Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Turizmde serbest bölge tehlikesi

14.10.2015
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz yıla göre Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısında yaşanan yüzde 2,25’lik azalış ‘turizmde yükselişe nasıl geçilir’ sorularını sıklıkla gündeme getiriyor. Gelir düzeyi yüksek turistleri ülkemize çekebilmek için sunulan önerilerden biri de gözde turizm merkezlerinin ‘Turizm Serbest Bölgelerine’ dönüştürülmesi fikri oldu



Dünyada çok yaygın olmayan turizmde serbest bölge uygulamasının etkilerine değinen Yaşar Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan İçöz, sağlık ya da tıp turizmi gibi yalnızca özel alanlarda serbest bölge oluşturulmasının daha olumlu etkiler yaratacağını söyledi. Prof. Dr. İçöz, “Turizm Serbest Bölgeleri projesi göründüğü kadarı ile sadece ölçülebilir kazançlar konusundaki hedefleri gözetmektedir. Oysaki kumarhanelerin kurulması gibi toplumda yaratacağı negatif etkiler de değerlendirilmelidir” dedi. 

DIŞARIYA AÇIK, İÇERİ KAPALI

Turizm Serbest Bölgesi fikrinin, değişik türdeki serbest bölge oluşumları arasında en çok ‘Serbest Üretim Bölgesi’ anlayışına uyduğunu ve dünyada Türkmenistan’daki Avaza Serbest Turizm Bölgesi dışında başarıya ulaşmış bir örneğinin bulunmadığını belirten Prof. Dr. Orhan İçöz, “Turizm Serbest Bölgeleri dünyada yaygın bir uygulama değildir. Bu konuda en belirgin örnek Avaza Serbest Turizm Bölgesidir. Belli bir turizm türü için serbest bölge örneği de 2012 yılında Dubai’de kurulmuş olan Sağlık Turizmi Serbest Bölgesidir. Bu iki örnek dışında başarılı ya da ön plana çıkmış bir Turizm Serbest Bölgesine rastlanmamıştır” bilgisini verdi.  

      

VERGİ KAYIPLARI YAŞANIR 

Turizm Serbest Bölgesi projesinin ardında yatan temel nedenin gelir düzeyi yüksek turistleri ülkeye ya da en azından bir bölgeye çekerek turizm gelirlerini artırmak olsa da devletin turizmden elde ettiği gelir vergisi ve dolaylı vergilerde önemli kayıpların yaşanabileceğine dikkat çeken İçöz, “Turizmde serbest bölge düşüncesi turizmin sınırlandırılması yani lokalize edilmesi gibi bir soruna yol açabilir. Oysaki turizm doğası gereği sürekli yer değiştirmeyi gerektiren bir faaliyettir. Aynı nedenle turistlerin yöre halkı ile teması olmayacak ve bir anlamda turistler tecrit edilecektir. Bu da turizmin sosyo-kültürel etkileşim fonksiyonunu yok edecektir. Turistlerin lokalize olmaları diğer bölgelerdeki turizmle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili işletmeler ve esnaf için potansiyel satış ve gelir kaybına neden olacaktır. Bu durum turizmde ekonomik gücün birkaç büyük firma eline geçmesine ve bir anlamda tekelleşmeye neden olacaktır. Ayrıca devletin turizmden elde ettiği gelir vergisi ve dolaylı vergilerde önemli kayıplar yaşanabilecektir. Yabancı firmaların kar transfer kolaylıkları nedeni ile de devlet gelirlerinde kayıplar yaşanacaktır.” diye konuştu. 

KENDİ ÜLKENİZDE PASAPORTLA GİRECEKSİNİZ

Turizmde Serbest Bölge projesinin ya da düşüncesinin toplumda yaratacağı negatif etkileri de iyi değerlendirmek gerektiğini söyleyen Prof. Dr. İçöz, “Öncelikle vatandaşların kendi ülkelerindeki bir bölgeye pasaportla girmeleri negatif etki yaratacaktır. Turizm Serbest Bölgeleri göründüğü kadarı ile sadece ölçülebilir kazançlar konusundaki hedefleri gözetmektedir. Oysaki toplumda yaratacağı negatif etkiler de iyi değerlendirilmelidir. Bu konuda Dubai örneğinde görüldüğü üzere Sağlık Turizmi ya da Tıp Turizmi gibi çok özel alanlarda Serbest Bölgeler oluşturularak, Türkiye’nin bu alanlardaki potansiyelini değerlendirmek daha doğru olabilir. Bu özel alanların bile tartışmaya açılması ve en uygun kararın verilmesi doğru olacaktır. Bu bölgeler iyi yönetilmediğinde insan ve mal kaçakçılığı konusunda sıkıntılar ortaya çıkabilecektir. Turizmde Serbest Bölge yapılanmalarında en önemli tehlike kumarhanelerin durumudur. Bu işletmelere izin verildiği takdirde daha önce yaşanan olumsuz deneyimler tekrarlanabilecektir” dedi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

17. Yüzyıldan Bugüne, Küllerinden Doğan 30 Yıllık Bir Serüven…

Türkiye'nin ilk sanal turizm fuarı 25-27 Şubat 2021 tarihleri arasında İzmir'de gerçekleştirilecek.

Ünlü şef Maksut Aşkar, “Anadolu mutfağı kültürü anneden çocuğuna geçerek, günümüze kadar taşındı” dedi.

Koronavirüs (Kovid-19) pandemisi nedeniyle turizme yönelik borç erteleme kararı geldi.

Turizm Bakanlığı’nın 2021 yılı bütçesinin görüşmelerinde Bakanlığın çalışmaları hakkında bilgi vererek milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Turizm Bakanı Mehmet Er...

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıklanan ve Emniyet Genel Müdürlüğü'den alınan geçici verilere göre, ekim ayında Türkiye'yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yı...

Ülkemizde tüm sektörlerde olduğu gibi turizm sektöründe de olumsuz etkileri hissedilen Covid19 pandemisi nedeniyle sezonun uzadığını ve insanların kenti terk etmediğin...

Yazarlar
Website Security Test