Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İzmir'de AKP yarışta, CHP zorda!..

15.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

"İstanbul'da, Ankara'da, Bursa'da, Antalya'da, Adana'da, Mersin'de ne olacak" diye soran sorana, tahmin yapan yapana. "İzmir ise çok büyük çoğunlukla CHP için çantada keklik" görülüyor. Acaba "Öyle" mi?

"Öyle olsa", her tarafta durmadan kamuoyu yoklamaları yaptıran AKP - MHP ittifakı, mesela Ankara'da "Mansur Yavaş'a karşı bir türlü kamuoyu soruşturmalarında 'umut veremeyen' Mehmet Özhaseki için 'Değiştirelim mi, aday kalsın mı' üzerinde fikir jimnastiği yaparken", İzmir'de Nihat Zeybekçi'den neden "memnun" görünüyor?..

CHP'deki kargaşaya karşı, "çok erken" yarışa başlayan AKP adayı, gün be gün mesafe alırken, CHP adayı, henüz "ısınamadı" bile.

Ve Soyer'in bir dezavantajı da, "CHP'nin birçok ilçe belediye başkan adayının, değil İzmir İlinde, kendi beldelerinde bile az tanınması!.."

CHP ilçe merkezlerine uğruyorum, gazetelerin İzmir Bürolarına da, "Büyükşehir'i CHP gene kazanacak ama ilçelerde durum öyle görünmüyor" diyene çokça rastlıyorum.

İyi partililer, "ilçelerde CHP desteğini kaybetmemek için" Tunç Soyer'e "olumsuz bakmadıklarını" söylüyorlar ama acaba "İyi Parti tabanında, ülkücü camiada" bu hava var mı; ben "Var" diyemiyorum.

Dahası, İzmir'de "Belediye Meclislerinde 'önemli bir pay' isteyen" İyi Parti'ye "CHP tabanı ve ilçe teşkilatları" çok soğuk bakıyor; şurada seçime 45 gün kaldı; bu düğüm nasıl çözüşecek, acaba?..

Ümidi artan AKP takımı ise, "proje golleri ata ata ve anlata anlata, bütün ili dolaşan" Nihat Zeybekçi'ye destek için, MHP ile beraber her şeyi yapıyor. Arkalarında da "Ankara" duruyor; daha ne olsun?..

 

Urla'da havalar nasıl?

 

25 yıldır Urla'da oturan Öcal Uluç Ağabey'e sordum; "Oralarda hava nasıl?"

Güldü ve "Buralarda hava yıllardan beri görmediğimiz kadar yağışlı, daha Mart / Nisan gelmedi; geçen yılın iki misli yağmur yağdı" dedi.

Ben de gülerek soruma devam ettim; "Bu yağmurlar CHP'ye mi, AKP'ye mi bereket getirecek?.."

Bu defa ciddileşti; "Bak Sağırsultan burada iki partinin de 'pırıl pırıl' adayları var. Dürüst, çalışkan, vatanını, milletini, Urla'yı ve Urlalıyı seven" iki aday; hangisi kazanırsa Urla kazanacak!..

Biri Urla Devlet Hastanesi'ni İzmir'in en iyi hastanelerinden biri yapan bir Başhekim.  Ve bu hastane her gün binlerce İzmirliye, Urlalıya sağlık hizmeti veriyor, Başhekim Adıgüzel Demirel de hastalarıyla yakından ilgileniyor; avantajı da o. Tabii, ilgileniyordu; şimdi AKP'nin başkan adayı. Yarışa erken başladı, ev ev Urla'nın her tarafını dolaşıyor.

Öteki, mali müşavir Burak Oğuz, "Urla'da CHP'nin büyük oy avantajı ile" yarışa başladı. O da pırıl pırıl, kültürlü, okuyan, çalışkan, dürüst bir genç adam. GÖZLEM Gazetesi'nin yayın kurulu üyesi, yazarı. Yıllardır onunla beraber GÖZLEM'deyim.

İşte burada, ortada kaldım. Başhekim, "6 ay önce ağır bir zatürre geçirdiğimde benim hayatımı kurtaran" bir doktor ve arkadaşım. Eee, Burak da canım kardeşim gibi. Ben şimdi hangisine oy vereceğim, söyle bana Sağırsultan?"

"Hık...  mık..." ettim, cevap bulamadım, hâlâ düşünüyorum; "O durumda sen olsan kime oy verirsin, ey Sağır Sultan?"

Ve ben de okuyucularıma soruyorum; "Öcal Ağabey'in yerinde siz olsanız kime oy verirdiniz?.."

 

Bir gazi / Torunları ve ekmek!...

 

Bir arkadaşımın mailinden çıktı, aşağıda yazacağım, olay. Ona da "eski siyasetçi" bir ağabeyimiz göndermiş, "resim dahil" aynen sütunuma alarak, "Unutmayacağız" dediklerimizin "ne hâllere düştüklerinden acı bir örneği" okuyucularıma da iletiyorum:

"Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan fırıncı; 'Biraz bekleyeceksin hocam. İki-üç dakikaya kadar çıkartıyorum.' dedi.

Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken, içeriye yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm. Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu.

Selâm verdikten sonra, fırıncının tezgâhına yaklaşarak; 'Ekmeklerimi alayım! Benim ikizler acıkmıştır.' dedi.

Fırıncı, adamın kendisine uzattığı torbayı alarak tezgâhın altına eğildi ve bir gün öncesine ait olduğu anlaşılan ekmeklerden 4-5 tane çıkardı.

Ben o arada oturması için kendi yerimi o adama vermiş, tezgâhın yanına iyice yaklaşmıştım. Ekmeklerden birkaç tanesinin şekli değişmiş, katılaşmış, taş gibi olmuştu. Fırıncıya sordum; 'Neden taze ekmeği beklemesini söylemiyorsun? Az sonra çıkacağını söyledin ya!..'

Fırıncı sesini alçaltarak cevap verdi; 'Bayat ekmekleri kendisi istiyor. Çok fakir bir adam. Ona bayat ekmekleri yarı fiyatına veriyorum.'

 

Sordum; 'Kim bu adam?'

Cevap yüreğimi sızlattı; 'Kendisi Kore gazilerinden. Oğluyla gelini bir trafik kazasında vefat edince, ikiz torunlarını yanına almıştı. Yıllardır onlara bakıyor, hem de çok az bir maaşı var.'

Fırıncıya yavaşça dedim ki, 'Aradaki farkı ben vereyim. Hiç olmazsa bugün taze ekmek yesinler.'

Fırıncı, 'Sağ ol' dedi. Biraz sonra da, fırından yeni çıkan taze ekmekleri adamın torbasına doldurur, şekli bozuk, bayat ekmekleri de tezgâhın altına koyarken ihtiyara takıldı; 'Bugün çok şanslısın hacı amca. Çocuklar için sana pasta gibi ekmek vereceğim.'

Yaşlı adam, bir evlat sevgisiyle kucakladığı torbayı göğsüne bastırarak kapıdan çıkarken bana döndü ve dedi ki; 'Allah, senden razı olsun evlâdım. Bugün onların doğum günüydü!..'

Fırıncıya döndüğümde ikimizin de gözleri nemliydi!.."

 

İzmir'i çok gezen bir "Sağırsultan" olarak gördüğüm ve bu olayla ilişkilendireceğim bir örnek var.

Benim ekmek aldığım fırında Fırıncı bir  "Ekmek Askısı" yapmış. Oraya "parasını ödeyerek ekmek astırıyorsunuz"; fakirler, muhtaçlar gelince, Fırıncı, onlara "Ekmek Askısından taze ekmek veriyor"; hayır duası size!..

Her fırına tavsiye ederim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

AstraZeneca, uzaya ilaç gönderimi üzerine çalışmak için Center for Advancement of Science in Space (Uzayda Bilimin Gelişme Merkezi) işbirliğiyle 1 Mayıs’ta yörüngedeki...

Ay küçülüyor. Ay neden küçülüyor? Ay ne kadar küçüldü ve küçülmeye devam edecek mi? Tüm bu soruların cevabı haberimizde...

NASA'nın Hubble Uzay Teleskobu ile 16 yılda çektiği inanılmaz galaksi kümeleri fotoğrafı.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA'nın, 2024 yılına kadar Ay’a ilk kez bir kadın astronot göndermeyi planladığı belirtildi.

İsviçre merkezli Algordanza şirketi, hayatını kaybeden yakınlarınızın küllerini elmasa dönüştürüyor. Bu elmasların ismi ise 'Anı Elmasları (Memorial Diamonds).

İnsanlık dünya dışı yaşam araştırmalarında hangi seviyede? Evren'de yalnız mıyız? Dünya üzerinde ve gezegenimizin yörüngesinde kaç tane teleskop var? Uzay araştırmalar...

Japon bilim insanları, Hayabusa2 uzay aracının asteroide bomba atarak yapay bir krater oluşturduğunu açıkladılar.

Yazarlar
Website Security Test