Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye'de ''Kadın'' demek, ''Mücadele etmek'' demek

29.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir Ticaret Odası'nın (İZTO) Kadın Meclis Üyeleri, Kadın Komite Üyeleri ve Başkanlarına ''Kadınların iş hayatında daha fazla yer alması ve bulundukları alanların genişletilmesi için neler yapılmalı?'' sorusunu sorduk.

Türkiye’de başarılı milyonlarca kadın var, iş hayatında kendilerine sağlam yerler edinmiş, adlarını kendileri kazanmış… Kadın girişimcilerin hikayeleri, görüşleri ve bu konudaki mücadeleci tavırları duyurulmalı, kadınlara cesaret ve inanç verilmeli! İş yaşamlarındaki başarıyla ilham kaynağı olan İzmir Ticaret Odası'nın (İZTO) Kadın Meclis Üyeleri, Kadın Komite Üyeleri ve Başkanlarına “Kadınların iş hayatında daha fazla yer alması ve bulundukları alanların genişletilmesi için neler yapılmalı?" sorusunu sorduk. Girişimci kadınlar ise ortak bir mesajda buluştu: “Kadınlar, kendileri ile ilgili farkındalığı ne kadar çabuk yakalayabilirse o kadar çabuk ve hızlı yol alınabilir.”

Biz sorduk…
1. İş kadınının, dünyadaki, Türkiye’deki ve İzmir’deki durumları hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
2. Türkiye’de kadın girişimcilerin önünü açmak için neler yapılmalı? Kadınlara bu alanda verilen teşvikler yeterli midir? Genç girişimcilere önerileriniz var mı?
3. İş yaşamınızda kadınlardan mı, erkeklerden mi daha fazla destek görüyorsunuz? Sahibi veya başında olduğunuz kuruluşta kadın ve erkek çalışanlarınızın başarı oranlarını nasıl buluyorsunuz?
4. Kadınlara meclislerde, komisyonlarda ve yönetimlerde kontenjan verilmeli mi? Kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık hakkında ne düşünüyorsunuz?

İZTO cevapladı
1. Kadınların iş hayatında bulunma oranlarına bakıldığında istenilen düzeyde olmadığı aktarıldı. Türkiye’deki diğer illere göre İzmir’deki kadınların daha şanslı olduğu yönünde görüşler iletildi.
2. Kadınların iş hayatında önünü açmak için daha fazla proje yapılmasının önemine değinen kadın girişimciler, teşviklerin arttırılmasının bu konuda fayda sağlayacağını söyledi. Genç girişimcilerin ise çalışmak istedikleri işle ilgili gerekli tüm donanımı sağlamasının getireceği avantajlar anlatıldı.
3. Kadın girişimciler hem kadınlardan hem de erkeklerden eşit oranda destek aldıklarını ifade etti. Erkek ve kadın çalışanların başarı oranlarından ziyade, işini severek yapan herkesin başarılı olduğu belirtildi.
4. Kadınlara meclislerde, komisyonlarda ve yönetimlerde kontenjan verilmesi gerektiği ifade edildi. Kadın ve erkek eşitliği sağlanana kadar pozitif ayrımcılığın gerekli olduğu dile getirildi.

Saniye Fıçı (İZTO Meclis Üyesi)

İş kadınının girişimciliği konusunda gelişmiş ülkelerle Türkiye arasında hepimizin bildiği gibi oldukça fark var. Bu fark, İzmir’de de çok açık. İşte tam bu noktada dönüp dolaşıp konu kaliteli eğitime ve bakış açısının tümden değişmesine geliyor. Evet, kadın girişimcilerin çalışma alanlarını genişletmek, bu konudaki teşvikler, hibe destek programlarını geliştirmek bir hükümet politikası olmalıdır. Mevcut teşvikler yeterli değil, iş dünyasının içerisinde bulunduğu tüm sivil toplum kuruluşları ve hükümet seferberlik ilan edip 2020 yılını kadın girişimci yılı ilan etmelidir diye düşünüyorum. Benim başında bulunduğum iş yerinde yoğun olarak kadınlar ile çalışıyorum. Genele baktığımızda erkeklerin açık ara önde olduğu aşikar. İş dünyasında yeteri kadar kadın olmadığından tabi ki erkekler daha fazla destek oluyor.İş sahipleri kurmuş olduğu şirketleri maalesef genç nesillere bırakmıyor. Halbuki çok kalifiye ve akıllı bir genç nesil hiç de hak etmediği bir işte sadece hayatını idame ettirmek için çalışıyor. Genç nesile fırsat verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de toplumsal cinsiyete dayalı zihniyet kalıpları değişmedikçe, daha fazla kadın temsiliyetinden söz etmek zor… Yasal değişikliklere rağmen zihinlerde toplumsal eşitlik anlayışı değişmediği için hala kadına yüklenen toplumsal bakış değiştirilemedi. Bu nedenle bir anlayış, bir zihniyet değişikliğinin yolu iyi bir eğitimden geçmektedir. Dolayısıyla kontenjan insani açıdan da haksızlık olur. Asıl önemli olan toplumsal cinsiyet eşitliğidir. Pozitif ayrımcılık kelimesi kullanılırken bile yanlış kullanılıyor. Dolayısıyla kadın için kullanılmamalı diye düşünüyorum.

Filiz Avcı Belet (İZTO Meclis Üyesi)

İzmir’in kadın çalışan sayısı bakımından diğer şehirlere göre daha avantajlı olduğunu söylemek mümkün. Ancak kadınların iş hayatına katılımları yeterli değil. Kadınlara yönelik verilen teşviklerin hem İzmir’de hem de Türkiye’de yeterli olduğunu düşünüyorum. Hükümet, odalar ve sivil toplum kuruluşları bu konuyla ilgili çaba gösteriyor. Ben kadın ya da erkek olarak cinsiyet ayrımı yapmadığım için iş yaşamımda herkesten destek görüyorum. Birine destek olmanın kadını erkeği yok. İnsanın iyisi ve kötüsü vardır. Kadın ve erkeğin işteki başarısında önemli olanın bireyin çalışkan olması, işini sahiplenerek ve severek yapması olduğunu düşünüyorum. Kadınlara kontenjan verilmeli. Çünkü, toplumsal eşitliğin sağlanabilmesi için belli bir süre bir gereklilik olarak görüyorum.

Semra Temel (İZTO Yazılım Grubu Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı)

Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların iş hayatında daha aktif rol aldıklarını düşünüyorum. Bu durum günden güne artmaktadır. İzmirli olarak iş kadınlarının Türkiye’deki diğer illere göre eşitlik ve iş fırsatları açısından daha şanslı olduklarını görüyoruz. Türkiye’de kadınlara verilen teşviklerin arttırılması için projeler oluşturulmalı. Kadın girişimcilerin önünün açılması konusunda daha fazla duyuru yapılarak kadınlarımıza bilgi verilmesi gerekmektedir. Genç girişimciler de çalışma hayatına girebilmek için daha sabırlı ve daha istekli olmalı, kendilerini sürekli geliştirmelidir. İş hayatımda, hem kadınlardan hem de erkeklerden eşit oranda destek görüyorum. Sahibi olduğum firmada erkek çalışan sayısı daha fazla… Bunun sebebi ise teknik destek ve hizmet vermemizden kaynaklanıyor. Kadınlara meclislerde, komisyonlarda ve yönetim kontenjanlarında daha fazla yer verilmesini arzu ediyorum. 79. Bilişim Teknolojileri Grubu’nda bulunmaktan mutluluk duyuyorum ve ilk defa böyle bir platformda yer aldığım için onur, gurur duymaktayım. Toplumun gelişmesi, sağlıklı nesillerin yetişmesi açısından her alanda kadınlara pozitif ayrımcılık sağlanmalı ve kadınlar her alanda desteklenmelidir.

Aslı Öztürk (İZTO Plastik Grubu Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı)

Genel olarak iş kadını olarak ayrımcılığa uğruyoruz. Kadınlara “bu işi yapamaz” şeklinde ön yargı ile bakılıyor. Çalışan kadın sayısı diğer illere göre İzmir’de daha fazla olabilir. Ancak erkeklerin yoğun olarak çalıştığı sanayi sektöründe olduğum için Türkiye’nin diğer illeri açısından çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Kadınlara girişimcilik alanında verilen teşvikleri yeterli bulmuyorum. Pozitif ayrımcılığa karşıyım ama kadınlara iş hayatındaki bakış açısı ve yaşadığı dezavantajlar düşünüldüğünde, teşviklerle birlikte kadınlara daha fazla destek olunması gerektiği kanaatindeyim. Kimya mühendisiyim. Kimya Mühendisleri Odası’nın düzenlediği uluslararası bir çalışma var. Yeni mezun ve öğrenci olan genç kimya mühendislerine destek vermek amacıyla onları iş insanları ile bir araya getirerek, yol açmayı düşünüyoruz. Bu konuda genç girişimcileri ve öğrencileri desteklemeye çalışacağız. Çalıştığımız firmalarda çeşitli kademlerde yer alan kadınlar var. Kadınlardan biraz daha fazla destek gördüğümüzü söyleyebilirim. Kadın çalışan sayımız daha fazla. Çalışan başarısına kadın veya erkek olarak bakmıyorum. Çalışanlarımın işi sahiplenmeleri benim için çok daha önemli. Pozitif ayrımcılık konusunda çalışanlarımı ben nasıl kadın ya da erkek olarak değerlendirmiyorsam, bakış açısı da bu olmalı diye düşünüyorum. Maalesef iş hayatında olan, yöneticilik yapan kadın sayımız çok az. Bu nedenle pozitif ayrımcılığı bir gereklilik olarak görüyorum. Kadınlara meclislerde, komisyonlarda ve yönetimlerde kontenjan verilmeli.

Duygu Tuncer (İZTO Balıkçılık ve Av Malzemeleri Grubu Meslek Komitesi Başkanı)

Kadınların Türkiye’de dünya ile eşdeğer düzeyde hızlıca iş dünyasında yer aldığını, kadınların ülkedeki konumunun hızlı bir şekilde değiştiğini düşünüyorum. Eskiden anne ve eş olarak daha ön planda olan kadının, iş hayatında da çok büyük başarılara imza attığını görüyoruz. Teşvikler genel olarak kadın ortaklı ya da sahibi kadın olan işletmelere veriliyor. Bu anlamda da olumlu gelişmeler olduğunu düşünüyorum. Kadınların bu noktada ağırlıklı olarak ‘kadınlara özgü’ olduğu düşünülen işlere yatırım yaptıklarını gözlemliyoruz. Bu durumu çok olumlu bulmuyorum. Toplum tarafından kadın için yapılan birtakım konumlandırmalardan sıyrılmak gerektiğini düşünüyorum. Genç girişimcilerin de daha farklı iş alanlarına yönelmelerini tavsiye edebilirim. Genç girişimciler hangi işi yapıyor olursa olsun okumalı, yenilikleri takip etmeli ve inovasyona mutlaka önem vermeli. İş yaşamımda hem kadınlardan hem de erkeklerden eşit oranda destek görüyorum. İşte başarılı olmak için kadın ya da erkek olmaktan çok, kişinin işini severek yapması önem taşıyor. Bu nedenle kadın ya da erkek daha başarılı diye derecelendirmiyorum. Kadınlara meclislerde, komisyonlarda ve yönetimlerde kesinlikle yer verilmeli. Ancak öte yandan mesela sivil toplum kuruluşlarında sadece kadınlardan oluşan bir komisyon olmasını da eleştiriyorum. Kadınlara ana yönetimlerde ya da alt komisyonlarda yer verilmeli, kontenjan açılmalı. Ancak yapının içerisinde sadece kadınlardan oluşan komitelerin, komisyonlarının oluşturulması pozitif ayrımcılık değil, “ayrıştırma” oluyor. Tamamen kadınlara özel yapıların oluşturulmasını doğru bulmuyorum.

İlknur Peder (İZTO Sağlık Grubu Meslek Komitesi Başkanı)

Türkiye’de kadının iş yaşamına katılımının düşük olduğunu biliyoruz. Özellikle yönetim kademelerinde daha da az… Biz bu noktada Cam Tavan Sendromu’ndan bahsediyoruz. Kadın çalıştığı herhangi bir işletmede çok iyi performans sergilediğinde ve yükselmeye uygun özellikler göstermeye başladığında görünmez bir şeffaf tavana çarpar. Kadınlar sadece cinsiyetlerinden dolayı maalesef hak ettiği yükselmeyi elde edemeyebiliyor. Biz Buna Cam Tavan Sendromu diyoruz ve maalesef dünyada hala geçerli. Türkiye’de ise bu durum çok daha fazla yaşanıyor. Türkiye’nin diğer kentlerine bakıldığında İzmir’in kendine has bir kültürel dokusu var. İzmir’de yaşayan kadınlar daha özgür, bireysel ve ekonomik bağımsızlığın öneminin farkında. Bu durumun da çalışma hayatına olumlu yansıdığını düşünüyorum. Kadın girişimcilere yönelik teşvikleri yeterli bulmuyorum. Bunun aslında karşılıklı olduğunu düşünüyorum. Siz bir şeyi ne kadar talep ederseniz o kadar arz ortaya çıkacaktır. Kadınlar kendilerini geliştirmek ve ekonomik hayata katkı sağlamak için ne kadar çabalarsa, bu teşviklerin ve desteklerin de aynı oranda artacağını düşünüyorum. Çünkü toplum ve idareciler arasında bir denge söz konusu… Gerek siyasi gerek ekonomik alanda kadınların katılımının düşük olduğu bir ülkede pozitif ayrımcılığın gerektiğini düşünüyorum. Keşke buna gerek kalmasa, o seviyeye gelsek ve bizde bu kotaları ve pozitif ayrımcılığı istemek zorunda kalmasak. Ancak şu aşamada pozitif ayrımcılığı ortadan kaldırdığınızda ortaya daha olumsuz bir tablo çıkacaktır diye düşünüyorum. Kadınların iş hayatıyla ilgili yaşadığı sorunlar ortada… Hele bir de engelli kadın söz konusu olduğunda engelli bir kadının kendi işyerini açabilmesi hatta istihdama katkı sağlayabilmesi uzaya gitmek kadar uzak kavramlar gibi… Türkiye’de çok sayıda engelli birey var ve bunların yarısına yakını kadın. Kadınların bırakın kendi işyerini açmasını, istihdamını bile sağlayamıyoruz. Dolayısıyla topluma ve kendine katkı sağlayabilecek düzeye gelerek işveren olmasını hiçbir şekilde aklımıza getiremiyoruz. Bu anlamda da ne kadar eksik olduğumuz üzerine düşünmeliyiz…

Zeynep Şebnem Korkut (Sigorta Grubu Meslek Komitesi Üyesi)

İş kadının dünyada da Türkiye’de de durumuna baktığınızda aslında her alanda işi zor. Türkiye’nin diğer illerine baktığınızda hem yönetim kurullarında hem de yönetim kadrolarında İzmir daha avantajlı. Eğitim seviyesi daha yüksek. Ayrıca, aile şirketleri ikinci veya üçüncü kuşaklarında kadınlara da yer veriyor. Böylece yönetim kadrolarında ve idari kadrolarda kadın sayısında artış yaşanıyor. Şirketlerin genç olması kadınların iş hayatında yer almasındaki etkenlerden biri. Girişimci sayısı da çok fazla. Kadın dernekleri ve İzmir Ticaret Odası bu noktada çok iyi çalışıyor. Girişimci sayısı ne kadar artarsa, kadın yönetici sayısı da o oranda artıyor. Kadınlara yönelik teşvikleri pek yeterli bulmuyorum. Yapılan teşvikler sadece kuruluş aşaması için veriliyor. Şirketlerin sürdürülebilir olması için ilerleyen dönemlerde de teşviklerin verilmesi gerekiyor. Sermaye şeklinde kuruluşta yapılan destek ile kalınırsa, işletme gelişim konusunda sorunlar yaşayabiliyor. Yeni kurulan işletmelerin devamlılığı ve pazarını yönetebilmesi için desteğe ihtiyacı var. Girişim kredilerimizin tamamı kuruluşla ilgili. İş yaşamında kadın erkek dengesine gelince, hizmet sektöründe çalıştığımız için ağırlıklı olarak kadınlarla çalışıyoruz. Özellikle meslek komitelerinde, sivil toplum kuruluşlarında ve benzeri yerlerde mutlaka kadın kontenjanı olmalı. Kadınları cesaretlendirmek için bu kontenjanlar olmalı… Aksi taktirde kadınlar ‘bizi istemiyorlar, aralarına almazlar’ diye düşünerek baştan kendi kendilerine limit koymuş oluyorlar. O nedenle kontenjan olması iş yaşamında kadın sayısının artması için avantaj oluşturacaktır. Diğer kadınlara da örnek olacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İzmir Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB)'nden Kadıköy'de toplanan kadınlara yönelik yapılan polis müdahalesine ilişkin açıklama.

İzmir Ticaret Borsası’nda düzenlenen ''Dilde ayrımcılık, davranışta şiddete dönüşür'' konulu söyleşide toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsiyete dayalı şiddet konuşuldu...

Konak Belediyesi ve İzmir Kadın Kuruluşları Birliği (KKB) ortaklığında 5 Aralık Kadın Hakları Günü nedeniyle ''Kadın Yoksa Demokrasi Yok'' paneli İzmir Ticaret Odası (...

EBSO Vakfı Mütevelli Heyet Üye eşleri tarafından kurulan EBSOV Kadınlar Birliği, İpek Özçelik’in başkanlığında geleneksel kermesini Alyans Küçük Kulüp’de düzenledi.

İzmir Ticaret Borsası, Türkiye ve AB arasında kadın girişimciliği alanında koordinasyonun sağlanması için kararlılığını bir kez daha vurguladı.

İzmir İş Kadınları Derneği’nin (İZİKAD) geleneksel olarak düzenlediği bu yıl ‘İzmir Derim’ teması ile 5. kez yapılan Fotoğraf Yarışması’nda en güzel İzmir fotoğrafları...

İzmir Ticaret Borsası, İspanya Santiago de Compostela Ticaret, Sanayi, Hizmetler Odası ev sahipliğinde düzenlenen “Kadın Girişimcilerin İş ve Sivil Toplum Hayatında İl...

Yazarlar
Website Security Test