.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

AK Parti’nin yol haritası yarım kalan projelerin tamamlanması olmalı

Okuma Süresi: 5 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
AK Parti’nin yol haritası yarım kalan projelerin tamamlanması olmalı
AK Parti’nin yol haritası yarım kalan projelerin tamamlanması olmalı
Paylaş:
İzmir yerel yönetiminde yaşanan son siyasi gelişmeler, kentin gelecek vizyonunu tamamen projeler ve icraat eksenine taşımış durumdadır. Yaklaşık 2,5 yıl sonra kurulacak yerel seçim sandığına doğru ilerlerken, kentin önündeki en büyük sınav ideolojik tartışmalar değil, İzmir’in makus talihini değiştirecek devasa altyapı ve vizyon yatırımlarının tamamlanmasıdır. Bu noktada asıl vurgulanması gereken gerçek; listedeki projelerin tamamının aslında geçmiş dönemde planlandığı, bütçelendirildiği ya da belli bir aşamaya getirildiğidir. İzmir tarihinin en başarılı Büyükşehir belediye başkanlarından biri olan Tunç Soyer’e ikinci bir dönem şansı verilmediği için bu hayati yatırımlar yarım kalmıştır.

Şimdi ise önümüzde yeni bir süreç var. Beklentimiz ve olması gereken; AK Parti’nin iktidar olanaklarını ve bakanlık güçlerini tam saha devreye sokarak, geçmiş dönemden miras kalan bu planlanmış projeleri süratle tamamlamasıdır. İktidar partisi, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinde muhalefetin elinde bulundurduğu ezici çoğunluğun yaratacağı olası borçlanma ve imar blokajlarını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gibi merkezi idare kaldıraçları ve re’sen onay yetkileriyle aşmak zorundadır. Bu vizyoner hamlelerin kalan 2,5 yılda hayata geçirilmesi, hem uzun süredir hizmete susamış İzmir kentine hak ettiği medeni çehreyi kazandıracak hem de AK Parti’nin yerel seçimler öncesinde seçmen nezdindeki kredisini ve elini en yüksek seviyeye çıkararak kendisine en büyük siyasi yararı sağlayacaktır.
Kalan süre içerisinde tamamlanmasıyla kentin çehresini değiştirecek ve iktidar partisine büyük avantaj sağlayacak o 10 kritik beklenti ve proje şunlardır:

1. Yeşildere Alanının Rehabilitasyonu ve EXPO Projesi: Geçmiş dönemde kentsel dönüşümün amiral gemisi olarak tasarlanan bu büyük alanın rehabilite edilmesi ve EXPO alanı olarak hayata geçirilmesi beklenmektedir. Kentin merkezinde modern esaslara göre ikinci bir şehir altyapısı oluşturacak bu vizyon yatırım, basına yansıyan görsellerin ötesine taşınarak TOKİ ve bakanlık gücüyle hızlıca fiiliyata dökülmelidir.

2. İnciraltı Planlama Projesi: On yıllardır kronikleşmiş olan ve artık çözüm aşamasına gelen İnciraltı projesinde yargıya takılan son pürüzlerin giderilmesi şarttır. Bu toprakların uzun yıllardır adeta bekçisi konumunda olan hak sahiplerini mutlu edecek ve İnciraltı'nı mezbelelikten kurtarıp medeni bir vizyonla kente kazandıracak adımlar hızla atılmalıdır.

3. Çeşme Turizm Projesi: Önündeki engellerin giderek azaldığı bu proje, sadece İzmir’in değil Türkiye turizminin makus talihini değiştirecek potansiyeldedir. Çevresel hassasiyetleri ve şehircilik ilkelerini dengeleyen iyi tartışılmış bir modelin kalan 2,5 yılda tamamlanması kente çağ atlatacaktır.

4. Basmane Çukuru Çözümü: Kentin göbeğinde çeyrek asırlık bir enkaz olarak duran bu arsa üzerindeki hazine ayıbı artık bitmelidir. Geçmiş dönem vizyonunda öngörüldüğü şekilde, bir kısmı İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin idari ofisleri olacak bir idari kompleks olarak tasarlanıp, kalan kısmının da özel sektör eliyle kente kazandırılacağı rasyonel bir modelle bu kördüğüm çözülmelidir.

5. Yeni Otogar Projesi: Yarım kalan dönemde yasal tahliye adımları atılmasına rağmen son 2,5 yıldır hiçbir mesafenin alınamadığı otogar alanı kentin kanayan yarasıdır. İzmir’e yakışır modern, teknolojik ve vizyoner bir otobüs terminali projesinin bu kalan süre içerisinde mutlaka bitirilmesi gerekir.

6. Buca Metrosu ve Raylı Sistemler: Finansmanı ve uluslararası kredi güvenceleri tamamen geçmiş dönemde devredilen Buca Metrosu şu an son hızla ilerlemektedir. Bu dev projenin kalan 2,5 yılda tamamlanarak görkemli bir törenle hizmete sokulması, iktidar partisine doğrudan çok büyük bir avantaj sağlayacaktır.

⁠7. Katı Atık Bertaraf ve Çöp Projesi: Kent genelinde yıllardır süregelen "Yamanlar mı, Menderes mi?" tartışması artık son bulmalıdır. İktidarın Menderes’e yönelik daha yakın tavrı ve kent paydaşlarının beklentileri doğrultusunda, Menderes odaklı modern bir çöp imha ve geri dönüşüm tesisinin hayata geçirilmesi kentin koku sorununa kesin çözüm olacaktır.

⁠8. İkinci Çevre Yolu Yatırımı: Şehir içi trafiğin tıkanan damarlarını açacak ana maymuncuk projedir. Geçiş güzergahları belli olan bu projede gerekli kamusal ve kamulaştırma işlemleri süratle tamamlanmalı, yerel seçime kadar projenin en azından %15-20’lik bir bölümü bitirilerek insanlarda kısa sürede tamamlanacağına dair net bir güven oluşturulmalıdır.

⁠9. Körfezin Temizlenmesi ve Barcelona Etkisi: Kentin estetiği ve sağlığı için körfezin temizlenmesi hayati bir zorunluluktur. İzmir Limanı’nın ticari olarak daha etkin işletilebilmesi adına körfezin derinleştirilmesi projesiyle eş zamanlı olarak temizlik planı devreye sokulmalı; İzmir içinde yüzülebilir, temiz bir "Barcelona şehri efekti" yaratılmalıdır.

⁠10. İzmir Limanı 300 Dönümlük Ticari Alan Projesi: Liman arkasındaki yaklaşık 300 dönümlük arazinin kentin en değerli gayrimenkul alanlarından biri olarak ticari ve sosyal bir aktivite alanı şeklinde planlanması, kentsel dönüşüm vizyonunu destekleyecek ve İzmir’i Akdeniz’in en prestijli ticaret merkezlerinden biri haline getirecektir.

Tüm bu rasyonel ve ayakları yere basan projelerin yanı sıra, kentin bir de anıtsal vizyon ihtiyacı bulunmaktadır. İzmir’in, Saat Kulesi dışında yüz küsur yıldır yeni bir sembol ve simge üretemediği yadsınamaz bir gerçektir. Kentin kimliğine çağdaş, estetik ve kalıcı bir değer katacak gerçek bir mega projeye ihtiyacı vardır. Tam da bu noktada, AK Parti’nin uzun yıllardır her platformda dile getirdiği ve kent için bir marka değer olarak gördüğü Körfez Geçiş Projesi üzerinde kararlılıkla ısrar edeceğini ve bu projeyi hayata geçirmek isteyeceğini öngörmek hiç de zor değildir. İktidar partisi, İzmir’e kendi mimari, mühendislik ve vizyoner damgasını vurmak adına Körfez Geçişi projesini bu dönemin en büyük prestij hamlesi olarak masada tutmaya devam edecektir.

Tam da bu noktada, kent muhalefetine yönelik hayati bir tavsiye ve sorumluluk çağrısı yapmak gerekmektedir: İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinde çoğunluğu elinde bulunduran muhalefet grupları, sırf muhalefet yapmış olmak ya da iktidarın elini güçlendirmemek adına bu hayati projelere körü körüne bir set vurmaya kalkmamalıdır. Siyasi hesapları, parti çıkarlarını ve yaklaşan seçim stratejilerini bir kenara bırakarak; öznesi tamamen "İzmir" olan bu yatırımların belediye meclisinden oybirliği ile geçirilmesi sağlanmalıdır. Kentin geleceğini düşünen her bir meclis üyesinin bu projelere tam destek vermesi, İzmirlilerin en doğal ve haklı beklentisidir.

Gelecek yerel seçimlerin projeksiyonuna bakıldığında ise İzmir seçmeninin tavrı nettir. Eğer muhalefet meclis çoğunluğuna güvenerek kenti vizyonsuzluğa mahkum edecek sert bir kör blokaj siyaseti güderse, AK Parti de bakanlık kaynaklarını kullanarak geçmiş dönemden yarım kalan bu devasa projeleri bitirirse, kentteki hizmet odaklı seçmenlerin tercihiyle iktidarın %37-38 bandındaki muhafazakar-merkez oylarını rahatlıkla %45-50 seviyelerine tırmandırabilir. Ancak süreç sadece ideolojik kamplaşmalara indirgenir ve muhalefet tek bir güçlü aday etrafında birleşirse geleneksel refleks yerini koruyabilir. Neticede AK Parti uzun yıllardır aradığı fırsatı yakalamıştır; bu saatten sonra laf değil, meclis engellerine karşı üretilecek vizyoner icraat zamanıdır.