Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Salgın biterken yeni ve mutlu bir dünya

31.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yazarımız ve yayın kurulu üyemiz Dr. Zeki Hozer, 2021 yılıyla ilgili beklentilerini kaleme aldı.

İnsanlık Tarihinden 2020 yılı elbette yok sayılamaz ama tüm Dünyayı etkisine alan salgının artık son aylarını yaşıyoruz.2021 yılı tüm kayıpların kompanse edildiği bir yıl olacak.

Küresel sağlık krizinin şekillendirdiği psikososyoekonomik kaos geride kalırken elbette önce siyasal ve toplumsal yaşama büyük bir belirsizliğin hakim olacağı bir periyot ve hemen arkasından da tüm sektörlerin zirve yapacağı kontrolsüz bir canlanmanın olacağı öngörüsü bir kehanet olmayacaktır.

Kitlesel bazda iki önemli gelişme benim için çok güzel bir gözlem oldu. Artık herkes bilim adamlarına kulak vermekte, gerek ülkemizde gerekse dünyada her gün bilim kurulları, öğretim üyeleri ya da seçkin teknotratların yapacağı açıklamalara odaklanıldı. Bu durum da özlediğimiz ve bilimin referans olduğu bir dünyanın müjdecisi. Bir diğeri de haklı olarak Connecticut Üniversitesi Yapay Zeka, Zihin ve Toplum Grubu Direktörü Susan Schneider’ın da vurguladığı gibi “birçok sektörde online çalışılmasının mümkün olduğu bir altyapının yaşayarak görülmesi” gerçeği. Öyle ya, çalışanlarının her gün evle iş arasında gidip gelirken yolculukta bir iki saat mutsuz olmasının gerekli olmadığını öğrendik.

Herhalde şubat sonundan itibaren pandemi sonrasının ekonomik ve siyasi durum tespiti ile modelin değişiklikleri ve güncellenmelerinin gerekeceği 2-4 aylık bir dönem yaşayacağız.200 nanometrelik bir virüsün devasa sistemleri tarumar etmesi ya da farklı bir bakışla kurduğumuz sistemlerin korunamaması yeterince dehşet verici bir ders oldu. Lokal mikro olası pandemi odakların erken ve etkin bir eylem planı kapsamında hızla ele alınıp problemin kaynağında yok edilmesinin önemi açığa çıktı. Herkes ülkelerinin zenginliği ile kurtulamadığını ve fakir ülkeler ile aynı teknede bulunduğunun farkına bir kez daha vardı. Kaçacak hiçbir yer yoktu. Refahın daha adil dağıtıldığı ve demokratik bir dünyaya doğru her zamandan daha fazla umut söz konusu. Evet değişim çok hızlı olmayacak ama bugüne kadar hayata geçmesini imkânsız gördüğümüz politikalar ve uygulamalar artık daha kolay ve işbirliği zemininde hayat bulacaktır. Sağlığın bir kamu hizmeti kapsamında herkese eşit ve adil sunulduğu,  evrensel temel gelir düzeylerinin küresel bir fon düzleminde tanımlandığı, zenginlerden çok daha yüksek gelir vergiler alınarak eşitsizliklerin önlendiği ve genel olarak gezegenimizdeki Kuzey-Güney arasındaki makasın daraltıldığı bir dünyaya evirileceğiz.

Mekanik ilişkiler ile devasa alışveriş merkezlerinden “out”, açık ve yeşil alanlarda daha sosyal yaşam biçimlerinin ‘in’ olduğu bir hayat bizi bekliyor. Son 9 aydır ekonomik faaliyetlerin azalması sonucunda küresel sera gazı emisyonlarında yüzde 16'lık bir düşüş bile kayda değer bir gelişme. Ülkeler arasındaki zayıf dayanışmanın yerine kıtalararası işbirliğinin katlanarak arttığı bir dünya kapıda…

Küresel iklim değişiklikleri ile mücadele, habitat daralmasının ortadan kaldırılması herkesin radarında. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini hatırlıyor musunuz?! Herkesin eşit, doğumuyla birlikte haklarının olduğu ve zenginliğin adil dağıtıldığı alt maddelerini!? Hani “Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir” der... Bu düşleri gerçekleştirmek mümkün artık…

Pandemi sonrası için kötümser senaryolar dâhilinde ifade edilen milliyetçiliğin yükselmesi, ekonomik krizin sosyal buhranlara yol açacağı korkularını dağıtmanın zamanı geldi. Elbette, geleceği öngörmek her zaman kolay değil. Postpandemi döneminde her türlü trend ve veriyi analiz edip olası tüm senaryoları gözden geçirdiğimizde, insanlık tarihi pandemi zamanlarının karanlığını yaşasa da, 2021 yılında güzel bir Dünyanın inşa edildiğini hep beraber göreceğiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Tarım ve Orman Bakanlığı, GDO’lu (genetiği değiştirilmiş organizma) 2 soya ve 1 mısır genine hayvan yemlerinde kullanılması şartıyla 10 yıl süreyle onay verdi.

Özel Sağlık Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Koray Atila, hastalığın tedavisinde tüp mide ameliyatının yanı sıra hastanın psikolojik olarak da ameliyat öncesin...

Geçirgen bağırsak sendromu, baş ağrıları, yorgunluk, uyku bozukluğu gibi belirtilerle kendini gösteriyor.

Aşırı iyod alımı tiroid işleyişini bozabilir, tiroidin az çalışmasına (hipotiroidi) ya da aşırı çalışmasına (hipertiroidi) neden olabilir.

İzmir'de koronavirüse karşı koruma sağlamak amacıyla EÜ Aşı ve Araştırma Geliştirme Grubunun yürüttüğü çalışmalarda geliştirilen 2 prototip aşı örneğinin hayvan deneyl...

Saatlerce bacak bacak üzerine atarak veya dizleri kırıp üzerine oturma gibi pozisyonlar sinir hasarlanmasına yol açıyor.

Yazarımız ve yayın kurulu üyemiz Mahmut Tolon, 2021 yılından beklentilerini kaleme aldı.

Yazarlar
Website Security Test