Facebook ta paylaştweet le

Seferihisar yolunda, Bademler Doğal Yaşam Köyü…

22.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Köyün sahibi Bademler Tarım Kalkınma Kooperatifi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sever, “Bademler Doğal Yaşam Köyü tarımı deneyimleyerek öğretiyor; Tıpkı Köy Enstitüleri gibi…” diyor.

İzmir’in Urla ilçesi sınırları içinde yer alan Bademler Köyü’nü bilmeyenimiz yoktur. Tiyatrosu, kültürel zenginlikleri ve tabii “Susuz Yaz” filmi ile…

Köyler arasında ilk tiyatro sahnesine, ilk oyuncak müzesine sahip olan Bademler’in kooperatifçilik anlamında da İzmir’in ilklerinden olduğunu biliyor muydunuz? Daha kooperatifçilik yasası yokken kooperatifleri varmış. Köy halkının kültürel mirası ve dinamikleriyle bir kooperatif ihtiyacı doğmuş. Kooperatifin kuruluşuyla işi çok zahmetli, kazancı az olan tütüncülükten bir alternatif olarak seracılığa geçilmiş.

Kooperatif öncelikle kendi seralarını kurarak yol göstermiş köyün tarım emekçilerine. Bir dönem kapanma tehlikesi yaşasa da küllerinden yeniden doğmuş. Yelpaze git gide genişlemiş, açıldıkça yeni renkler ve desenler çıkmış ortaya. Ve Doğal Yaşam Köyü olmuş, koskoca atıl arazi.

 

İzmirlileri bekleyen cennet…

Doğal Yaşam Köyü’nün kapısından içeri girdiğiniz andan itibaren çiçeklerle bezeli bir cennete adım atıyorsunuz. Art arda kardeşçe dizili seralar, içinde renk renk, çeşit çeşit süs bitkileri, meyve fidanları yer alıyor. Kafeteryası ve satış alanında sadece kooperatif ürünleri satılıyor, doğal, taze ve güvenli gıda… İlerlediğinizde zeytin ağırlıkta olmak üzere çeşit çeşit ağaçlar... Yeşilin kucağındayız, turp otları çiçek açmış. Sarı yeşil bir uyumla kucaklıyor bizi doğa. Ardından bungalovlar geliyor. Ahşap şirin mi şirin konaklama alanları. Doğanın kucağında. Gölet’e doğru ilerlerken barınakta kalan hayvanlarla selamlaşıyoruz. Ve gölet! Kelimelerle tarif edilemeyecek güzellikte. Çevresinde kamp kurulabiliyormuş, konaklayanlar dilerse kitap okuyor, dilerse sohbet masalarında çaylarını, kahvelerini içiyor, dilerse yürüyüş yapıyor, dilerse de hiçbir şey yapmadan doğanın keyfini sürüyorlarmış. Tabii bunlarla sınırlı değil, gıda atölyesi, tahtacı atölyesi, dokuma atölyesi, çok amaçlı etkinlik yapılacak yörük çadırı…

Çok İzmirli “Seferihisar yolundaki” bu cenneti bilmiyor. Ve bu cennet İzmirlileri bekliyor, özellikle hafta sonları; “Kahvaltıya buyrun!..”

“Tam da doğada tarımı deneyimleyerek, uygulayarak yaşayacak, öğrenecek bir ortam yaratıldı. Tıpkı köy Enstitüleri gibi…” diyen Bademler Tarım Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sever, Doğal Yaşam Köyü’nün hikâyesini anlattı.

 

Öncelikle sizi tanıyalım…

Bademlerliyim, öğretmen emeklisiyim. Çocukların en sevdiği branşın öğretmeniyim: Beden Eğitimi. Bademler köyünde doğdum. Tütün tarlasında büyüdüm. Tütüncülük bitince de seracılık diğer ismiyle örtü altı tarım yapan üretici bir ailenin çocuğuyum.

 

“Biz bu çocuğu doğurduk”

 

Doğal yaşam fikri nasıl doğdu?

Burası toplam 315 dekar bir arazi. Bunun en az 250 dekarı atıldı. Burayı ne yaparız diye düşündük. İleride buranın kooperatifin bir değeri olarak kalabilmesi, kentin yapılaşmasına kurban gitmemesi için… Doğal Yaşam Köyü adı altında bir yere dönüştürelim istedik. Şu an yaptığımızın ana taslağı diyebileceğim bir proje gelişti. İyi de biz bunu nasıl yapacağız, paramız yok, pulumuz yok. 2012-2013 yıllarında buraya bir hobi bahçesi yapmayı düşündük. O zamanlar yanlış olduğunu bilmiyorduk, sonra öğrendik. Yollarını bile yapamayız, bırakın su düzenini yapmayı. Velhasıl bu güzel proje bizde uhde olarak kalsın dedik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, yerelde kalkınma stratejik planı kapsamında çalışmalar yapıyordu. Bunun için de ortak akıl toplantıları gerçekleştiriyormuş. Bakırçay, Menderes Havzası ve Yarımada diye bölüştürmüş toplantıları. Çiftçi üretici örgütü olarak Yarımada’daki toplantıya bizi de davet ettiler. Toplantı Urla’da yapıldı. Orada sunum yapan görevli, yarımadanın turist potansiyelini işaret ederek ekoköyler kurmak istediklerine dair bir bilgi geçti. Toplantı sonunda hemen yakaladım. “Bizim böyle bir projemiz var” dedim. Sonrasında bir sürü yoldan geçtik. Gittik, bunu herkese anlattık. Aziz Kocaoğlu’na ulaştık. İlgilerini çekti ama “Aziz başkanı ikna edersen olur” dediler. Belli bir süreçten sonra kabul gördü, protokolü imzaladık ve biz bu çocuğu doğurduk, Büyükşehirin katkısıyla.

 

10 bin üzerinde ağaç var…

 

Doğal Yaşam Köyü içinde neleri barındırıyor?

Biz epeyce büyük bir alanda süs bitkisi üretimi yapıyoruz. Üretim alanlarında bu coğrafyada üretilen başta zeytin olmak üzere her türlü ürün var. 10 bin üzerinde ağaç var. Narenciye, sofralık bağ, şaraplık bağ, kayısılık, eriklik, bademlik, cevizlik… 100 fidanlık sakız bahçemiz de var. 15 dekarlık lavanta tarlamız da. Doğanın içinde 10 adet ahşap bungalovumuz var. Bungalovlarda konaklayanların ortak kullanım yerleri, yemekhanesi, mutfağı, çamaşırhanesi, okuma ve dinlenme yerleri var. Bungalovlarımız doğanın kucağında, göletin hemen ardında yer alıyor. Gıda atölyesi, tahtacı atölyesi, dokuma atölyesi, çok amaçlı etkinlik yapılacak büyük bir yörük çadırımız bulunuyor. Sembolik hayvan barınaklarımızda, koyunlar, tavuklar, eşekler, köpekler yaşıyor. Koyunun yavrusunun kuzu olduğunu, köpeğin yavrusunun enik olduğunu çocuklar burada yaşayarak öğreniyor. Doğanın içinde yürüyüş yollarımız var.  Tam da doğada tarımı deneyimleyerek, uygulayarak yaşayacak, öğrenecek bir ortam yaratıldı. Tıpkı Köy Enstitüleri gibi… Seraların karşısında yer alan kafeteryada kendi ürünlerimizi kullanıyoruz. Satış yerinde 30’a yakın kooperatifin marka tescilli ürünleri yer alıyor. Etkinliklerin gerçekleştirildiği çok amaçlı bir toplantı salonumuz vardı ama depremde ağır hasar görüp yıkıldı. Yenisini yapmaya gücümüz yetmiyor şimdilik. 2 dekarlık seramızın ön tarafını tanıtım satış perakende yeri olarak düzenledik. Ürettiğimiz tüm çiçekleri orada sergiliyoruz. Yolun karşısında bulunan zeytinyağı fabrikamızın önüne de çiçeklerimizin tanıtımının ve satışının yapılacağı bir yer açtık.  Tarımsal üretim ve çiçek üretimimizle doğal yaşam köyünü birlikte götürmeye çalışıyoruz.

 

Burada çalışanlar Bademler Köyü halkından mı oluşuyor?

Şu anda 70 civarında çalışanımız var. Bu 100’e kadar çıkıyordu. Çalışanların çoğu köyümüzden ya da yakın çevremizden. Aşağı yukarı yarısı da ortağımız. Çünkü burada bir ihtiyaç olduğu zaman ortaklarımıza öncelik veriyoruz. Kendi yerinde de üretebiliyor, gelip burada sigortalı, sendikalı da çalışabiliyor. İlk sendikalı örgütlenme de bizim kooperatifimizde yapıldı. Başka bir örneği olmadığını sendikacılar da söylüyor.

 

“Bu zorluktan üretimle çıkılacak”

 

Corona dönemi üretimi nasıl etkiledi?

Covid-19 döneminde üretim çok aksadı. Üreten ortaklarımıza kapımız açık, hatta yeni üretime teşvik edici projeler geliştiriyoruz. Ama üreticimiz çok azaldı. Yüzde 15’lere düştü. Çoğunluk artık üretmiyor. Ya da kendisine yetecek şeyler yapıyor. Aslında sürecimiz fena değildi, her geçen gün ilgi artıyordu, kurumlar ve başta belediyeler olmak üzere ürün veriyorduk. 17 Mart’ta bir anda her şey durdu. Çok etkiledi. Başta kesme çiçekçilerimiz olmak üzere özellikle süs bitkilerini. Ama biz yine de üretime devam etmek zorundayız. Bu kadar insan evine ekmek götürüyor. Bu süreci olabilecek en az hasarla atlatmaya çalışıyoruz. Biz her şeye rağmen ne zor koşullarda üretime girdik, üretim yaptık yine bu zorluktan üretim seferberliği ile çıkılacağını, ülkemizde de başka çare olmadığını biliyoruz. Ülkemiz ithalat politikası ile bundan çıkamayacağını içine bata bata yaşıyor. Üretim seferberliği ile üretimi artırarak biraz daha emeğimizi vererek ama kaliteden ve ilkeden ödün vermeden. Bunu yapmaya çalışıyoruz. Aşacağımıza da inanıyoruz. Ama kolay olmuyor. Çok yıpratıcı, toparlamaya çalışıyoruz. Haklı olarak belediyelerimiz ve diğer kamu kurumları frene bastı. Yine biz diğer belediyelerle ne kadar aza inse de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. İçinde bulundukları sıkıntılardan dolayı onların da ödemeleri çok aksıyor. Corona’dan yedi ortağımızı kaybettik. Ben dahil çalışanlarımızdan hastalığa yakalananlar oldu.

Salgının ardından birçok kötü olay da üst üste geldi. Deprem, su baskını, şiddetli dolu yağışı… İlkbaharın kendini göstermesi ile birlikte olumlu olarak değişen bir şey yok mu?

Üst üste gelen zorluklardan dolayı işlerimiz aksadı ama konaklama anlamında bir ivme kazanıldı. Gerçek amacına uygun olmuyor tabii. Çünkü atölyeleri açamıyoruz. Üretimde bir arada deneyim yaşayamıyoruz.

 

Ekonomideki dalgalanmalar nasıl bir etki yarattı?

Döviz çıktı tüm maliyetler arttı. Döviz düştü ama ucuzlamadı. Ekonomideki sorunlar bizi direkt etkiliyor. Biz şirket değil, kooperatifiz. Hiçbir çalışanımız mağdur olsun istemiyoruz, bu yüzden elimizden geleni yapıyoruz. Zor zamanlardan geçiyoruz ama çıkış var. Ne düşüncemizden ne ilkemizden ne heyecanımızdan hiçbir şey yitirmeden mücadelemize devam ediyoruz. Bizden sonra da aynı amaç, aynı duruş, aynı ilke ile kooperatifimizi yaşatmak için mücadele edecek arkadaşlarımıza bayrağı devretmenin huzurunu ve onurunu yaşamak istiyoruz.

 

Haftaya: Bademler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi

 

Selin Tekin

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Pandemi ve Ramazan ayı nedeniyle Kızılay’ın kan stoklarındaki azalma, AK Parti İzmir İl Başkanlığını harekete geçirdi.

İZFAŞ, fuarcılık sektöründe Türkiye’de ilk kez aldığı hizmette kalite belgesini günümüze kadar sürdürüyor. Türkiye’nin en büyük ve en modern fuar alanı Fuar İzmir, Cov...

Başkan Mehmet Sever: “İyi bir ekiple, iyi bir hazırlık yaptık. İnancımızdan hiçbir şey kaybetmeden, özverili bir çalışma yürüttük. Ve adım adım, üretimle, ateşten göml...

Ramazanın bitmesine günler kala bayram tatili kaç gün olacak sorusunun cevabı merak ediliyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında ulusal dans yarışması düzenliyor. Yarışma gençlerin ilgi duyduğu Hip-Hop, Street...

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Uluslararası Karikatür Yarışması’nda ödül alan ve sergilenmeye değer görülen karikatürler Ahmed...

Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) bünyesindeki Türkiye Koçluk Federasyonu ile Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı (TÜRGÖK) ortaklığında, görmeyen gençlere yönelik “S...

Yazarlar