Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İzmir'de korona virüs aşısı için yeni umut

12.1.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir'de koronavirüse karşı koruma sağlamak amacıyla EÜ Aşı ve Araştırma Geliştirme Grubunun yürüttüğü çalışmalarda geliştirilen 2 prototip aşı örneğinin hayvan deneyleri sonuçlandı.

EÜ İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma Uygulama Merkezi (ARGEFAR) bünyesinde, koronavirüse karşı koruma sağlamak amacıyla EÜ Aşı ve Araştırma Geliştirme Grubunun yürüttüğü çalışmalarda geliştirilen 2 prototip aşı örneğinin hayvan deneyleri sonuçlandı. Buna göre, fareler üzerinde denenen aşı prototipi, deney hayvanlarında hücresel ve salgısal bağışıklığı kuvvetli uyardı. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) desteklediği Aşı ve Araştırma Geliştirme Grubunu ziyaret eden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, EÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mert Döşkaya’dan çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

İNSAN ÜZERİNDE DENENECEK

Faz-1 olarak adlandırılan bu aşamada aşının insana zarar verip vermediğinin belirleneceğini dile getiren Rektör Budak, “Korona virüsün yayılmaya başlamasının hemen ardından, zaten aşılar üzerine yıllardır çalışmalar yürüten Mert hocamız ve ekibi, korona virüse karşı da aşı geliştirmek üzere çalışmalarına başladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı koordinesinde Ege Üniversitesi olarak Ar-Ge grubumuz önemli bir aşama tamamlanmış oldu. Bilim insanlarımız hayvan deneylerinde başarılı bir sonuç elde etti ve kısa süre içinde klinik deneylere başlayacak. Devletimizin desteği bilim insanlarımızın gayretleriyle üniversitemizde verimli bir çalışma yürütülüyor. Üniversitemizde yerli ve milli aşı geliştirilmesi anlamında böyle bir çalışmanın yürütülüyor olmasından gurur duyuyoruz. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu çalışmalar hem korona virüse karşı hem de gelecekte yaşanabilecek benzer salgınlara kısa sürede koruyucu aşı geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.

“EGE’DE AŞI MERKEZİ KURMAK İSTİYORUZ”

EÜ’nün deneyimli ve donanımlı bilim insanlarının bu alanda daha çok bilimsel araştırma üretebilmeleri için EÜ’de bir aşı merkezinin kurulmasını istediklerini Yükseköğretim Kurulu (YÖK) nezdinde başvurularının bulunduğunu sözlerine ekleyen Rektör Budak, “Ege Üniversitesinde bir aşı merkezi kurmak istiyoruz ve bu konuyla ilgili de girişimlerimiz devam ediyor. Bu alanda yetişmiş ve önemli çalışmalara imza atmış bilim insanlarımızın, virüslere karşı aşı çalışmalarını bir çatı altında toplamak istiyoruz. Bilim insanlarımızın, bilimsel araştırmalar anlamında ülkemize ve milletimize daha fazla katkı sağlayabilmesi için böyle bir merkezin devletimiz tarafından üniversitemize kazandırılacağına inancım tam. Korona virüse karşı aşı çalışmalarında yer alan bilim insanlarımıza teşekkür ediyor, kendilerine başarılar diliyorum. Biz her zaman onların yanındayız” diye konuştu.

HAYVAN DENEYLERİNDE 2 PROTOTİP BAŞARILI OLDU

DNA aşısının yüksek biyoteknolojik bir aşı tekniği olduğunu kaydeden Aşı ve Araştırma Geliştirme Grubundan EÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mert Döşkaya, “Korona virüse karşı 4 farklı prototip geliştirdik. Hayvan deneylerinde elde etmek istediğimiz çıktılara ulaştık. Geliştirdiğimiz 2 aşı prototipi, deney hayvanlarında kuvvetli hücresel ve salgısal bağışık yanıtı uyardı. Şimdi klinik aşamaya geçeceğiz, bununla ilgili hazırlıklarımızı tamamlamak üzeriyiz” dedi.

İNSANA ZARAR VERİP VERMEDİĞİ BELİRLENECEK

Hayvan deneylerinde elde edilen başarının ardından geliştirdikleri aşının insanlar üzerinde deneneceğini belirten Doç. Dr. Döşkaya, “Prototipini geliştirdiğimiz aşıdan şu anda büyük ölçekte geliştiriyoruz. Yasal otoriteye dosyamızı sunup onay alacağız. Klinik deney aşamasının ilki olan Faz-1’de geliştirdiğimiz aşı, gönüllüler üzerinde denenecek ve aşının insana zarar verip vermediğini inceleyeceğiz. Olumsuz bir sonuç beklemiyoruz ancak bir aşı ya da ilaç geliştirmek kolay değil bunun birçok aşaması var. Bu da o aşamalardan birisi” diye konuştu.

MUTASYONA KARŞI HIZLI ÇÖZÜM

DNA aşılarının yüksek biyoteknolojik ürünler olduğunu için geliştirilmesinin zor olduğunu ifade eden Doç. Dr. Döşkaya, “Ancak bir kez geliştirdiğinizde ‘Suş’ diyoruz, yani virüs farklılaşırsa çok kısa sürede ve hızlı bir şekilde aşıyı yeni virüse karşı uyumlu hale getirebiliyorsunuz. Kolay ve ucuz üretilebilir olmasının avantajları var. Zorlu süreçte bizlere destek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi. (Kaynak: Egeajans)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Tarım ve Orman Bakanlığı, GDO’lu (genetiği değiştirilmiş organizma) 2 soya ve 1 mısır genine hayvan yemlerinde kullanılması şartıyla 10 yıl süreyle onay verdi.

Özel Sağlık Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Koray Atila, hastalığın tedavisinde tüp mide ameliyatının yanı sıra hastanın psikolojik olarak da ameliyat öncesin...

Geçirgen bağırsak sendromu, baş ağrıları, yorgunluk, uyku bozukluğu gibi belirtilerle kendini gösteriyor.

Aşırı iyod alımı tiroid işleyişini bozabilir, tiroidin az çalışmasına (hipotiroidi) ya da aşırı çalışmasına (hipertiroidi) neden olabilir.

Saatlerce bacak bacak üzerine atarak veya dizleri kırıp üzerine oturma gibi pozisyonlar sinir hasarlanmasına yol açıyor.

Yazarımız ve yayın kurulu üyemiz Dr. Zeki Hozer, 2021 yılıyla ilgili beklentilerini kaleme aldı.

Yazarımız ve yayın kurulu üyemiz Mahmut Tolon, 2021 yılından beklentilerini kaleme aldı.

Yazarlar
Website Security Test