Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yürürken ayağınıza aniden ağrı giriyorsa dikkat

10.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yolda yürürken bacağınızda aniden oluşan ağrı nedeniyle yürüyemez hale gelip dinlenme ihtiyacı hissediyor musunuz? Veya egzersiz yaparken ayaklarınızda, baldırlarınızda ya da kalçalarınızda ağrı gelişiyor mu? Dinlendikten 3-5 dakika sonra bacaklarınızdaki ağrı geçiyor, ancak tam da yürümeye başladıktan sonra yeniden başlıyor mu? Yürüyüş artık sizin için zorlu bir mücadeleye mi dönüştü?

Yanıtınız ‘evet’ ise dikkat, yaşadığınız bu sorunun nedeni, yaşam kalitesini düşürmesinin yanı sıra ciddi komplikasyonlara neden olabilen ‘periferik arter’ hastalığı olabilir! Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz bu nedenle egzersiz yaparken veya yürürken bacaklarınızda ağrı geliştiğinde mutlaka bir kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurmanız gerektiği uyarısında bulunarak, “Tedavi edilmediğinde hayatı tehdit edecek kadar ciddi sorunlar oluşturabilen bu hastalık aslında günümüzde ameliyata bile gerek kalmadan tedavi edilebiliyor. Hastalar ağrısız, aktif bir yaşam sürebiliyorlar. Yeter ki zamanında hekime başvurulsun” diyor.

Vitrin hastalığı yürütmüyor, baktırıyor
Kladikasyo intermittant genellikle egzersiz sırasında bacak atar damarlarına çok az kan akışının neden olduğu bir belirti. Hastalar bacak atar damarlarındaki darlıktan dolayı yürüme esnasında oluşan ağrı nedeniyle durup, dinlenme ihtiyacı hissediyor. Bu esnada mağaza vitrinlerine baktıkları için de tıbbi ismi "kladikasyo intermittant" olan bu bulguya "vitrin hastalığı" da deniyor. “Kladikasyo intermitant” teknik olarak “periferik arter” hastalığının bir belirtisi. Potansiyel olarak ciddi, ancak tedavi edilebilir bir dolaşım problemi olan periferik arter hastalığı bacaklara kan akışını sağlayan damarların daralması nedeniyle gelişiyor. Uzuvlara kan sağlayan damarlar, genellikle ateroskleroz, bir başka deyişle damar sertleşmesinin sonucu olarak zarar görüyor. Ateroskleroz, atardamarların herhangi birinde, özellikle kalpte gelişiyor. Bacakları etkilerse bu tabloya “periferik arter hastalığı” deniyor. Bacak kasları yeterince oksijenli kan alamayınca ağrı gelişmeye başlıyor.

İstirahat halinde bile ağrı oluşabiliyor
Bu tabloda damar daralması veya hasarının olduğu bölgelere bağlı olarak ayaklarda, baldırlarda veya kalçalarda ağrı ya da rahatsızlık hissi gelişiyor. Bu ağrı istirahat halinde geçebiliyor, ancak darlık ilerledikçe otururken veya uzanırken bile bacaklarda ağrı oluşabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz ciltte solukluk veya ülserasyonların da periferik arter hastalığının diğer önemli belirtilerini oluşturduklarını belirterek, “Kan akışı ciddi şekilde azalırsa istirahat halinde bile hissedilen ağrının yanı sıra parmaklarda morarma ve ayaklarda soğukluk gelişebiliyor. Ayrıca alt bacaklarda, ayaklarda, ayak parmaklarında yaralar çıkabiliyor. Şiddetli periferik arter hastalığı cilt yaralanmaları ile ülserlerin zor ve geç iyileşmesine neden olabiliyor. Bu yaralar ve ülserler kangren geliştirebiliyor ve uzvun kesilmesine yol açabiliyor” diyor.

Hatalı alışkanlıkları değiştirmek şart 
Tedavide hedef; hastalığın kötüye gitmesini önlemek ve yakınmaları azaltmak. “Damarlara zarar veren plaklar genellikle sağlıksız yaşam tarzının bir sonucudur” diyen Doç. Dr. Ahmet Arnaz “Dolayısıyla sağlıksız alışkanlıkları durdurmak ve sağlıklı olanları benimsemek tedavinin ilk adımlarını oluşturuyor. Sigarayı bırakmak, düzenli egzersiz yapmak ve ideal kiloda kalmak çok önemli. Özellikle de diyabet bu hastalık için büyük bir risk oluşturuyor. Bu nedenle başta kan şekeri olmak üzere, kolesterol ve kan basıncı değerlerinin de kontrol altında olmaları büyük önem taşıyor. Bunlara ek olarak kan sulandırıcı ilaçlar da düzenlenebiliyor” diyor.

Ameliyatsız tedavi edilebiliyor
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz tanı konulduktan sonra anjiyoplasti yöntemine ihtiyaç duyulabileceğini belirterek “Bu yöntemde; kan damarlarından geçen ve ucunda dolaşımı iyileştirmeye yardımcı olabilecek şişirilebilir bir balonu olan dar bir tüple, hasarlı damarlar genişletiliyor. Damarı açık tutmak için arterin içine stent yerleştirebiliyor. Tedavide ilaçlar ve anjiyoplasti yöntemi kombine de edilebiliyor. Son dönemdeki gelişmeler sayesinde anjiyoplasti gibi katater yöntemiyle her türlü damar hastalığı ameliyatsız tedavi edilebiliyor” diyor. Bazı durumlarda ise hem anjioplasti hem açık ameliyat tercih ediliyor. Ameliyatta; kladikasyo intermitanta neden olan damarı değiştirmek için vücudun başka bölgesinden sağlıklı bir kan damarı alınıyor ve sorunlu bölgeye aktarılıyor. Bu ameliyat kanın tıkalı veya daralmış arter çevresinde akmasına olanak sağlıyor.

Risk faktörleri neler?
• Sigara tüketimi
• Yüksek kolestorol
• Yüksek tansiyon
• Obezite (30 üzerinden vücut kitle indeksi)
• Diyabet
• 70 yaşından büyük olmak. Ancak sigara içiyorsanız veya diyabet hastasıysanız risk 50 yaşından sonra başlıyor.
• Aile öyküsünde ateroskleroz, periferik arter hastalığı veya kladikasyo intermitant olması.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Corona Virüsü nedir? Nasıl ortaya çıktı? Corona Virüsü belirtileri nelerdir? Corona virüsü için aşı var mı? Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. ...

UDOFED Genel Başkanı Mehmet Mercan, ucuz dönerler ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Mercan, bir dönerin fiyatının ne kadar olacağından, kaç saat ateşin önünde durma...

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Funda Öztürk, kışın sağlıklı hamilelik için altın kurallar verdi.

Pediatrist Dr. Can Özoğlu, çocuklarda ilk iki yaşta en sık görülen hastalığın üst solunum yolu enfeksiyonu olduğunu, ikinci sırada ise orta kulak iltihabının yer aldığ...

Greenpeace Akdeniz’in, Gıda Mühendisi Bülent Şık ile birlikte 90 adet domates, salatalık ve biber örneğini inceleyerek hazırladığı ''Soframızdaki Tehlike: Pestisit'' r...

Yaşar Üniversitesi MYO Gıda İşleme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, çocuklukta edinilen beslenme alışkanlıklarının yetişkinlik dönemindeki beslenme düzeni üzer...

Hepimiz canı bazen çikolatayı, bazen kahveyi, bazen tuzlu besinleri daha çok ister. Bazı dönemler bazı besinleri nedensiz yere daha fazla tüketiriz.

Yazarlar
Website Security Test