.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

5 TL’lik ekonomi, tarım

Okuma Süresi: 2 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
5 TL’lik ekonomi, tarım
5 TL’lik ekonomi, tarım
Paylaş:
Korkarım adaletin yanı sıra ekonomi de iyi durumda değil. Kuru üzüm fiyatları geçen yıla nazaran yaklaşık yüzde 30 geriledi. Yani üretici geçen yıl örneğin 100 TL alırken, bu yıl 65–70 TL alıyor. Ceviz ve bademde durum çok da farklı değil. Sat bakalım, satabiliyorsan borsa fiyatına! Zira kısmen ilan edilen fiyatlar gerçeği pek yansıtmıyor. Bereketli hasat, ürün fazlası falan diyerek izah edilebilecek bir durum değil.  56 TL verdiğin mazot bu yıl 94 TL. 13 TL verdiğin amonyum nitrat gübresi bu yıl 23 TL. Girdi fiyatları böyle artarken üreticinin ürünü nasıl ucuzluyor? Körfez’de savaş patladı diye petrol ürünleri arttı anladık da, üreticinin ürünü neden ucuzladı? Çiftçi bu şartlarda nasıl yatırım yapacak, gelecek yıl nasıl mahsul üretecek?
Altta kalanın canı çıksın!


Ekonomi sadece tarımda özensiz değil.  Tıbbi bir girişim gerekiyor, beş ay önce 28 bin TL, beş ay sonra 35 bin TL! Fon olayına hiç girmeyeyim. Bu arada 5 TL’lik madeni para basıldı. Gördünüz mü? Son derece zarif bir para olmuş. 5 TL’lik madeni paranın üretim maliyeti, sanırım, üzerindeki değerinden fazladır. Bunda sorumlu müdür, bakan, ilgili herkes; mostralık olarak sıra halinde milletin önüne dizilip ceza olarak tek ayak üzerinde durmalı… Ya da görevden affedilmeliler! Makam arabalarıyla bu kadar milletten kopmuş olmaları gerçekten akla zarar bir durum.  Öğretiye göre kişi önce kendine, sonra ailesine ve sonra insanlığa hizmet etmeli.  Üçüncü aşamaya gelmeyen devletin üst kadrosunda olmamalı! Şu an o aşamada müsteşar, bakan veya üstü var mı kestiremiyorum! Yok gibi gözüküyor. Peki, bir yıldan fazla zamandır beklediğimiz 1.000 ve 5.000 TL’lik banknotların basılması neden bu kadar geciktiriliyor? İnsanları daha kolay dijital olarak kontrol etmek mi amaç? İktidar bu kadar mı tatlı?

İnsanlara yazık değil mi?

Bankada çalışanlara, saatlerce para sayanlara, çarşıdaki esnafa, halka? Kredi kartlarına yarıyor. Peki oradan kim para kazanıyor? Kırtasiye hazretleri mi Banka kazansın, kazanmasına… Ama biraz izan ile. Vatandaş kendine bir araba alıyor, bir araba da Ankara’ya alıyor. Araç satarken de alan  parayı satıcıya doğrudan ödeyemiyor. Çünkü vatandaş salak. Takasbank’a ödüyor o da satıcıya. Üç-beş kuruş bankaya ve biraz daha kırtasiye…

Özal, araç alım satımında noteri aradan kaldıracağını vaat ederek oy almıştı. Bırakın 35 yılda aradan kalkmayı, bir de Takasbank eklendi! Bu denli vatandaştan kopmak nasıl mümkün? Bu nasıl bir yönetim anlayışıdır? Ne içiyorlar Ankara’da? Söylesinler de biz de ondan içelim.