiye’yi seviyorlarsa, CHP’ye inanan insanları seviyorlarsa kendi içlerindeki kavgayı bitirmeleri gerekir. Eğer aksi olur ve yerel seçimlere sen ben kavgası içine girerlerse Türkiye’ye kötülük ederler. İnanlara da, demokrasiye de kötülük ederler.

 

 

“CHP İÇİNDE YAŞANANLAR YEREL SEÇİMLERİ ETKİLEMEZ”

Namık Kemal Zeybek (Eski Kültür Bakanı) – İnce, sonuçlara baktığımız zaman CHP’den yüksek oy almıştır. İnsanlar oyun detayına değil sonucuna bakarlar. Netice itibariyle bir çekişme olacağı anlaşılıyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun hiçbir şekilde genel başkanlığı bırakmayı düşünmediği gözüküyor. Bazı insanlar siyasetle kişilik kazanıyorlar; bakanlıktan, genel başkanlıktan, milletvekilliğinden ayrıldıktan sonra birdenbire kendilerini yok olmuş hissediyorlar ya da yok olmaktan korkuyorlar. Ülkemizde genel başkanlığı bırakmak bu nedenle hayli zor bir durum.

Acaba CHP kendi içinden bir başkasını çıkaramaz mı? İnce “Genel başkan olayım” diye çıkıyor ama bu onun partide en layık, en donanımlı, en yetenekli kişi olduğunu göstermiyor. Sadece ortaya çıkan kişi olduğunu gösteriyor. İkisi karşı karşıya kalacaklarsa eğer ikisinin de üstün olduğu tarafları var. Teşkilat büyük ölçüde Kılıçdaroğlu’nun teşkilatı, destekçileri de onun listeye koyduğu kişiler. Ama bu görüşü hemen çürüten bir başka olay onun listeye koyduğu hatta hemşerisi olan Elazığ Milletvekili, Kılıçdaroğlu’na karşı bayrak kaldırdı. Demek ki o kadar güvenilir bir listesi yok Kemal Bey’in. İnce’nin üstünlüğü ise kamuoyundaki durumu. Yani mitinglerdeki başarısı, laf yetiştirmekte Erdoğan’ın önüne geçebilmesi ona büyük bir parlama yaşattı. Mitinglerine de baktığımızda 5 milyonlardan bahsediliyor, bunlar büyük sayılar.

CHP’nin içinde yaşanan bu durum “yerel seçimlerdeki oy oranlarını etkilemez” diye düşünüyorum. CHP’nin kendine kalıplaşmış olan yüzde 22 gibi bir oyu var ancak bunun dışında HDP’ye emanet olarak verdiği oylar da var. Yerel seçimler de ise HDP vefa duygusuyla kazanamayacağını düşündüğü yerlerde oylarını CHP’ye verebilir. İstanbul, Ankara, İzmir gibi yerlerde oylarını CHP’ye verdiklerinde büyükşehirlerin kazanılmasını sağlayabilirler.”

 

 

“CHP, İÇ SORUNLARINI, ORTAK AKILLA VE UZLAŞMAYLA ÇÖZMELİDİR”

Mehmet Şakir ÖRS (Gazeteci Yazar) –Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) durumu, ülkenin siyasal gündeminden hiç düşmüyor. Bu durumun, siyasal mücadele açısından elbette olumlu ve olumsuz yanları var. Ancak, özlü olarak yazarsak, yaşananlar, CHP’nin siyasal yaşamımız için önemini ortaya koyuyor.

Ülkemizin ve cumhuriyetin kurucu partisi CHP, halkımız için her daim bir pusuladır. Öyle de olması gerekir. Bunun ne derece başarılıp başarılamadığı, ya da hayata geçirilip geçilemediği ayrı bir tartışma konusudur. Ancak bu tartışmalar, CHP’nin, ülkemiz ve halkımız için taşıdığı anlamı ve değeri gölgeleyemez.

CHP’nin içyapısının seçim sonralarında dalgalanması, artık neredeyse bir gelenek haline geldi. İşte yine öyle oldu. 24 Haziran seçiminin sonuçlarından da, en çok ana muhalefet CHP etkilendi.

Oysa içinde bulunduğumuz zorlu siyasal koşullar; parti içi dayanışmanın, kardeşliğin ve yoldaşlığın öne çıkarılması gerektiği bir ortam oluşturuyor. CHP yöneticileri ve üyeleri, bu temel gerçeği hiçbir zaman unutmamalıdırlar. 

Elbette seçim süreci en ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli, eleştiri ve özeleştiri yöntemleri çalıştırılmalıdır. Bunlar sol ve sosyal demokrat partilerin adeta olmazsa olmaz temel ilkeleridir. Ancak bunu parti içi bir çatışmaya ve ayrışmaya dönüştürmek yanlıştır.

Eğer ihtiyaç varsa ve yapılacaksa, parti içi değişim ve dönüşümler de, yumuşak bir geçişle sağlanmalıdır. Bütün bunlara karar verecek olan, partinin kendi örgütsel iç dinamikleridir.

Yaklaşık 9 ay sonra yaşamsal derecede önemli bir başka önemli seçimin, yerel seçimlerin olacağı gerçeği unutulmamalıdır. Partinin enerjisi, üretkenliği ve yaratıcılığı bu hedefe yöneltilmelidir. Yerel seçimlerin öne alınmasının tartışıldığı, muhalefet için yeni tuzaklar hazırlandığı bir siyasal ortamda, ana muhalefet CHP çok dikkatli ve özenli olmalıdır. Parti ile ilgili olarak kamuoyunda gündeme gelen güven sorununu, bir güven erozyonuna dönüştürecek algılar oluşturmaktan kaçınmalıdır.

Sözün özü, CHP, kendi iç sorunlarını, çekişmeyle, çatışmayla değil; ortak akılla ve uzlaşmayla çözmelidir. Partinin örgütsel dinamikleri, enerjisi, üretkenliği bir potada eritilip ortaklaştırılmalı ve yeni bir sinerjiye dönüştürülmelidir. Kamuoyu ve seçmen, ana muhalefet partisinden bu sorumluluğu haklı olarak beklemektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Abay, konuk olduğu Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısında Türk şirketlerinin mevcut ekonomik darboğazdan çıkış sürecini iyi yönet...

Gözlem, “Atatürk Düşmanlığının yaygınlaştırılmaya çalışıldığı” bir dönemde Ali Erbaş’ın, Mısıroğlu’nu ziyaretinin arka planını araştırdı ve uzmanlara sordu, işte cevap...

TÜSİAD, “Kalkınmayı esas alan bir perspektifle serbest piyasa ilkelerinden taviz vermeden, ekonomimizi yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor. Bunun yolu en başta şeffaf,...

GÖZLEM öğrencileri bile isyan ettiren olayları ve “Milli Eğitimin yarınını” uzmanlara ordu, işte cevapları…

2015’de yapılan kapsamlı anlaşmadan çekilen ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımları, üçüncü ülke ve şirketleri de kapsayacak şekilde uygulamaya kondu. Ham petrolünün ...

Gözlem’e konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, hizmette devamlılığa vurgu yaparak “Biz bilim ne diyorsa onu yaptık. Gelecek başkan da bu anlayışı de...

TÜFE’nin alt kalemlerinden ev eşyası grubunda yüzde 38, ulaştırmada yüzde 32; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,5 ve konutta yüzde 25,72 artış gerçekleşti. Yılbaşı...

Yazarlar
Website Security Test