Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İlk ''Yeşil Festival'' Bodrum Gümüşlük’te..

4.9.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

17 Ağustos-17 Eylül 2020 tarihine kadar sürecek olan 17. Uluslararası Gümüşlük Müzik Festivali, bu yıl ilk kez sadece yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak düzenlendi.

İlk defa 2004 yılında Bodrum’da festivale ismini veren balıkçı kasabası Gümüşlük’te, Bosfor Turizm sponsorluğunda düzenlenen Uluslararası Gümüşlük Müzik Festivali kontrollü normalleşme sürecinde belirtilen tüm sağlık önlemlerini alarak, kapılarını Hollandalı Rosanne Philippens ve Michail Lifits konseriyle bir kez daha Bodrumlu sanatseverler için açtı.

Dünyada eşine az rastlanan, sürdürülebilir enerji kaynakları kullanılarak yapılacak olan festivalin tüm enerjisi, Hollandalı enerji firması Volta Energy’nin güneş panelleri vasıtasıyla sağlanıyor.

Bu sene ilk defa kapsamı genişletilen festivalde Başka Sinema projeler direktörü Azize Tan’ın küratörlüğünde müzik, çocuk ve çevre temalarına odaklanan film seçkisi de programa dahil edildi.

KADIN TEMALI SERGİ

Ana mekanı Antik Taş Ocağı olan festivalin odağında, pandemi süresince Bodrum’da üretimlerine odaklanan sanatçılar için hazırlanan “Gümüşlük, Müzisyenler ve Kadın” temalı sergi programı bulunuyor. Bunun yanında festival kapsamında Civan Canova’nın “Gümüşlük” resim sergisi, Herodot Üçüncü Yaş Akademisi ortaklığıyla gerçekleşen Jak Kohen anısına “Müzisyenler” fotoğraf sergisi ve Yiğit Uygur’un fotoğraf sergisi yer alıyor.

Gümüşlük Festivali Sanat Yönetmeni Eren Levendoğlu

Festival kapsamında gerçekleşecek konser, film gösterimleri ve sergilere paralel olarak, çevresel sorunlara ve sosyo-kültürel yerel değerlere dikkat çeken paralel etkinlikler gerçekleşiyor.

SANAT YÖNETMENİ EREN LEVENDOĞLU

Etkinliğin sürdürülebilir enerji kaynakları kullanılarak düzenlenmesiyle verilmek istenen mesaj hakkında konuşan Festivali  Sanat Yönetmeni Eren Levendoğlu şunları söyledi:

Başlangıcından bu yana festivalimiz çevresel sorunlara değinen ve bu konuda farkındalık yaratan örnek bir platform olmaya çalıştı. Böylesi hassas bir dönemde bütün dünya Covid-19 salgını etkisi altında kalmışken Hollanda Kraliyeti Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğu’nun desteği ile ihtiyacımız olan enerjiyi kendimiz üreterek festivali gerçekleştirme ayrıcalığına sahip olduk.

Bundan sonra da sürdürülebilir yaşam sözümüzle pek çok ülkede var olan çevre dostu festivaller ağını Türkiye’de de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Ayrıca birçok kurumun desteklerini çektiği, kültür ve sanata ayrılan bütçelerin minimuma indirildiği bu dönemde, festivalin ana sponsoru Bosfor Turizm, pandemi döneminden en çok etkilenen sektörler arasında olmasına rağmen özellikle bu dönemde genç sanatçılara destek olmak isteyerek sanata duyduğu saygıyı açık bir şekilde göstermiştir.

17 yıldır dünyaca bilinen klasik müzik ve caz sanatçılarını Bodrum’un çeşitli mekanlarında ağırlayan festival, aynı zamanda Gümüşlük Festival Akademisi kapsamında genç müzisyenlere de eğitim fırsatları sunuyor”. ( Festival alanında gerçekleşecek olan açık hava film programının tamamına www.gumuslukfestival.org adresinden ulaşılabilir. Biletler Biletix internet sitesinden temin edilebilir.)

Demir Özlü doktora tezi oldu

Modern Türk Edebiyatı’nın önde gelen isimlerinden Demir Özlü’nün hayatı ve yazarlığı, akademik alanda incelendi.

Cumhuriyet’ten Osman İkiz’in haberine göre, Ardahan Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı bölümünden Dr. Sevda Geçen’in tez metni YÖK kurallarına göre iki yıl sonra erişime açılacak. 519 sayfalık doktora tezi, Demir Özlü hakkındaki en kapsamlı inceleme özelliği taşıyor.

Demir Özlü, artık akademik alanda yer aldı.. Darısı diğer yazarlarımızın başına..

“Demir Özlü İnsan ve Eser” başlıklı incelemede, yazar edebi kişiliği ve aydın kimliğiyle ele alınıyor. Dünyayı ve insanı, roman, öykü, anlatı ve deneme türü eserlerinde anlamlandırmaya çabalayan yazar Özlü, 50 kuşağının modern edebiyata damga vuran önde gelen isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Düşünceye dayalı, felsefeyle beslenen edebiyatı savunan Demir Özlü, 50 kuşağının modern Türk Edebiyatı’na getirdiği yeniliklerden birini “Bilinçaltının kapılarını açtık” diye ifade ediyor.

ROMAN, ÖYKÜ, ANLATI...

Demir Özlü’nün, yaşamı ve edebi kişiliği, roman, öykü ve anlatıları ile roman tekniği üç ana başlık ve çok sayıda altbaşlık altında inceleniyor. 32 eseri bulunan Demir Özlü, “Bunaltı”, “Öteki Günler Gibi Bir Gün”, “Bir Uzun Sonbahar”, “Bir Küçük Burjuvanın Gençlik Yılları”, “Amerika 1954”, “İthaka’ya Yolculuk” adlı roman ve öykülerinin yanı sıra, “Bir Beyoğlu Düşü”, “Berlin’de Sanrı”, “Kanallar”, “Önünde Boş Bir Uzam”, “İşte Senin Hayatın” adlı anlatı kitaplarını kaleme aldı.

Kırk yılı aşkın bir süredir Stockholm’de yaşayan Demir Özlü’nün “Sürgünde On Yıl”, “Berlin Güncesi”, “Paris Güncesi”, “Ne Mutlu Ulysses Gibi”, “Kanal Kentlerinde”, “Paris Günleri” gibi anı ve gezi kitaplarıyla, “Boges’in Kaplanları”, “Kentler, Kadınlar, Yazarlar”, “Samuel Beckett’in Terzisi” başlıklarıyla yayımlanmış deneme türünde eserleri bulunuyor. Özlü’nün, “Balkur’da Akşam Yemeği” adlı eseri ise düzyazı şiir türünde.

 

İstanbul Müzik Festivali eylülde ekranda!

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 48’inci İstanbul Müzik Festivali, 18 Eylül-5 Ekim 2020 tarihleri arasında dijital ortamda müzikseverlerle buluşacak. ‘Beethoven’ın 250. Yaşı dolayısı ile sanatçının Aydınlık Dünyası’ temasında şekillenen festival konserlerinin çekimleri İstanbul’daki ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerindeki tarihi mekânlarda gerçekleştiriliyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen 48’inci İstanbul Müzik Festivali’nin yeni tarihleri ve formatı belirlendi. Haziranda gerçekleştirilmesi planlanırken küresel COVID-19 salgını sebebiyle eylül ayına ertelendiği duyurulan festival, bu yıl 18 Eylül-5 Ekim 2020 tarihleri arasında müzikseverlerle dijital ortam üzerinden buluşmaya hazırlanıyor.

 48’inci İstanbul Müzik Festivali konserlerinin çekimleri, aralarında Wiener Akademie, Bilkent Senfoni Orkestrası, Kheops Ensemble, Philharmonix, Beethoven Trio Berlin, Borusan Quartet, Semplice Quartet gibi topluluklar ve Thomas Hampson, Bülent Evcil, Derya Türkan, Yurdal Tokcan, Gökhan Aybulus, Ezgi Karakaya gibi solistlerin de bulunduğu isimlerle, hem İstanbul’daki hem de Avrupa’nın çeşitli şehirlerindeki tarihi mekânlarda sürüyor.

FESTİVAL ORKESTRASI KURULDU

Kayıtlar İstanbul’da Şerefiye Sarnıcı, Tekfur Sarayı, Hıdiv Kasrı, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi, Harbiye Saint Esprit Katedrali, Surp Hovhan Vosgeperan Ermeni Katolik Kilisesi, Süreyya Operası gibi şehrin çokkültürlü kimliği ve tarihi kültürel hazinelerini ortaya koyan mekânlarda; Avrupa’da ise Belçika, Almanya, Avusturya ve Hollanda’nın çeşitli şehirlerinde, Perchtoldsdorf Şatosu, Stavelot Manastırı gibi tarihi mekânlarda, profesyonel ekipler tarafından gerçekleştiriliyor. Festival, programındaki konserleri yüksek görüntü ve ses kalitesiyle sanatseverlere ulaştırmayı hedefliyor.

Ludvig van Beethoven’in 250. yaşı kutlanıyor.

Pandemi dönemindeki fiziksel mesafelenme günlerinde tüm destekçileriyle birlikte müziğin birleştirici gücüne inanmayı sürdüren İstanbul Müzik Festivali, 48’inci yılında bir ilki gerçekleştirerek ‘Festival Orkestrası’nı kuruyor. Deneyimli şef Cem Mansur yönetiminde Türkiye’nin en yetenekli genç kuşak müzisyenlerinden oluşacak Festival Orkestrası, müzik yorumuna nitelikli olduğu kadar dinamik ve yenilikçi bir yaklaşım getirecek.

 

“Bosphorus Trio” albümü yayınlandı

Turkish Bosphorus Trios

Bosphorus Trio'nun tamamı Türk eserlerinden oluşan ilk albümü "Turkish Piano Trios"  tüm dünyada müzikseverlerle buluştu.  Özgecan Günöz (keman), Çağlayan Çetin (çello) ve Özgür Ünaldı (Piyano) tarafından kurulan Bosphorus Trio, Türkiye'yi ve Türkiye'nin müzik kültürünü yurt içi ve yurt dışında başarıyla temsil ediyor. Kurulduğu günden beri birçok başarılı konsere imzasını atan Bosphorus Trio'nun ilk albümü dünyanın en büyük klasik müzik plak firmalarından biri olan Naxos tarafından tüm dünyada aynı anda piyasaya verildi.

"Turkish Piano Trios" albümü Türkiye'nin önde gelen bestecileri Ferid Alnar ve Ferit Tüzün'ün trioları, İlhan Baran'ın Dönüşümler isimli Trio'su ve Oğuzhan Balcı'nın bu cd için özel olarak bestelediği Trio no.1 isimli eserlerden oluşuyor. 20. yüzyılın en önemli Türk bestecilerinden olan Ferit Tüzün'ün ve günümüzün önemli bestecilerinden Oğuzhan Balcı'nın trio kayıtlarının dünyada yapılan ilk kayıt olma özelliği yanı sıra piyanolu trio için yazılmış Türk eserlerinin bir kısmının tek bir albümde toplandığı ilk çalışma olması da albümün ilklerinden.

 

KOLEKSİYON TABLOLARIM

Emin dayımın amatör tabloları ve Ressam Füsn Dölek…

Emin Dölek dayımdır; Emlakbank Müdürlüğünden emekli olduktan sonra Karşıyaka’daki mütevazi evine çekildi ve minik köpeğinin yanı başında yıllarca amatör bir hevesle naif tablolar yaptı. Bu tablolar kartpostallara bakılarak yapılan peyzaj denemeleriydi. Bu uğraşıyla avundu, keyiflendi, sigarasını tüttürdü ve son yıllarını sanatla iç içe geçirdi.

Dayımın sevgili küçük kızı, İzmir GF Sanat Galerisi kurucularından Ressam Füsun Dölek

Benim koleksiyonumda dayımın armağanı bir tablo var. İnsanın içini ferahlatan ve çocukluğumuzdaki masal dünyalarına bizi savuran bir çalışma.. Karton üzerine suluboya…

Onu son kez ziyaret ettiğimde bu çalışmasını bana verdi..

Bir süre sonra rahmete erdi…

Dayım Emin Dölek herhalde uyuduğu Foça’da mutludur…

Dayım Emir Dölek’in tablosu

Çünkü küçük kızı Füsun Dölek, sanat dünyamızda önemli bir sanatçı, ressam ve sanat galerisi sahibi oldu. Önce Karşıyaka’da Temizocak Sanat Galerisi yöneticisi oldu, sonra Yıllarca rahmetli ablası Gülgün Orhunöz ile birlikte İzmir Alsancak’ta (GF) Galeri’sini titizlikle çalıştıran dünya tatlısı, melek ruhlu yeğenim Füsun Dölek, tanınmış bir ressam ve sanat etkinlikleri izleyicisidir. Sanatla iç içe bir yaşam sürmektedir.

Dayım, yaşayan kızı Füsun ve vefat eden kızı Gülgün ile mutlaka gurur duyuyordur.. Tıpkı rahmetli anneleri, sevgili yengem Nesrin Dölek gibi…

Benim anne tarafı, epey sanatla iç içe bir kuşaklar yetiştirmiş… Eh bende dayımın evimdeki tablosuna bakıp ölenlere rahmet diliyorum… Ne yazık ki, dayımın erkek evladı Hilmi ile benim sanat becerimiz yok. Biz, ancak balık avlamaktan anlarız… (YAŞAR AKSOY)

Kaynaklar: 1) Dedeleri Hattat Olan Bir Çağdaş Sanatçı “Tanrıçalar Benim Dünyam”, Yaşar Aksoy, Hürriyet Ege, 21.1.2007. 2) Pagonizm’i Tablolarına Yansıtan Ressam: Füsun Dölek, röportaj: Oya Kaya, Diva Magazin.

Bana gelen bir Facebook mesajı:

Bestekar Teoman Önaldı:Sevgili Yaşar bey rahmetli dayınızın tablosu hiç de amatörce yapılmamış. Çok çok güzel. Yakaladığınız balıklardan hiç yemediğim için bir şey söyleyemeyeceğim ama özellikle İzmir’i çok akıcı ve edebi bir uslûpla anlattığınız kitaplarınızı enteresan şiirlerinizi özellikle bestesini yaptığım “İzmirli Hanımefendi”yi bizler unutmadık, dayınıza rahmetler diliyor size sevgilerimi gönderiyorum.(8 Kasım 2016)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay, Zeus Sunağı ile ilgili önemli açıklamalara imza attı. Günay, Ayasofya'nın camiye çevrilmesini hatırlatarak, ''Bunu yapmak ...

Duayen gazeteci Yaşar Aksoy'un Ağustos ayı kültür-sanat yazıları gazetemizde yayınlandı.

Pandemi nedeniyle 13 Mart’tan bu yana dijital etkinliklerle sanatseverlere ulaşmayı sürdüren Zorlu PSM, yeni etkinlik takvimiyle 7 Ekim’de, ''sosyal mesafeli'' olarak ...

Muğla'nın Yatağan ilçesinde bulunan Stratonikeia Antik Kenti'ndeki 1720 yıllık fiyat listesi ilgi topluyor.

Duayen gazeteci Yaşar Aksoy'un Temmuz ayı Kültür-Sanat yazı dizisi gazetemizde.

Arkas Sanat Merkezi, Covid-19 pandemi sürecinde geçici bir süreliğine ziyarete kapattığı ''Ara Güler, Merhaba İzmir!'' sergisinin kapılarını tüm hijyen ve sosyal mesaf...

Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali, 38 film, söyleşi, panel ve atölyelerle online olarak başlıyor. 12 Haziran’da başlayacak festival, 22 Haziran’a ...

Yazarlar
Website Security Test