Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İş insanları kalıcı eserler bırakmak isteyenlere destek olmalı

13.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hazırlığı süren belgeseliyle ikinci kere yönetmenlik koltuğuna oturan Nurdan Tümbek Tekeoğlu, gerçek bir hayat öyküsünü aktaracağı filmiyle mübadele dönemine ışık tutacağını söyledi.

BURCU NOYAN

Kurumsal hayattan belgesel yapımcılığına uzanan bir yolculuk Nurdan Tümbek Tekeoğlu’nun öyküsü… Ekonomi dünyasının yakından tanıdığı Tekeoğlu, ikinci kere yönetmenlik koltuğuna oturacağı yeni belgesel filminin hazırlığı içinde. Çekimlere yaz sonunda başlanacağını söyleyen Tekeoğlu,  bir mübadele öyküsünü aktaracaklarını söyledi. Kademi Hanım’ın hikayesini anlatmak istediğini vurgulayan Tekeoğlu, “ Özetleyecek olursak mübadele sırasında kayığa ve gemiye binme telaşı içerisinde ailesi ikiye bölünen ve en sevdiklerini Girit'te limanda bırakmak zorunda kalan Kademi Hanım'ın yaşam öyküsü.

 

Mübadelenin bir benzeri dünyada yok” diye konuştu

Savaş nedeniyle yapılan zorunlu göçlerin bu kategoriye girmediğini ifade eden Tekeoğlu, “Ne kadar anlatsak az. Yunanlılar 50 yıldır dünyaya anlatıyor. 1 milyon 200 bin Rum Türkiye'den Yunanistan'a göçmüş. Acılarını yıllardır anlatıyorlar. Köylerinde bile müzeler var. Kitaplar, belgeseller, akademik makaleler üretiyorlar. Biz 10-15 yıldır bu konuya odaklanmaya başladık. Çok geç kaldık. Mübadele ile gelen atalarımızın,  çocuklarımıza yani bizlerin anne ve babalarına üzülmesinler diye anlatmamış olmaları büyük bir dezavantaj oldu. Birçok bilgi kayboldu, gitti” dedi.


Bir kadının ızdırabını vicdan muhasebesini anlatıyor

Yeni filmin konusunun bir sohbet toplantısında ortaya çıktığına dikkat çeken Tekeoğlu, “ Kademi Hanım'ın mübadele sırasında yaşadıklarını anlatınca içimden bunu çekmeliyim dedim, zira bir kadının ızdırabını, vicdan muhasebesini anlatan üzücü bir hikaye idi. Sonuçta ben de bir anneyim ve kadınım” diyerek sözlerini sürdürdü. Tekeoğlu, dünyaya, mübadele sırasında Yunanistan'da evlerini, mezarlarını, bahçelerini, komşularını, arkadaşlarını, evcil hayvanlarını, her şeylerini bırakıp giden, Türkiye'ye göçen 500 bin Müslüman Türk'ün yaşadığı acılarını, yarım yaşamlarını, yarım mutluluklarını anlatmaya çalıştıklarını dile getirdi.

 

Fon sağlayacak kaynaklar sınırlı

Türkiye’de belgesel hazırlamanın zorluğuna değinen Tekeoğlu, “ En büyük problem belgesele fon sağlayacak kaynakların sınırlı olması. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve birkaç festivalin fonları dışında maalesef kaynak yok. Yapımcılar kapı kapı dolaşıp sponsor aramak zorunda. Teknoloji yaygınlaşmış olsa da bazen bilgiye ulaşmada da sorunlar yaşayabiliyoruz. Mübadele ile ilgili kaynaklar sınırlı” diye konuştu. Dünyaya kalıcı işler bırakmanın önemine değinen Tekeoğlu, “Günlük tutmayı, ilginç olayları not etmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. İş insanlarının kalıcı eserler bırakmak isteyen insanlara destekçi olmaları gerekli” diyerek sözlerini tamamladı.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Çocuklar için fantastik film tavsiyesi. Masal Şatosu: Sihirli Davet filmi gösterime hazır. Türkiye'nin ilk fantastik çocuk aile filmi olan 'Masal Şatosu: Sihirli Davet...

Yaşar AKSOY'dan 2019 Ağustos ayı için Kültür - Sanata GÖZLEM.

Kültür sanat kenti Efes Selçuk, İzmir’in en büyük festivali GezginFest İzmir’e ev sahipliği yapıyor.

Duayen gazeteci Yaşar Aksoy, 2019 yılı Temmuz ayına özel Kültür Sanat yazı dizisini GÖZLEM için yazdı.

Kadın aldatır mı, kadın neden aldatır, aldatan kadın nasıl davranır? Wednesday Martin 'Aldatmaca' kitabında kadınların neden aldattığının cevaplarını arıyor.

Duayen gazeteci Yaşar Aksoy'dan 2019 yılı haziran ayı Kültür Sanat'a Gözlem...

Kurtuluş Savaşının 100. yılında yayınlanan bir kitap, 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal eden Yunan kuvvetlerine karşı ilk kurşunu atarak şehit olan gazeteci Hasan Tahsin’...

Yazarlar
Website Security Test