Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Rahim kanserinden korunmak için HPV Enfeksiyonuna dikkat

6.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Rahim kanserinden korunmak için HPV enfeksiyonuna dikkat. HPV enfeksiyonu nedir? Rahim kanserinden nasıl korunulur?

Dünyada en sık rastlanan rahatsızlıklardan biri olan HPV enfeksiyonu, kişinin yaşam konforunu olumsuz etkilemesinin yanında rahim ağzı kanserine de neden olarak hayati riske yol açıyor. Cinsel yolla bulaşan hastalık virüsü, ilk deneyimini erken yaşta yaşayan ve partner sayısı fazla olan kişilerde daha sık görülüyor. Önlem almanın yolu ise bu konuda bilinçli olmak ve aşı yaptırmaktan geçiyor. Memorial Şişli Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. Miraç Turan, HPV enfeksiyonları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

100’den fazla türü bulunmaktadır

HPV, yani insan papillom virüsü çoğunlukla cinsel yolla bulaşan ve son yıllarda oldukça yaygınlaşan bir virüstür. 100'den fazla türü bulunan HPV yüksek riskli ve düşük riskliler olmak üzere iki grupta toplanabilmektedir. Erkek ve kadınlarda vücudun çeşitli bölgelerinde özellikle genital bölgede siğiller meydana getirerek hayat konforunu düşürdüğü gibi kadınlarda rahim ağzı kanserinin en önemli nedenidir. Bunun yanı sıra ağız kanseri ve penis kanserine de neden olduğu bilinen bir gerçektir. Sosyal etkileri, sağlık probleminden daha fazladır. Hastaların yanlış bilgilendirilmesi, teşhis ve tedavi yöntemlerinin kısıtlı oluşu, tekrarlayabilmesi negatif yanlarıdır. Hastaların iyi yönlendirilmesi, bilgilendirilmesi tedavi seçenekleri kadar önemlidir. 

Her HPV türü belirti vermeyebiliyor

En yaygın bulaşma nedeni cinsel ilişki esnasında  gerçekleşen genital bölgelerin temasıdır. Kondom, korunmak için yeterli değildir çünkü deri temasını tam olarak engelleyemez. İlk teşhis hastanın veya partnerinin şüphesi ile başvurulan doktorun muayenesinde konulmaktadır. Pcr multiplex testi, kadından alınan smear örneğinden yapılan patolojik inceleme en etkin teşhis yöntemidir. HPV genotipleme testi ile HPV pozitif olan hastalarda, virüsün tipi belirlenerek, kanser riskleri ortaya çıkarılabilmektedir. En yaygın ve riskli tiplerine karşı koruma piyasadaki mevcut aşılar ile sağlanabilmektedir. Her HPV türü siğil olarak belirti vermediği için kadınların rutin jinekolojik kontrollerini ve smear testlerini aksatmamaları çok önemlidir. Bunun yanı sıra şüpheli cinsel teması olan bireyler, HPV genotiplendirme testi yaptırarak bu virüsü taşıyıp taşımadıklarını kısa süre içinde öğrenebilirler.

Koterizasyon en sık kullanılan tedavi yöntemi

Bu virüsün tedavisinde kullanılan bir ilaç henüz mevcut değildir. Genital bölgede siğil görüldüğü zamanlarda kozmetik amaçlı veya virüs yükünü azaltabilmek için kullanılan yöntemler vardır. En çok bilinenler krem şeklinde sürülebilen medikal ürünler, kriyoterapi ve en çok kullanılan koterizasyondur. Koterizasyonla siğiller yakılmaktadır. Çok geniş alana yayılan siğiller genel anesteziyle, daha küçük ve az sayıdaki siğiller ise lokal anestezi ile yakılır. Siğillerin yakılması veya dondurulması siğillerin bir daha oluşmayacağı anlamına gelmemektedir. Siğillerin tekrarlaması hastaların bağışıklık sistemi veya virüsün gücüne bağlıdır. Bilinen en iyi çözüm bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirerek virüsün vücuttan uzaklaştırılmasını sağlamaktır. Dünyada bu konuda en yaygın ve bilimsel çalışmalarla desteklenmiş en etkin çözüm mantar içerikli bağışıklık güçlendiricilerin kullanımı olarak kabul edilmektedir.

Aşı ile korunabilirsiniz
Bazı HPV türleri için aşılama yapılabilir. Son yıllarda aşılamanın erkeklere de uygulanabileceğine ilişkin yayınlar çıkmıştır. HPV virüsü bulaşmamış kişilerde aşının kansere karşı koruyuculuğu daha fazladır. Son zamanlarda aşının virüsü öldürebilecek yeteneğinin olduğu gösterilse de tartışmaları devam etmektedir. Cinsel temasın tam veya yüzeysel olması virüsü bulaştırmak için yeterlidir. Kondom kullanmak bulaştırmamak için çok az etkilidir. Kondomun örtemediği genital alandan virüsler bulaşabilir. Son zamanlarda virüsün sadece cinsel yolla değil el teması veya oral seks ile bulaşabileceği anlaşıldı. Ve son yıllarda virüsün kanser yapma sıklığının ve gücünün arttığı bilinmektedir. Virüsün bulaştırılması engellenemez duruma gelmiştir fakat kanser yapıcı etkisinden aşı ile korunulabilir.


Tedavinin başarısı için bağışıklık sisteminizi güçlü tutun

Genital bölgede siğil veya benzeri et benleri tıraş edilmemeli ve doktora başvurmadan önce tüy dökücü krem kullanılmalıdır. Tedavi sonrasında bağışıklık sistemi güçlendirilmelidir. Sigara tüketiminin azaltılması veya bırakılması, gece uykusunun düzenli ve tam olması, su tüketiminin artırılması, cinsel partner sayısının azaltılması, tek eşliliğe geçilmesi, alkol tüketiminin azaltılması gerekmektedir. Genital siğil ile karşılaşıldığında; partnere anlatamamak, cinsel ilişkinin fobiye dönüşmesi, kişinin sağlığı açısından endişe duyması, bilgi eksikliğinden dolayı çevresine zarar verip vermeyeceğini bilememesi, onu anlayacak kişi veya hekimi bulamaması gibi bir takım sosyal problemleri de beraberinde getirmektedir. Hasta kendini rahat hissedeceği ve gizlilik esasının tam bilincinde olunması gereken adresi bulması bu sosyal problemleri aşmasındaki ilk yardımcı etkendir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Sağlıklı nefes alıp vermenin kıymetini biliyor musunuz sorusuna şüphesiz hepimiz ‘evet’ yanıtını veririz. Peki ya sağlıklı nefes alıp vermek için ona gereken özeni gös...

Dr. Sevil Pekmezci dudak damak yarığıyla dünyaya geldi. Uzun yıllar tedavi gördü, pek çok operasyon geçirdi. Bu gün o aynı kendisi gibi bu hastalıkla dünyaya gelenlere...

''Ülkemizde bir yılda doğan bebeklerin yaklaşık yüzde 10’u, prematüre olarak doğmaktadır. Bu bebeklerin büyük bir kısmı ise, bir kilonun altında yani; ‘Aşırı Düşük Doğ...

Günümüzde diyabetli iki kişiden biri hastalığı teşhis edilmeden yaşıyor. O nedenle ebeveynlerin diyabet işaret ve uyarılarını bilmesi çok önemli.

Zatürre; çok yoğun çalışanlar, sık sık yorgun düşenler ya da KOAH gibi solunum ve akciğer sistemini zorlayıcı hastalıklardan mustarip olanların kapısını çalan bir hast...

Türkiye’de organ bağışı konusunda çok yol kat edilmesine karşın birçok şeyin ne yazık ki halen yanlış bilindiğini vurgulayan Prof. Dr. Gürkan Tellioğlu önemli açıklama...

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülseren Sağcan, akciğer kanserine yol açan en büyük etkenin yüzde 90 ile sigara olduğunu vurguluyor. Bu tehlikeli kanser türüne karşı to...

Yazarlar
Website Security Test