Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Virüse karşı müzelerde kontrollü dönem başladı

5.6.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Nazan Ölçer (Sakıp Sabancı Müzesi)

Türkiye’de müzeler yeni tedbirlerle 1 Haziran’da açılmaya hazırlanıyor. Sakıp Sabancı Müzesi Müdiresi Dr. Nazan Ölçer “Mademki hayat yavaş yavaş normale dönüyor, müzelerin açılışını da çok geciktirmemek gerekiyor” dedi.

Hülya Bilgi (Sadberk Hanım Müzesi)

Sadberk Hanım Müzesi Müdiresi Hülya Bilgi de “Bir eserle diyalog kurmak müzeyi dolaşarak oluyor” ifadesini kullandı. Pera Müzesi Müdürü Özalp Birol ise dijital dünyada başarıyı yakaladıklarını ifade ediyor.

Koronavirüs günlerinde dünyanın birçok yerindeki müze, tarihinde ilk defa ziyaretçisiz kalmış durumda ama normalleşme çalışmaları da başladı. Almanya’dan sonra Avrupa’nın birçok ülkesindeki müzeler yeniden açıldı. Kapıları yaklaşık iki aydır kapalı olan Türkiye’deki müze ve ören yerleri de normalleşme safhasıyla birlikte 1 Haziran’da açılacak. Peki, müzeler pandemiyi nasıl geçiriyorlar ve normalleşme safhasında nasıl sanatseverlere ulaşacaklar?

Özalp Birol (Pera Müzesi)

Müze ziyareti terapi gibi olur
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi Müdiresi Dr. Nazan Ölçer “Aslında müzelerin kapalı olması var olma felsefemizle çatışan bir olay. Ama kapalı olunca paylaşım daha farklı kanallardan yapılıyor. Biz de Osmanlı hat eserleri başta olmak üzere kendi koleksiyonumuzu dijital ortamda proje hâlinde sunuyoruz. Çünkü elimizde müthiş bir dijital arşiv var” şeklinde konuşuyor. Buna rağmen “Teknolojiye bağlı kalarak geleneksel usulleri bir tarafa itemeyiz” diyen Ölçer “Yeni teknolojilerle bir gözlük takarak başka bir boyuta geçmiş gibi sergi gezebiliyorsunuz ama hiçbir şey gerçek bir sanat eserinin karşısında duyduğunuz huşuyu veremiyor” ifadesini kullanıyor.

Önümüzeki ay Sakıp Sabancı Müzesi’nin kapılarını açacaklarını kaydeden Ölçer, “Kesin karar alınmadı ama Sakıp Sabancı Müzesi olarak 15 Haziran’da kapılarımızı ziyaretçilerimize açmayı planlıyoruz. Mademki hayat yavaş yavaş normale dönüyor, müzelerin açılışını da çok geciktirmemek gerekiyor. Müze ziyaretleri, insanlara pandemi esnasında bir terapi gibi olacaktır. Fakat artık yeni hijyen kuralları gelecek. Biz de bunun için Avrupa’da açılan müzelerin tedbirlerini inceliyoruz” şeklinde konuşuyor. 

İnsanlar eserlerle buluşmak istiyor
Türkiye’nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi Müdiresi Hülya Bilgi ise, koronavirüs günlerinde alışkanlıkların değiştiğine dikkat çekerek “Koronavirüs zamanında hayatımız çok dijitalleşti. Bizim de Google Arts & Culture’da online sergilerimiz oldu. Ancak bir eserle diyalog kurmak müzeyi dolaşarak oluyor. Müzelerin sanal dünyadaki yeri güçlenecektir ama bir noktadan sonra insanlar eserlerle birebir olmak isteyecektir. Elbette zor bir zamandayız ama bu süreç geçecektir” diye konuştu.

Müzelerini açmak için acele etmediklerini söyleyen Bilgi “Sanıyorum devlet müzeleri 1 Haziran itibariyle çalışmaya başlayacaklar. Bizler de hazırlıklarımızı devam ettiriyoruz. Ancak hazırlıklar uzun süreceğe benziyor. Kesin karar verilmedi ama bu yüzden sonraki aylarda kapılarımızı açmayı planlıyoruz” diyor. Kapılarını açtıklarında bazı kurallar olacağını dile getiren Bilgi, “Mesela belirli sayıda ziyaretçi kabul edebileceğiz, grupları randevu sistemiyle müzeye alıp sayılarını azaltacağız ve maskesiz ziyaret yaptırmayacağız. Bizler de kurallara bağlı olarak müzeleri ziyarete açmak durumundayız. Ama kontrollü bir şekilde açmak durumundayız” ifadelerini kullanıyor. 

Dijital dünyada gerçeği yakaladık
Kültür ve sanat ile insanın iyi hissetme hâli arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gördüklerini söyleyen Pera Müzesi Müdürü Özalp Birol da, “Dijital arşivleri zengin olan yapılar, bu imkanlarını iyi kullandıkları takdirde zor ortamda insanımıza daha iyi hizmet verebiliyor. Bu konunda çok antremanlı olduğumuzu söyleyebilirim. Bu da pandemi döneminde bizi avantajlı kıldı. Koronavirüs günlerindeki online ziyaretler ve sanal etkileşimlerle bir senelik müze ziyaret rakamlarına ulaşmış durumdayız. Dijital imkanları kullanarak elimizden geldiği kadar bu düzende var olmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Müzelerin sonbaharda açılmasının risk açısından daha doğru olacağı kanaatini dile getiren Birol, “Önemli olan ziyaretçiyi olabilecek en uygun şartlarda ağırlamak. Eğer devletten emir gelirse fiziken müzeyi açarız ama gerçek ziyaretçileri güz döneminden itibaren alabiliriz” diyor. Özalp Birol, minyatürün çağdaş sanatları nasıl etkilediğini gösteren “Minyatür 2.0” ve “Bir Rüyanın İnşası: Arnavut Sanatında Toplumcu Gerçekçilik” sergilerinin açılmayı beklediğini de sözlerine ilave ediyor. 

200 Müzede yoğun tedbirler
Türkiye’de 200’ü Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde, 251’i ise özel olmak üzere toplam 451 müze bulunuyor. Cumhurbaşkanlığı tarafından açılanacak yeni normalleşme kararlarıyla 200 müzenin 1 Haziran’da kapılarını açması bekleniyor. Açılacak müzeler için sosyal mesafe ve hijyen kuralları da tespit edildi. Müzelerdeki bilet gişeleri ve dinlenme alanları sosyal mesafeyi korumak için yeniden dizayn edilmeye ve müzelere el dezenfektanları yerleştirilmeye başladı.

 

Özel tiyatrolar “Perde..” demeye hazır

Erdem Baş

Oyuncu Erdem Baş, tiyatro faaliyetlerinin koronavirüs tedbirlerine uyarak nasıl başlayabileceğini açıkladı. Özel tiyatroların, Kültür Bakanlığı'ndan yardım aldığını ve bu yardımların devam etmesi gerektiğini aktardı.

“Seksenler” dizisinin ünlü oyuncusu Erdem Baş, koronavirüs tedbirleri kapsamında faaliyetleri askıya alınan tiyatro oyunlarının Temmuz, Ağustos aylarında tekrar başlayabileceğini açıkladı. Kültür Bakanlığı'nın bu zorlu süreçte özel tiyatrolara maddi anlamda destek olduğunu ve bu desteğin devam etmesini talep ettiklerini kaydetti. Sahneden uzak kaldıklarını, seyircilere tekrar kavuşacakları günü beklediklerini ifade eden Baş, Ağustos ayından itibaren yarım kalan oyunları "İyi, Kötü Çirkin"le devam edeceklerini söyledi.
Tiyatro sezonun en yoğun olduğu dönemlerde tiyatroları kapatmak zorunda kaldıklarını ifade eden ünlü oyuncu Baş, "Tiyatro sezonun en yoğun olduğu dönemler Şubat, Mart, Nisan ayı. Çünkü Mayıs itibariyle artık sezon kapanıyor. Bu yoğun olduğumuz dönemlerde tedbirler dolayısıyla tiyatrolar ve sinemalar kapandığı için bizde perdelerimiz kapatmak zorunda kaldık" diye konuştu

'Tiyatro seyircisi bilinçlidir'

Büyük salonları kullanarak perdeleri tekrar açmak istediklerini söylen Baş şöyle devam etti: "Biz perdelerimizi tekrar açmak istiyoruz. Gerekli tedbirleri alırız diye düşünüyoruz. Tiyatro seyircisi bilinçlidir. Büyük salonları seyirci sayısını azaltarak ve sosyal mesafeyi koruyarak tekrar perde açarız diye düşünüyoruz. Özellikle yazın Temmuz ayından sonra açık havalarda oynamak istiyoruz" dedi.
Önceliklerinin açık hava tiyatrolarının açılması olduğunu söyleyen Baş, Temmuz, Ağustos aylarında perdeleri açmak istediklerini ifade etti.

Özel tiyatrolara destek

Kültür Bakanlığının zorlu süreçte Özel Tiyatrolara desteğinin olduğunu açıklayan Baş, "Kültür Bakanlığı'nın özel tiyatrolara maddi desteğinin olduğunu biliyoruz. Yardımları da oldu çeşitli anlamda maddi olarak. Gene desteklerini göreceğimizi umuyorum, taleplerimizde o yönde" diye konuştu.
Seyircilere kavuşacakları günü beklediklerini aktaran Baş şunları kaydetti: "İnşaallah bu günler geçecek. En kısa sürece seyircimize kavuşacağız. Sezonda yarım kalan oyunumuz 'İyi, Kötü, Çirkin'le devam edeceğiz. Ağustos'tan itibaren perdemizi açmaya başlayacağız" dedi.

 

Bedri Baykam’ın önerileri

Bedri Baykam

Ressam Bedri Baykam, başkanı olduğu Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’nin (UPSD) Kültür ve Turizm Bakanlığımıza sanata destek için sunduğu acil destek öneri paketini paylaştı.

Öneri paketinde, imkânı olan kurumların ve her sanatseverin bu zor günlerde çağdaş sanata destek olması gerektiğini vurguluyor.

Koleksiyonerlere, vakıflara ve bütün özel kuruluşlara, holdinglere, bankalara çağrı yapan Bedri Baykam, herkesin konuya Atatürk’ün gözüyle bakarak yaklaşması gerektiğini söylüyor:

“Bu ülkenin Kurtuluş Savaşı’yla beraber her şeyden önce bir aydınlanma ve kültür devrimi üzerine kurulduğunu hatırlarsanız, bugün yaşanan krizde, öncelikle ‘yangından ilk kurtarılacak’ kesimler arasında ülkenin sanatçılarının da olduğunu görürsünüz. Sanat, ekmek, su, benzin veya günlük diğer temel ihtiyaç maddeleri arasında ilk bakışta görüntülenmese bile, aslında bir ülkenin imajını, prestijini, yarınlarını elinde tutan en önemli göstergedir. Yaşadığımız şu an, sanata ve sanatçıya sahip çıkmak için en doğru zamandır. ‘Şimdi kriz varken sanatın sırası mı?’ demek yerine, bilinçli zihinlerin tam tersini düşünmeleri ve gereğini vakit kaybetmeden yapmaları gerekir.”

Tabii önemli olan sadece sanata destek fonunun yaratılması değil, desteğin doğru kişi ve kurumlara ulaşması. Bunun için de çağdaş sanat dünyamızın bu zorlu süreçte egoları bir kenara bırakıp bir araya gelebilmesi lazım”.

 

KOLEKSİYON TABLOLARIM

Fosforlu renklerin ressamı: ZÜMRÜT ÖZMEN..

Zümrüt'ün Zeybeği

Değerli arkadaşım İzmirli Ressam Zümrüt Özmen yıllarca önce bana kendi yarattığı bir efe heykelciği armağan etmişti. Onun nazik parmaklarıyla önce alçıdan döküp yarattığı ve sonra canlı Yörük renkleriyle boyadığı efe heykelciğini yine koleksiyonumdan çıkarıp burada sunuyorum. Yıllar içinde boyaları biraz dökülmüş olmasına rağmen benim için kıymetli bir armağandır..

İzmir doğumlu sanatçı, sanatı seven ve icra eden bir ailede büyüdü.   Buca Lisesi bahçe ve heykelleri, İzmir Eğitim Enstitüsü yılları ve değerli öğretmenlerinin bugünkü oluşumunda önemli katkıları oldu. 1996’da Eskişehir Anadolu Üniversitesinden lisans aldı.

Zümrüt Özmen

Sanatçı 1972’de İzmir Eğitim Resim -Grafik bölümünden mezun oldu. Resim ve Sanat Tarihi öğretmeni olarak bir yıl Rize Öğretmen okulunda, 13 yıl İzmir Özel Türk Kolejinde görev yaptı.  İlk sergisini 1981 yılında İzmir Resim Heykel Müzesi'nde açtı.

1983’de Ressam Fahir Aksoy ile Köken Sanat Grubu'nu ve Sanat Evi’ni açtı. Aynı grupla Ege'nin tüm il ve ilçelerinde Grup sergileri açtılar.  2010 yılında D.E.Ü Resim Bölümü Mezunlar Derneği (Befresim) kurucu üyeliği yapmış,  2013-2015 de İzmir Sanat Bienali Bilimsel Komitede görev almıştır. Yurtdışı ve içinde bir çok karma sergilere katıldı, kişisel sergiler açtı. 

Kendi anlatımıyla Zümrüt Özmen: “.. Her sanatçıda olduğu gibi,  en büyük öğretmen olan doğa resimleri ile başladım. Grafikçi olmama rağmen boyayla oynamak bana daha büyük zevk verdi. İzmir ve doğası ağırlıkta olan bu resimlere fosfor boya katarak gece resimleri serisi çıktı.  Gece de izlenebilen bu resimler için “nü” ve “kar “ resimleri eşlik etti. Daha sonraları bu tekniği dramatizasyonu güçlendirmek için bol kullandım ve hala kullanmaktayım.

1993-2005 arasında kişisel sergiler beni fosfor boyanın kullanımı konusunda daha deneyimli hale getirdi.   

2000 ve sonrasında anatomi ressamlığı, grafik ve resim öğretmenliği gibi kısa süreli işler yaparak teknik becerilerimi geliştirmek için fırsat buldum ve ikinci işim olan yöneticilik bana okuma,  araştırma,  iletişim olanaklarını sundu. Resimlerim, Newyork, Fransa, Brüksel, Kore, Viyana, Yeni Delhi, Mısır,Romanya, Yunanistan, Malezya da seyirciyle buluştu.

Teknik  olarak da; resmin estetik ve dramatizasyonu ne istiyorsa onu seçiyor ve uyguluyorum. Yüreğe ya da akla dokunmayan işleri bitmiş kabul etmiyorum.. Fosforu resimlerim de kullanmam tam da bu nedenle olmuştur. Resmin ışığı absorbe etmesi ve gece boyunca görünmesi ayrı bir özelliği. Blacklight kullanıldığında ise floresan renkler de işe katılıp resimde başka objeler de kompozisyona katılıyor”. (YAŞAR AKSOY)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Muğla'nın Yatağan ilçesinde bulunan Stratonikeia Antik Kenti'ndeki 1720 yıllık fiyat listesi ilgi topluyor.

Duayen gazeteci Yaşar Aksoy'un Temmuz ayı Kültür-Sanat yazı dizisi gazetemizde.

Arkas Sanat Merkezi, Covid-19 pandemi sürecinde geçici bir süreliğine ziyarete kapattığı ''Ara Güler, Merhaba İzmir!'' sergisinin kapılarını tüm hijyen ve sosyal mesaf...

Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali, 38 film, söyleşi, panel ve atölyelerle online olarak başlıyor. 12 Haziran’da başlayacak festival, 22 Haziran’a ...

Duayen gazeteci Yaşar Aksoy, Mayıs ayı kültür sanat etkinliklerini gazetemiz için kaleme aldı.

Duayen gazeteci Yaşar Aksoy, 2020 yılı Nisan ayı Kültür-Sanat etkinliklerini Gözlem'e yazdı. Yaşar Aksoy, Koronavirüs (Kovid-19) pandemisi karşısında müzelerin interne...

Duayen gazeteci Yaşar Aksoy'un gazetemiz Gözlem için Mart ayı Kültür-Sanat yazılarını yayınladı.

Yazarlar
Website Security Test