Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Sorumlular ayağa kalksın!..

19.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hüsmen Kırkpınar

İYİ Parti kurulurken, Koray Aydın, çok sonra “Ben de varım” dedi. Bu gecikme, MHP’den, İyi Parti’ye gelenleri kızdırmıştı. Hatta, hatırlıyorum, MHP’den, İYİ Parti’ye gelenlerden biri (Adını yazamam) öfke içinde “Bak ki, Truva atı olmasın” demişti. Ben de “Hadi canım sen de, o kadar da atma. Meral Hanım başta, kurucular arasında o kadar MHP’li, hem de ünlü ve kurt siyasetçi var, onlar bilmezler mi? Koray Bey’e iftira etmek, sana yakışmaz” demiştim.

Sonra birdenbire Koray Aydın, daha “resmi açıklama yapılmadan” çıktı; “Teşkilatı ben kuracağım” dedi ve nitekim “Teşkilattan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı” oldu, İYİ Parti protokolünde “ikinci sıraya oturdu!..”

Nitekim, teşkilatı büyük ölçüde o kurdu, “seçimlerde milletvekili aday listelerinin üst sıralarında kimlerin yer alacağı konusunda” ağırlık koydu. Yusuf Halaçoğlu başta çok önemli ülkücüler kenara itildi, istifalar başladı.

Büyük umutlarla seçime giren İyi Parti, Meclis’e ancak dördüncü parti olarak girebildi ve yüzde 10 oyun altında kaldı.

Genel Başkan Meral Akşener “Bırakıyorum” dedi. “Bırakmaması için yalvar yakar olundu” ve Kurultay’da yeniden Genel Başkan seçildi ama, “kayıp depremi” şiddetini arttırarak devam ediyordu.

Koray Aydın da “görevinde kalırken”, kabak teşkilattaki başkanların başına patladı; bir tamimle hepsinin istifası istendi. İstifalarla beraber, İYİ Parti, hem de Yerel seçimlere gidilirken, kan kaybetmeye devam ediyordu ki…

İzmir İl Başkanlığı’na, “MHP eski il Başkanı ve milletvekili” Yusuf Kırkpınar’ın kardeşi “iş adamı” Hüsmen Kırkpınar’ın atanması, ülkenin 3’üncü büyük ilinde partiyi zor duruma düşürecek bir depremi beraberinde getirdi; 17 ilçe başkanı ve 20 gençlik kolları başkanı “sert bir bildiri yayınlayarak” istifa ettiler!..

Gözler, Koray Aydın’a ve “İzmir ve Ege’den sorumlu” genel başkan yardımcısı Müsavat Dervişoğlu’na çevrildi.

Gelişmelerin vardığı nokta, İzmir için, Koray Aydın bakımından da, Müsavat Dervişoğlu bakımından da tam bir hezimet görüntüsü veriyor.

Erzurumlu bir aile Kırkpınarlar ve İzmir’de çok kalabalıklar. Dini bayramlardaki kutlamaya “binlerce kişinin katılması” ile ünlüler.

Bir İYİ partili arkadaşımı aradım, “Ne oluyor” diye. Cevabı şu oldu; Ne olacak gitti Ulupınar, geldi Kırkpınar. Ne var ki, ortada su yok!..”

 

 

And’ı anlamak!..

İnsanı isyan ettiriyorlar; “Andımızı, ilk okullardan kaldırırken” isyan ettirmişlerdi, şimdi Danıştay, “Hayır, Andımız okunacak” kararı verince, “Anayasa çiğneniyor, vesayet rejimi geri geliyor” diye feryat etmeye başlamadılar mı, al sana bizim için bir isyan sebebi daha!..

El insaf, sizler, ülkede çiğnenmedik anayasa maddesi, yasa, yönetmelik bırakmayacaksınız, şimdi “bir yönetmelik hükmünü iptal etti” diye Danıştay’ı yerden yere vuracaksınız; yazıklar olsun!..

Anlaşılıyor; sizlere “o ant her gün 10 defa okutulmalı”, ki, “ne ifade ettiğini” anlayabilesiniz!..

 

 

ÖTV / Sigara / İçki!..

İğneden ipliğe her şeye zam getirecek olan “ÖTV artışları”, bütçe teklifi aynen kabul edilirse, yürürlüğe girecek ve de… Yandı gülüm vatandaş…

Öyle “motorlu taşıtlardaki, beyaz ve kahverengi eşyadaki artışlardan” falan söz etmeyeyim, mesela “alkollü içkilerdeki yüzde 23.9’luk artış, benim emekli maaşıma 2019 yılı başında yapılacak “enflasyon farkı dahil” artışı oran olarak çok gerilerde bırakacak, dahası “akşamdan, akşama efkar dağıtmak için soframa gelen ‘tek’ ölçek rakıyı” da zehir edecek.

Peki, “sigaraya karşı savaş açan” ve de “başarılı olan” AKP iktidarı, ÖTV artışını yüzde 2.8’de bırakırken, neyi dündü dersiniz, “sigara sevenleri” mi?..

Yooo, “sigaranın enflasyon sepetindeki ağırlığı büyük”; ona yapılacak zam, enflasyona doğrudan etki edecek, işte ondan korkulduğu için; malûm seçimler yaklaşıyor!..

Yaklaşıyor da, “yaştan emekli olamayanlara verilmeyen” ve onları ortada bırakan “tasarruf” gerekçesinin “Suriyelilere “30 – 40 milyar destek verilirken” neden düşünülmediği de ülke gündemine düşüverdi.

Cevapları zor olan bu sorular, AKP’lileri epey terletecek, hele hele büyük şehirlerde!.. Sağırsultan’dan duyurması!..

 

 

İzmir’de siyaset!..

GÖZLEM’e haftalık ziyaretimi yaparken, yaklaşan yerel seçimler ve “aday adayları” üzerine görüşlerini almak için, Öcal abim (Uluç) ile kısa bir sohbet imkanım oldu.

Ama, “aday adayları” konusundan çok, bir başka konunun altını” çizdi ki, inanın şaşkına döndüm.

Dedi ki; “ben 1975’te Tercüman Gazetesi’nin İzmir Temsilciliği’nde ‘haber müdürü’ olarak işe başladım ve daha bir ay geçmeden, partilerin il başkanlarını tanımıştım. Etrafıma baktım, başkanlardan  çoğu İzmirliler tarafından milletvekillerinin çoğundan fazla tanınıyor. O günden bu güne, aradan 43 yıl geçti, şimdi çık caddeye önüne gelene sor, ‘Partilerin il başkanlarını tanıyor musun’ diye, bıraktım tanımayı, eğer 100 kişiden biri 4’ünün de adını bilirse, hatta 3’ünün adını bilebilirse, ben sana bir yemek ısmarlarım. Ben bile ikisinin adını zor çıkarırım. Anla İzmir’de siyaset ne hâlde? Aslına bakarsan milletvekillerinin de, il başkanlarından farkı yok. Onca İzmir milletvekili şu kapıdan içeri girse, kaçını tanırım, kaçının adını bilirim;  5 mi, 7 mi acaba; 7’den çoğu bende mafiş!..”

“Ya Belediye Başkanları” diyecektim, haber servisinden çağırdılar, Öcal Abi’yi, oraya gitti ve sohbet de “o kadarla” bitti. Bir gün soramadığım bu soruyu soracağım, bakalım ne cevap verecek?..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test