Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Akciğer kanserine alternatif yöntem

19.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Göğüs Cerrahisi Profesörü Gökhan Yuncu, akciğer kanserinde kapalı ameliyat yönteminin, ileri yaşlardaki veya nefes darlığı, obezite ve ilave hastalıklara sahip hastalara, daha az komplikasyon ve daha çabuk iyileşme oranları ile cerrahi tedavi şansı verdiğini söyledi.

Tıbbi teknolojinin gelişmesi ile minimal invaziv cerrahi yöntemlerin (küçük deliklerden yerleştirilen kamera ve el aletleri aracılığıyla yapılması) giderek daha fazla kullanıldığını belirten İzmir Kent Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yuncu, kapalı yöntemin akciğer kanseri tedavisinde kullanılmasının önemine dikkat çekti. Yöntemin ilk kez kadın doğum uzmanlarınca kullanılmaya başlandığını, onları genel cerrahlar ve diğer cerrahi branşların izlediğini kaydeden Prof. Dr. Yuncu, şöyle konuştu: “Yüksek çözünürlüklü, hatta 3 boyutlu görüntüler elde edilmesi ile çok daha küçük kesilerden uygulanan kapalı operasyonlar ile akciğer kanseri ameliyatları daha az travmatik ve daha güvenli olarak yapılmaktadır. Bu yöntemler sayesinde, hastalar daha büyük ameliyatları, açık ameliyatlara göre daha iyi tolere edebilmektedir. Eskiden ameliyat edilemeyecek olan yüksek riskli hastalar, akciğer kanserinin yegâne tedavi şansı olan cerrahi tedaviden yararlanma şansına kavuşmaktadır. Örneğin; KOAH ve nefes darlığı olan, solunum kapasitesi sınırda olan hastalar, kapalı ameliyatlar ile ameliyat sonrası kısa sürede nekahet dönemini atlatmaktadırlar.”

EVRE 1 VE EVRE 2 AKCİĞER KANSERİ

Evre 1 ve Evre 2 akciğer kanserinde, standart tedavi olan lobektominin, (lobun çıkarılması) açık veya kapalı ameliyatlarla yapılabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Yuncu, iki yöntemin avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırarak, “Açık ameliyatlar, torakotomi denilen göğüs kafesinin yan tarafından, kaburgaların arasından yapılan kesi içinden gerçekleştirilir. Kaburgalar metal bir ekartör yardımı ile açıldığından, kaslar kısmi olarak kesildiğinden, ameliyat sonrası ağrı ve solunum fonksiyon kaybı daha fazla olur. Bu da hastanın nekaheti ve günlük işlerine dönmesi için belli bir süre gerektirir. Kapalı ameliyatlarda, daha küçük kesiler yapıldığından ve metal ekartör kullanılmadığından, kas hasarı ve travma minimaldir. Erken dönemde ağrı ve solunum fonksiyon kaybı ve komplikasyon oranı daha az olur, böylece hasta daha kısa sürede iyileşir. Bu da daha kısa süre hastane yatışına neden olur. Hastalar günlük hayatlarına daha çabuk döner. Bu avantajları sayesinde kapalı yöntem ciddi bir tercih nedeni.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı Dr. Melih Cevdet Çetinkaya: ''Prematüre bebeklerin hayatları çok ince bir çizgide ilerler. Prematüre bebeklerin hayatta hastalıkla...

Kırmızı et böbrek taşı yapar mı? Böbrek taşı tedavisi yeni gelişmeler. Böbrek taşı korunma yolları nelerdir? Böbrek taşı oluşmaması için neler yapmak gerekir?

Sağlık harcaması 2017 yılında yüzde 17,4 oranında artarak 140 milyar 647 milyon TL olarak gerçekleşti.

Parkinsona çare bulundu. Türkiye Cumhuriyeti'nin unutulmaz başbakanı Bülent Ecevit'ten, efsanevi Boksör Muhammed Ali'ye kadar bir çok ünlü'nün de aralarında olduğu Par...

Hemofili tedavisindeki yenilikler hastalara umut verirken, hemofilide tedaviyi aksatmayan genç hastalar diledikleri gibi aktif olarak hayata katılabiliyor.

Diyabet nedir? Diyabet belirtileri nelerdir? Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Müyesser Saykı, diyabet hastası olan 2 kişiden birinin hasta olduğunu bilmediğini söyledi.

Türk Tabipler Birliği'nin internet sitesinde yayınlanan habere göre AKP Hükümetinin meclisten geçirmek istediği yeni yasa teklifinin Türkiye Cumhuriyeti tarihinin sağl...

Yazarlar
Website Security Test