Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Sanal müzeler, konserler, sergiler bir ''tık'' uzakta..

3.4.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Duayen gazeteci Yaşar Aksoy, 2020 yılı Nisan ayı Kültür-Sanat etkinliklerini Gözlem'e yazdı. Yaşar Aksoy, Koronavirüs (Kovid-19) pandemisi karşısında müzelerin internetten kolayca gezilmesiyle ilgili karantina günlerini değerlendirmeleri için okuyucularına bazı önerilerde bulundu.

Müzeler, sergiler, konserler sanatseverleri “online” ağırlıyor

Örneğin Türkiye ve dünyadan pek çok müze, Kovid-19 önlemleri kapsamında, ağırlayamadıkları ziyaretçilerine online tur imkanı sağlıyor. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri kapsamında geçici bir süreliğine kapılarını kapatan müzeler, online olarak sanatseverlerle buluşuyor.

Britsh Museum

Sanal gezinti uygulamalarıyla sadece Türkiye'deki değil dünyadaki birçok müze ziyaret edilebilirken, müzelerdeki eserler yakından incelenip haklarında bilgi alınabiliyor. Sanal gezinti uygulamalarıyla aynı zamanda saray, cami, kervansaray, kale gibi kültürel ve tarihi öneme sahip mekanlar da gezilebiliyor. Sanatseverlerin bilgisayar ve telefon gibi teknolojik cihazlarla erişim sağlayabileceği online müzeler, eğitimlerine bir süre ara verilen çocuklara da eğitici ve eğlenceli aktivite fırsatı sunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze, saray, cami, kilise, manastır ve kalelere "https://www.ktb.gov.tr" internet adresinden ulaşılabiliyor.

SABANCI VE KOÇ

Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) ve Rahmi M.Koç Müzesi yepyeni düzenlemeleriyle evde vakit geçiren ziyaretçilerini sanal turla sanat yolculuğuna çıkarmakta.

Sakıp Sabancı Müzesi

Sanatseverlerin "https://www.ktb.gov.tr" adresli siteden sanal gezinti yapabileceği müzeler arasında Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Ayasofya Müzesi, Antalya Müzesi, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Burdur Arkeoloji Müzesi, Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Edirne Türk İslam Eserleri Müzesi, Efes Müzesi, Isparta Müzesi, Kapadokya Açık Hava Müzesi, Kars Müzesi, Konya Mevlana Müzesi, Mardin Müzesi, Uşak Arkeoloji Müzesi ve Zeugma Mozaik Müzesi yer alıyor.

Evet artık Müzeler sanatseverleri online ağırlıyor..

Dolmabahçe ve Topkapı Sarayları'nın da online olarak gezilebileceği platformda, Ankara, Bursa, Sivas, Gaziantep ve Eskişehir gibi şehirlerin önemli mekanları da ziyaret edilebiliyor. Türk lirasının eski banknotları ve madeni paralarının inceleyebileceği Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının sanal müzesi ise "https://sanalmuze.tcmb.gov.tr" adresinden paranın tarihini gözler önüne seriyor.

Rahmi M.Koç Müzesi

Türkiye'den Pera Müzesi, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Arkas Sanat Merkezi, Yapı Kredi Sanal Müzesi, Aydın Doğan Vakfı Sanal Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi gibi pek çok özel müzenin eserlerine ve sergilerine de kendi internet sitelerinden online olarak erişilebiliyor.

DÜNYA MÜZELERİ

Dünyaca ünlü birçok müze online olarak gezilebiliyor. Google'ın online ziyaret ve sanat eserlerinin yüksek çözünürlüklü görüntülerine erişim olanağı sağlayan çevrimiçi bir platformu Google Art & Culture ise "artsandculture.google.com" adresi üzerinden farklı ülkelerdeki birçok müzeyi ilgililerin ekranına getiriyor.

Kültür sanat alanında makaleler, sanatçı ve eser bilgileri, sanat akımları ve tarihi olaylar üzerine bilgilerin de yer aldığı sistem, 500'den fazla müze ve galeriyi, sanal turlar ve çevrimiçi sergiler sunmak için bir araya getiriyor.

Sanatseverler bu platformdan British, Louvre, Orsay, Salvador Dali, Pergamon, Guggenheim, Van Gogh, Vatikan, Metropolitan, Sao Paulo Sanat, Meksika Ulusal Antropoloji, Guggenheim müzeleriyle Giza Piramitleri, Kolezyum, Machu Picchu, Solomon R. ve ABD Ulusal Sanat Galerisi gibi birçok ünlü müzeyi online olarak gezebiliyor.

 

Gavur Mümin yayınlandı

Gazeteci-yazar Yaşar Aksoy, Kurtuluş Savaşı’nın 1 numaralı casusu İzmirli Türk subayı Gâvur Mümin’in destansı ve gizemli yaşamın 40 yıl süren araştırmaları sonucunda kitaplaştırdı.

Atatürk’ün İzmirli ünlü casusunu, İzmirli bir yazar kaleme aldı

Gazeteci-yazar Yaşar Aksoy'un yeni kitabı Gavur Mümin raflarda ve internet kitap satış sitelerinde yerini aldı. Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayınlanan kitabın editörlüğünü Cumhuriyet gazetesi yazarı Mehmet Ali Güler, yayın yönetmenliğini Enis Batur yaptı.

Yaşar Aksoy, Kurtuluş Savaşı’nın bir numaralı casusu İzmirli Türk subayı Gâvur Mümin’in destansı ve gizemli yaşamını, kahramanımızın hatıratı, fotoğraf albümleri, madalyaları, gizli belgeler ve onu tanıyan yakın akrabaları ve canlı tanıklar üzerinden yaptığı 40 yıl süren araştırmaları sonucunda yazdı.

Bu kitapta Çanakkale, Kanal Harekâtı, Doğu Cephesi gibi muharebelerde çarpıştıktan sonra, emperyalizmin işgali altındaki bir ülke ve şehirde, melon şapka hatta Yunan üniforması giyerek işgalcilere katılan ve yıllarca Gazi Mustafa Kemal’in casusluğunu yapan bir Türk subayının efsanelere ve karanlıklara karışmış çarpıcı yaşamı, vatan sevgisi ve Yunan zindanlarında işkence içinde geçen yılları anlatılıyor.

Yine ilk kez “Ulusal Kurtuluş” için canları pahasına mücadele veren gizli direniş örgütleri gündeme getirilerek nice isimsiz kahramana olan vefa duygusu pekiştiriliyor.

AKSOY’DAN TEŞEKKÜR

Yaşar Aksoy kitabının duyurusunu yaparken şu ifadeleri kullandı:” Gönül isterdi ki hep birlikte bir basın toplantısı ve imza günü ile buluşalım. Ancak bir odaya sıkışmış ve dışarı çıkması yasak, kitap fuarı etkinlikleri ve imza günleri haklı olarak iptal edilmiş bir 65 yaş üstü olarak inzivada yaşıyorum.  Kitabımda,  Osmanzade Ailesi’nin geniş şeceresi ve tarihi verilmiştir. Kitap, tüm internet kitap sitelerinde ve kitapçılarda satışa sunulmuştur. Herkese teşekkür ederim.. Dilerim ilerde buluşuruz..”

 

KONUK YAZAR – Hikmet Altınkaynak

Korona öyküleri…

Koronavirüs salgını, geçmişte Avrupa’da ortaçağ’da yaşanan veba salgınını, dünya edebiyatının da ilk öyküleri olan Decameron Öyküleri’ni akla getiriyor. Giovanni Boccaccio (1313 – 1375) adlı İtalyan şair, yazar tarafından yazılan bu öyküler, dünyanın en güzel öyküleri arasında sayılır.

1348 yazında çıkan bu veba salgınında milyonlarca insanın öldüğü biliniyor. Neredeyse herkesin bitli olduğu o çağın sağlık koşulları yanı sıra, iletişimsizlik, örgütsüzlük can kaybının bu denli büyük olmasına yol açıyor. Ama sonunda vebadan kurtuluş sağlanıyor.

İşte salgın boyunca tanık olduğu olaylardan etkilenen Boccacio, 1348’de yazmaya başladığı, 1351’de bitirdiği bu öykülerle dünya edebiyatının ilk öykücüsü olarak tarihe geçiyor.

Hikmet Altınkaynak

Decameron öyküleri

Veba salgınından kaçıp Floransa, Fiesole’de bir şatoda toplanan yedisi kadın, üçü erkek on genç, gönüllerince eğleniyorlar. Her günü bir kral ya da kraliçenin yönetip öykü anlattığı bir şenliğe dönüştürüyorlar. On genç, cumartesi, pazar dışında günde on öykü anlatıyor.

Sonunda bir günde on öykü, on günde de yüz öykü, Dante’nin İlahi Komedi’sinden sonra Dekameron Öyküleri’yle İtalyan edebiyatının yapıtaşları döşenmiş oluyor.

Yazar, Yunancadan seçtiği sözcükle yapıtına Dekameron der. Bu ad “On günlük olay” demektir. Türkçeye önce M. Rasim Özgen, “Bokaçyo’nun Dekameron (on gün) ismindeki meşhur hikâyeleri “ adıyla 1940’ta birkaç öyküsünü çevirdi. Tam ve yetkin çevirisi Rekin Teksoy tarafından yapıldı, Oğlak Yayınları’nca 1996’da yayımlandı. Bu çeviri nedeniyle de Teksoy, İtalya Cumhurbaşkanınca Kültür Şövalyesi unvanıyla ödüllendirildi.

Çağımızın öyküsü

Günümüzde yaşanan koronavirüs salgını ortaçağdaki bu veba salgınından daha büyük görünüyor. Çünkü tüm dünyayı kapsıyor. Ama tek tesellimiz 21. yüzyılın koşulları bu virüsle savaşımda daha üstün durumda. Ayrıca ortaçağın insan anlayışıyla günümüzün insan anlayışı da çok farklı. Ortaçağda bir kısım insanları farklı düşündükleri için yakan mezhepler bile vardı. Yeniçağla ise, bunlar geride kaldı. Hele de günümüzde artık herkesin yaşam hakkı var. İnsana, düşünceye saygı dönemi başladı. Dekameron da yaşam coşkusunu, aşk tutkusunu, insanın insana olan güvensizliğini, insana, yaşam hakkına saygıyı yansıtan bir yapıt.

Çağdaş dünya, insanlara düşünce ve ifade özgürlüğü hakkını tanır. Ancak distopyalarda hâlâ insanlar suçlanıyor, düşünce özgürlüğünü hep kendileri için isteyen yöneticiler tarafından da hapse atılıyorlar.

Dekameron’un Girizgâh’ı şöyle başlıyor: “Acı çekenlere merhamet etmek insanlıktır; herkese yaraşır; vaktiyle teselliye muhtaç olmuş ve bunu başkalarında bulmuş olanların ise boynunun borcudur.” (Dekameron, Giovanni Boccaccio, çev. Nevin Yeni, Alfa Yayınları, 2019).

Koranavirüs insanlığımızı göstermek, sağlık çalışanlarına haklarını vermek için bir fırsat. İnsanın başkalarına yaptığı yararın da, zararın da aslında kendine yapılmış olacağını, tüm insanlar birleşirse, insanın da dünyanın da yerinde, ayakta, temiz olarak kalacağını gösteriyor bizlere.

Öyle sanıyorum ki, bir gün koranavirüs öyküleri de yazılacaktır. Bakalım nasıl? Ama gün, el ele dokunmadan, kendimizi ve herkesi yaşatma günü olmalı. Hepimize geçmiş olsun!

 

 

KOLEKSİYON TABLOLARIM

Ali Rıza Kırkan’a sevgiyle…

Rahmetli Ali Rıza Kırkan, ressamlığı bir zanaat olarak benimsemiş, bu sanatın inceliklerini öğrencilerine aktarmak için didinen bir tertemiz ruhlu insandı. Yıllarını eğitim dünyasına armağan etti.

1932'de Söke'de doğdu. Ankara Gazi eğitim Enstitüsü Resim iş Bölümünden mezun olduktan sonra yıllarca resim öğretmenliği yaptı. Bir çok karma sergiye katıldı. Buca Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü'nün yıllarca başarılı öğretim üyeliği görevini yürüttü.

Ali Rıza Kırkan tablosu

İzlenimci bir anlayışla doğayı eserlerine aktardı. Suluboya tekniğini daha duyarlı bir yaklaşım olarak benimsedi. Peyzajlarıyla ünlendi. Televizyonlarda yaptığı sürekli programlarla resim sanatını halka sevdirdi. 2008 yılında vefat etti...

Benim koleksiyonumda da 35x45 boyutlarında karton üzerine suluboya bir peyzajı bulunmakta. Sevdiğim bir tablodur. İçimi okşar... Şiir yazmak isterim...

Hocamız bunu bana armağan ederken arkasına şunları yazmış:
"Sayın Yaşar Aksoy... Sanata ve sanatçıya karşı çok yakın ilgilerinizden dolayı teşekkür eder, bu tablomu en derin ve temiz duygularımla zatınıza takdim etmekten gurur duyuyorum... Saygılarımla... 13.12.1988... Ali Rıza Kırkan"...

Evet… Ali Rıza Kırkan'ın tertemiz duyguları vardı...
İyi ressamdı...
Işıklar içinde uyusun... (Yaşar Aksoy)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

GÜNER NAMOĞLU

05.04.2020 - 16:20
TEŞEKKÜRLER
Diğer Haberler

Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay, Zeus Sunağı ile ilgili önemli açıklamalara imza attı. Günay, Ayasofya'nın camiye çevrilmesini hatırlatarak, ''Bunu yapmak ...

Duayen gazeteci Yaşar Aksoy'un Ağustos ayı kültür-sanat yazıları gazetemizde yayınlandı.

Pandemi nedeniyle 13 Mart’tan bu yana dijital etkinliklerle sanatseverlere ulaşmayı sürdüren Zorlu PSM, yeni etkinlik takvimiyle 7 Ekim’de, ''sosyal mesafeli'' olarak ...

Muğla'nın Yatağan ilçesinde bulunan Stratonikeia Antik Kenti'ndeki 1720 yıllık fiyat listesi ilgi topluyor.

Duayen gazeteci Yaşar Aksoy'un Temmuz ayı Kültür-Sanat yazı dizisi gazetemizde.

Arkas Sanat Merkezi, Covid-19 pandemi sürecinde geçici bir süreliğine ziyarete kapattığı ''Ara Güler, Merhaba İzmir!'' sergisinin kapılarını tüm hijyen ve sosyal mesaf...

Yazarlar
Website Security Test