Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kent markalaşmasının ışığı İzmir'den yükseliyor

28.10.2015
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir'in kent kimliğinin oluşturulmasına katkı sağlamak için şehre gelen yabancı turistler üzerinde yapılan bir tez araştırması, tanıtımda ve eğitimde ne kadar geride olduğumuzu ortaya koydu. Elde edilen sonuçlar üzerine, Yaşar Üniversitesi ve Celsus Ajans işbirliği yaparak "Yaşayan Şehirler" adında bir projeye imza atma kararı aldı



575 kişiyle yapılan ve 27 sorunun sorulduğu anketteki sonuçlar kentin tanıtımda ve markalaşmada geride olduğunu gösterdi. Yabancı misafirlerin yüzde 45’i, ‘‘Tarihi ve Kültürel Miras’’ için İzmir'i tercih ettiklerini söylerken ankete katılanların neredeyse tamamı, İzmir’in ön plana çıkan özelliklerini bilmediklerini, şehri neredeyse hiç tanımadıklarını anlattı. Kentten ayrılanlara "İzmir'in simgesi nedir" sorusu sorulduğunda yüzde 59.62'si fikirleri olmadığını belirtti. Ankete katılanların yüzde 26.63'ü İzmir'in markalaşmasında Efes'in kullanılmasının yararlı olabileceğini vurgularken yüzde 62.74'ü kent merkezini ziyaret etmediğini, yüzde 67.49'u ise şehrin yeteri kadar tanıtılmadığını açıkladı. Anket sonuçlarına göre, kentin en büyük eksikliğinin ise halka açık tuvaletler ve temizlik olduğu ortaya çıktı. Tez çalışmasının en önemli sonuçlarından biri de kent markalaşması için kent yönetimlerinden bağımsız, uzmanlaşmış bir yapının bulunmaması olarak açıklandı.

KANAAT ÖNDERLERİ İZMİR’İN YETERİ KADAR TANINMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR

Aynı tez kapsamında, aralarında milletvekilleri, kamu kurumlarının yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, rektörler, akademisyenler, siyasetçiler, turizmciler ve gazetecilerin yer aldığı 41 kişiyle de görüşüldü.  Kent yönetici ve kanaat önderleri, “İzmir’in markalaşma sürecinde başarılı olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna, yüzde 92,68’lik oranında İzmir’i markalaşma sürecinde başarısız buldu.

          

    Soldan: Celsus Ajans Başkanı olan Alper Akın- Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Cemali Dinçer- YÜSEM Müdürü Doç. Dr. Sabah Balta

SADECE SAAT KULESİ YETERLİ DEĞİL

Araştırmada, “İzmir denilince aklınıza gelen ilk sözcük nedir” sorusuna verilen yanıtlar ise 14,29 ile İzmir’in enerjisi, yüzde 12,5 ile Kordon kelimeleri ön plana çıktı. “İzmir’in şu anki simgesi nedir” sorusuna ise yüzde 84,62’lik oranla Saat Kulesi yanıtı çıktı. Bu simgenin İzmir’i tüm dünyada temsil edebilecek kuvvette bir simge olup olmadığı yönündeki soruya verilen yanıt ise düşündürücüydü. 41 kişinin yüzde 88,89’u “Hayır” yanıtını verdi. “İzmir’in yeteri kadar tanındığını düşünüyor musunuz” sorusuna ise tümü “Hayır” yanıtını verdi. Katılımcıların fikir birliğiyle ortaya çıkan irade ise kentin yeterince tanınmadığı yönünde oldu, “İzmir’in dünya çapında bir marka olabilmesi için rakip kentlerden ayrılmak adına hangi turizm çalışmasına ağırlık verilmelidir’’ sorusuna ise yüzde 74,36’lık oranla katılımcılar “İnanç ve Tarih” yanıtını vererek kentin lokomotif turizm faaliyetinin inanç ve tarih olması gerektiğini belirtti. İzmir’in en güçlü üç özelliği “İnsanları”, “Tarihi zenginlikleri” ve “İklim koşulları” olarak belirtilirken, en zayıf ilk üç özelliği olarak da “Kişiler ve kurumlar arası rekabet ile fikir ayrılığı”, “Dış tanıtım ve pazarlama eksiği” ve “Dayanışma eksikliği” oldu. 

    

 MARKA KENT İZMİR İÇİN YOLA ÇIKTILAR

Araştırma sonuçlarının bu alandaki eksikliği gün yüzüne çıkardığını belirten tez çalışmasını hazırlayan ve aynı zamanda Celsus Ajans Başkanı olan Alper Akın, “Yaşayan Şehirler Projesi, kentsel kalkınma hedefli, şehirlerimizin ve değerlerinin etkili pazarlanması ve markalanması, kent kaynaklarının doğru oluşturulmasını kapsıyor. Proje, kesintisiz yönetilmesi ve kentler için katma değerler yaratılması amacıyla, eğitim, geliştirme, buluşturma ve sürdürülebilirlik adımlarından oluşuyor” dedi.

Akın, “Kentlerimizi pazarlama, turizm, arkeoloji, mimari, ekonomi, hukuk, ticaret, mühendislik gibi birçok disiplin açısından irdeleyen projenin ilk adımını, Kentsel Pazarlama ve Markalama Eğitimleri Sertifika Programları aşaması oluşturuyor. Yaşar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından verilecek eğitim programını, yılda 1 defa düzenlenecek olan sempozyum takip edecek. Böylece, konu üzerine çalışan akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler buluşacak. Ayrıca, ortak çalışma zeminleri oluşturarak, disiplinler arası bağlantıyı güçlendirmeyi, farklı disiplinleri kapsayacak Dünya Yaşayan Şehirler Sempozyumu adıyla geliştirme aşaması takip edecek” diye konuştu.

İzmir'den tüm Türkiye'ye yayılacak “Yaşayan Şehirler Projesi”nin ana destekçisi olmaktan mutluluk duyduklarını belirten Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Cemali Dinçer, “Programın temel amacı, günümüzde tüm dünyada sıkça başvurulan kentlerin ve kente ait değerlerin pazarlanması için hazırlanan eğitim programını ülkemize yaymak. Böylece, kentlerin kalkınmasını ve gelişmesini hedefleyen kişi ve kurumların hizmetine çok değerli öğretim kadromuzu sunuyor olacağız" dedi. 

Ortaya konan tez çalışması ile İzmir'in eksiklerinin büyük ölçüde görüldüğünü belirten YÜSEM Müdürü Doç. Dr. Sabah Balta ise “İzmir'de yakacağımız ışık, tüm Türkiye'yi saracak. Eğitim programlarımıza katılanlar, temel pazarlama ve marka bilgi ve kavramlarıyla donatılacak. Kentsel pazarlama ve markalama kavram ve sürecinin doğru anlaşılması, sürecin etkili bir biçimde oluşturulması ve stratejik olarak yönetilmesine yönelik anlayış ve beceriler vereceğimiz eğitimlerle kazandırılacak. Bu eğitimlerden sonra ülkemizde yetişmiş uzman sayısı artacak. Bu uzmanların istihdam edilmesiyle de kentlerin maddi olanaklarının, enerjilerinin, birlikte hareket edebilme irade ve yetilerinin önü açılacak. Ticari duygular ile süreci yönetmeye talip olan yetersiz uygulayıcılar tarafından, yanlış araştırma, yönlendirme ve uygulamalar ile zaman ve para harcanmasına engel olunacak” şeklinde konuştu. 

Projenin üçüncü adımında, tüm ilgililerin, akademisyenlerin, uygulayıcıların, sektör temsilcilerinin ve dünyada marka kentler ligine yükselmiş kentlerden temsilcilerinin buluşacağı, alanında lider konuşmacıların yer alacağı, uluslararası nitelikte bir forum düzenlenecek. Projenin dördüncü ve son adımında ise “Umut ve Bilim Işığı Ödülleri” adıyla, başarılı akademisyenler, öğrenciler, işadamları, yönetim örgütleri, bireyler ve sektör temsilcilerini ödüllendirilecek.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkiye'nin ilk sanal turizm fuarı 25-27 Şubat 2021 tarihleri arasında İzmir'de gerçekleştirilecek.

Ünlü şef Maksut Aşkar, “Anadolu mutfağı kültürü anneden çocuğuna geçerek, günümüze kadar taşındı” dedi.

Koronavirüs (Kovid-19) pandemisi nedeniyle turizme yönelik borç erteleme kararı geldi.

Turizm Bakanlığı’nın 2021 yılı bütçesinin görüşmelerinde Bakanlığın çalışmaları hakkında bilgi vererek milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Turizm Bakanı Mehmet Er...

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıklanan ve Emniyet Genel Müdürlüğü'den alınan geçici verilere göre, ekim ayında Türkiye'yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yı...

Ülkemizde tüm sektörlerde olduğu gibi turizm sektöründe de olumsuz etkileri hissedilen Covid19 pandemisi nedeniyle sezonun uzadığını ve insanların kenti terk etmediğin...

Alaçatı Turizm Derneği, daha yeşil bir Alaçatı için kolları sıvadı. Bu doğrultuda ilk olarak görüntüsü ve kokusuyla dikkat çeken 20 Arap Yasemini Alaçatı Köyiçi’ne dik...

Yazarlar
Website Security Test