Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Bina yıkımları sırasında çıkan toz sağlık için büyük tehdit

10.9.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

TÜSAD Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici, riskli binaların yıkılıp yeniden yapılabilmesi için bir zorunluluk olarak kabul edilen kentsel dönüşümün, sadece inşaat sektörünü değil insan sağlığını da yakından ilgilendiğine dikkat çekti. Mirici, bina yıkımlarının asbest uzaklaştırılmadan ve hafriyat tozlarına karşı gerekli önlemler alınmadan yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Mayıs 2012’de kabul edilen “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” ile birlikte başlayan kentsel dönüşüm başta İstanbul olmak üzere birçok ilimizde devam ediyor. Kentsel dönüşüm genellikle, şehircilik yönü ile öne çıkıyor, çevre ve sağlığa olan etkileri göz ardı edilebiliyor. Kentsel dönüşümün çok yönlü ele alınması gereken bir konu olduğuna dikkat çeken Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici, özellikle asbeste ve hafriyat tozlarına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

TÜSAD Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici

Prof. Dr. Mirici 2010 yılı öncesine ait yapılarda kullanılan asbestli ürünlerin, kentsel dönüşüm sırasında tehlike oluşturduğuna dikkat çekti. Kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılan yapıların dokusunda bulunan asbestin ve ayrıca yıkım sırasında ortaya çıkan inşaat artığı ve toz partikülleri gibi yabancı maddelerin çevreye dağılmasının önemli bir sağlık ve çevre sorunu nedeni olduğunu belirten Prof. Dr. Mirici, bu konuda şu hatırlatmaları yaptı: “Riskli binaların yıkılıp yeniden yapılabilmesi için kentsel dönüşüm bir zorunluluk olarak kabul edilse de, bu sürecin sadece inşaat sektörünü değil, insan sağlığını da yakından ilgilendirdiğini bilmeliyiz. Çünkü, kentsel dönüşüm sürecinde asbest uzaklaştırılmadan ve hafriyat tozlarına karşı gerekli önlemler alınmadan bina yıkıldığı zaman o bölgede yaşayanlar, o bölgeyi güzergah olarak kullananlar ve çalışanlar için ciddi bir sağlık riski oluşuyor. İnşaat tozları hava kirliliğini arttırdığı için astım, alerji ve KOAH gibi solunum hastalıklarını tetikleyebiliyor.”

Havaya saçılan asbest liflerinin solunmasının, pek çok akciğer hastalığının oluşumuna neden olabildiğine dikkat çeken Mirici, şu bilgileri aktardı: “Uzun süreli yüksek seviyeli asbeste maruz kalmak asbestozis (akciğer dokusu içerisinde asbest liflerinin birikmesi), akciğer zarı kanseri ve akciğer kanseri gibi ölümcül hastalıklara yol açabiliyor. Bu nedenle yıkım öncesi binalarda mutlaka asbest kontrolü yapılması gerekiyor. Eğer asbest tespit edilmişse yönetmelik hükümlerine göre bu işin eğitimini almış ekiplerce asbestin uzaklaştırılması sağlanmalı ve ancak ondan sonra binanın yıkımına izin verilmeli. Bu durum toplum sağlığı açısından depreme dayanıklı bina yapmak kadar önemlidir.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Alzheimer hastalığına bağlı beyin hasarının hastalarda ilk belirtilerin ortaya çıkmasından 10-20 yıl önce oluşmaya başladığını biliyor muydunuz? Çağın korkulu hastalığ...

Rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanseri nedir? Belirtileri nelerdir? Önlem alınabilir mi? 20 Eylül Jinekolojik Kanserler Farkındalık Günü için Kadın Hastalıkları ve Do...

Burun tıkanıklığının en önemli sebepleri nelerdir? Hangi durumda doktora gidilmesi gerekir? Burun tıkanıklığı nelere yol açar? Vücut dengesini bozar mı? Soruların ceva...

Diyabet-şeker hastalığından kaçınmanın yolları nelerdir? Diyabetten kurtulmak için neler yapılmalı? Şeker hastalığı nasıl anlaşılır? 2015 yılı verilerine göre tüm düny...

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural anlattı. Dünya genelinde her 9 erkekten birinin hayatı boyunca karşılaştığı prostat kanseri erkekler arasında görülme sıklığı e...

Göz tansiyonunuzu en son ne zaman ölçtürdünüz? Görme kaybına sebep olan glokoma nedir? 40 yaş üzerindekiler dikkat! Göz tansiyonu belirtileri, tedavisi, riskleri neler...

Vücudumuzun en önemli savunma mekanizmalarından biri, hiç kuşkusuz, bağışıklık sistemimizin önemli bir parçası lenf bezlerimizde ve kemik iliğimizde olan lenfositlerdi...

Yazarlar
Website Security Test