Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Uykusuzluk alzheimer ve depresyona neden olabilir

5.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Uykusuzluk, uykuya dalamama ya da uykuya daldıktan sonra çabuk uyanma psikiyatrik ya da nörolojik sorunların habercisi olabilir.

Özellikle depresyon, Alzheimer ve Parkinson’da uykuya dalma ve sürdürme bozukluğu görülebileceğini belirten uzmanlar, uyku sorunlarında kişiye özel tedavinin önemini vurguluyor. Uzmanlara göre yatmadan kısa süre önce çay ve kahve tüketmekten kaçınmak, yatağa elektronik cihaz sokmamak gerekiyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Barış Metin, uykusuzluğun psikiyatrik ve nörolojik hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi.

Uyku ihtiyacı herkese göre farklı
Uykusuzluğu “uykuya dalma ihtiyacı olmasına karşın uykuyu başlatamama veya uykuya daldıktan sonra çabuk uyanma” şeklinde tanımlayan Doç. Dr. Barış Metin, “Sağlıklı bir insanın kendine özgü bir uyku süresi vardır. Bu süre genelde 8 saatken kişiden kişiye fark edebilir. Bazı kişiler 5 saatlik uyku ile dinlenebilirken, bazı kişiler 10 saatlik uykuya ihtiyaç duyabilir” dedi.

Teknoloji uykusuz bırakıyor
Uykusuzluğun çok farklı nedenleri olduğunu belirten Doç. Dr. Barış Metin, teknoloji kullanımının uykusuzluğa yol açan sebeplerden biri olduğunu söyledi. Doç. Dr. Barış Metin, şunları söyledi:
“Örneğin yaşlılarda en sık gördüğümüz durum yaş ile birlikte uyku süresinin kısalmasına bağlı uykudan çabuk uyanmadır. Gençler de bilgisayar başında çok vakit geçirerek kendilerini uykusuz bırakabilmektedir. Huzursuz bacaklar sendromu dediğimiz rahatsızlık geceleri bacaklarda huzursuzluk, ağrı ve hareket ettirme isteği ile kendini gösterip uykuya dalmayı güçleştirebilir.

Uykuya dalamama depresyon habercisi olabilir
Bazı hastalar da uykuya dalmak için aşırı çaba harcayıp aslında bilmeden uykuya dalmalarını güçleştirebilmektedir. Birçok psikiyatrik rahatsızlıkta, özellikle depresyonda uykuya dalma ve sürdürme bozukluğu görülebilir. Aşırı kahve tüketimi ve uyarıcı içeceklerin kullanımı da uyku bozukluğu yapabilir. Bunların yanında uykuda solunum bozukluğu olan hastalar bazen nefes alamamaya bağlı uykudan zamansız uyanmalar yaşayabilir.”

Uyku bozukluğunun altında hastalık yatabilir
Uykusuzluğun nörolojik bir hastalığın habercisi de olabileceğini ifade eden Doç. Dr. Barış Metin, “Alzheimer ve Parkinson hastalıklarında sıklıkla uyku bozuklukları görülüyor. Bunların yanında huzursuz bacaklar sendromu ve nöropati dediğimiz sinirleri etkileyen bazı hastalıklar uykuya dalmayı engelleyebilir. Uyku bozukluğu olan kişilerin bu nedenlerle nörolojik açıdan ayrıntılı incelenmeleri gerekir” uyarısında bulundu.

Uyku hijyeni için bu önerilere dikkat
Doç. Dr. Barış Metin, sağlıklı bir uyku için yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:
“Her gün genelde aynı saatte yatağa yatmak, akşamları uyarıcı gıdalarda kaçınmak, akşam yemeği ve sonrasında sindirimi zor gıdalardan kaçınmak, ışıklı bir ortamda uyumamak, yatakta cep telefonu tablet ve bilgisayarlara bakmamak uyku hijyeni kuralları arasındadır ve sağlıklı bir uyku uyumamıza yardım eder. Bunların yanında bazı insanlar gündüz küçük kestirmeler yapar ve bu gece uyumakta zorlanır. Gece uykusuzluk sorunu varsa gündüz küçük uykulardan kaçınmak gerekir.”

Geç saatte çay ve kahve içmeyin
Beslenme ve uyku arasındaki bağlantıya da dikkat çeken Doç. Dr. Barış Metin, “Özellikle çay ve kahve gibi uyarıcı gıdalar günün geç saatlerinde alındıklarında uykuyu bozabilir. Bunun yanında yağlı ve baharatlı gıdalar da sindirim sorunlarına ve reflüye yol açarak uyku kalitesini bozabilir. Sağlıklı bir uyku için yatağa boş mide ile gitmek daha iyidir. Ancak bazen uyumak için bir bardak ılık süt faydalı olabilir” tavsiyesinde bulundu.

Uyku tedavisi kişiye özel olmalı
Uykusuzluğun birçok nedene bağlı gelişebilen bir durum olduğunu belirten Doç. Dr. Barış Metin, “Bu nedenlerin hepsinin tedavisi bulunmaktadır. Uykusuzluk yaşayan bir birey uyku sağlığı, nörolojik ve psikolojik rahatsızlıklar ve genel tıbbi durum açısından ayrıntılı incelenmelidir. Bütün uykusuzluk çeken insanlara tek bir tedavinin iyi gelmesi mümkün olmadığından kişiye özel tedaviler geliştirilmelidir” diye konuştu.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı Dr. Melih Cevdet Çetinkaya: ''Prematüre bebeklerin hayatları çok ince bir çizgide ilerler. Prematüre bebeklerin hayatta hastalıkla...

Kırmızı et böbrek taşı yapar mı? Böbrek taşı tedavisi yeni gelişmeler. Böbrek taşı korunma yolları nelerdir? Böbrek taşı oluşmaması için neler yapmak gerekir?

Sağlık harcaması 2017 yılında yüzde 17,4 oranında artarak 140 milyar 647 milyon TL olarak gerçekleşti.

Parkinsona çare bulundu. Türkiye Cumhuriyeti'nin unutulmaz başbakanı Bülent Ecevit'ten, efsanevi Boksör Muhammed Ali'ye kadar bir çok ünlü'nün de aralarında olduğu Par...

Hemofili tedavisindeki yenilikler hastalara umut verirken, hemofilide tedaviyi aksatmayan genç hastalar diledikleri gibi aktif olarak hayata katılabiliyor.

Diyabet nedir? Diyabet belirtileri nelerdir? Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Müyesser Saykı, diyabet hastası olan 2 kişiden birinin hasta olduğunu bilmediğini söyledi.

Türk Tabipler Birliği'nin internet sitesinde yayınlanan habere göre AKP Hükümetinin meclisten geçirmek istediği yeni yasa teklifinin Türkiye Cumhuriyeti tarihinin sağl...

Yazarlar
Website Security Test