Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ketojenik Diyet nedir? Diyet uzmanından uyarılar

7.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son dönemde öne çıkan diyetlerden biri de, yüksek proteinli düşük karbonhidrat içeren ketojenik diyet. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz, ketojenik diyetle ilgili 8 uyarı sıraladı.

İlk defa ketojenik diyeti öneren Dr. Russel Wilder 1921'de çocuklardaki epilepsi ataklarının tedavisi için bu diyeti kullandı. Yapılan çalışmalar sonunda da araştırmaya katılan çocuk hastaların yüzde 60’ında iyileşme veya atakların seyrinde azalma görüldü. O yıllardan günümüze kadar yapılan çalışmalarda da yine benzer sonuçlar elde edildi. Yani aslında ketojenik diyetin asıl çıkış noktasını çocuk hastalarda epilepsi ataklarını azaltmak oluşturuyor.

Yüksek yağ düşük karbonhidrat içeriyor
Aslında gerçek ketojenik diyette günlük tüketilen yağ artırılırken, ortalama protein ve düşük karbonhidrat tüketiliyor. Vücudun metabolik olayları yaşayabilmesi için yüksek oranda yağ tüketilmesi gerekiyor. Tabi ki bu yağların sağlıklı yağlar olan kavrulmamış fındık, badem veya cevizden ya da zeytin, zeytinyağı, avokado, somon, yumurta gibi besinlerden alınması önem taşıyor. Ancak günümüzde ketojenik diyet düşük karbonhidrat yüksek protein gibi anlaşılıyor.

Bu besinlere dikkat etmek gerekiyor
Ketojenik diyette tüketebileceğiniz besinler: Et, tavuk, balık, yumurta, peynir, domates, salatalık, yeşillikler, ıspanak, brokoli, lahana vb gibi karbonhidratı düşük sebzeler.
Ketojenik diyette kaçınılması gereken gıdalar: Şeker ve şeker içeren her türlü gıda, nişastası yüksek olan kök sebzeler (patates, havuç vb), tahıllar (her türlü pirinç, mısır, ekmek vb), meyveler.

Ketojenik diyette bu uyarılara dikkat!
• Kişide yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı ve ağız kokusuna neden olabiliyor.
• Düşük posalı ve yüksek proteinli beslenmek kabızlık sorununa yol açabiliyor.
• Diyet sırasında yetersiz sıvı alımı sonucu vücudun susuz kalması kas krampları ve kalpte ritim bozuklukları gibi birçok yan etkiye neden olabiliyor.
• Meyve ve tahıl grubunun tüketiminin kalkması sonucu vitamin ve mineral kaybı olabiliyor, bağışıklık sistemi zayıflayıp hastalıklara yakalanma sıklığı artabiliyor.
• Ketojenik diyetle ilgili yapılan en uzun yapılan çalışmalar 6 aylık olup, uzun dönem ketojenik diyet yapmanın sonuçları hala bilinmiyor. Bazı çalışmalar uzun dönemde böbrek taşı ve safra taşı oluşumuna, ürik asit artışına ve kireçlenme gibi sağlık problemlerinin olabileceğini gösteriyor.
• Ketojenik diyete başlanmadan mutlaka uzmana danışılması gerekiyor. Bu diyetle ilgili bir endokrinolog, beslenme uzmanı, psikolog ve egzersiz fizyoloğu arasında koordineli ekip çalışması önemli.
• Ketojenik diyete başlandıktan sonra klinik ve biyokimyasal bulgular devamlı kontrol edilmeli; düzenli kan ve idrar tahlilleri yaptırılmalı.
• Yaşlılar, çocuklar, hamileler, emzirenler, insülin tedavisi alanlar ve daha önce metabolik bir hastalığı olanlar bu diyetten kaçınmalı.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgını karşısında, bağışıklık sistemini güçlü tutmak en önemli gündemimizi oluşturuyor. Covid-19 hastaları üzerinde yapılan ar...

Yaşar Üniversitesi MYO Gıda İşleme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, Ramazan Bayramı sonrası rutin yemek düzenine nasıl geçilebileceğini ve bağışıklık sistemini...

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yetim yanlış beslenmeden kaynaklı mide fesadı geçirilebileceğini vurgulayarak, "Evde kalarak kutlayacağımız Ramazan Bayramı’nda şekerli, ağı...

Ramazan ayına girdiğimiz bu dönemde kulak, burun ve boğaz hastalıklarına yakalanmamak için, birkaç önemli püf nokta var diyen İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kula...

Ramazan günlerinin en önemli öğünlerinden biri de sahurdur. Sahurda yenilen yiyecekler gün boyu bizi tok tutması açısından oldukça önemlidir. Peki Ramazan ayında ne ye...

Dünyayı etkisine alan koronavirüsü vücudumuzdan uzak tutmanın öncelikli yolu; sosyal mesafeyi korumaktan ama bir o kadar da bağışıklık sistemimizi güçlü tutmaktan geçi...

Son zamanlarda çoğumuzun dert yandığı bir sorun var; ellerimizde oluşan çatlaklar! El hijyeninin koronavirüsten (Covid – 19) korunmamızda kilit rol üstlendiğini artık ...

Yazarlar
Website Security Test