Zeynep Gürel
GİMAS’ın yaklaşık 50 yıllık üretim deneyimini uluslararası pazarlara taşıyan Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Girgin, Avrupa’nın Ar-Ge’de geliştirdiği teknolojileri seri üretime dönüştürmekte zorlandığını belirterek Türk sanayicileri için önemli fırsatlar bulunduğunu söyledi. GİMAS olarak Malta’daki üretim yatırımını 10 milyon avroya ulaştırdıklarını da belirten Girgin, Türkiye’de finansmana erişimin üretim kapasitesini artırmanın önündeki önemli engellerden biri olduğuna dikkat çekti.
Avrupa’nın sanayide yaşadığı iş gücü sıkıntısı ve geliştirdiği teknolojileri büyük ölçekli üretime dönüştürmekte zorlanması, Türk sanayicileri için yeni fırsatlar yaratıyor. GİMAS’ın Malta yatırımını bu doğrultuda değerlendiren Bekir Girgin, Avrupa’da teknoloji geliştiren ancak üretim kapasitesini büyütemeyen şirketlerle iş birliklerinin önemine işaret etti. Türkiye’nin sanayicilik tecrübesinin Avrupa’nın teknoloji birikimiyle buluşturulabileceğini belirten Girgin, “Avrupa kaybettiği üretim gücünü geri kazanamadı. Avrupa şu anda tamamen beyaz yaka seviyesinde kalmış durumda. Gittiğimiz fabrikada montaj yapan kişiler mühendisti. Mavi yaka bulamıyorlar. Avrupa’daki en büyük sıkıntı o” dedi.
“Startup var ama scale-up yapamıyorlar”
Avrupa’nın araştırma ve geliştirme alanında önemli teknolojiler ortaya koyduğunu, ancak bu teknolojilerin sanayi ölçeğinde üretime dönüşmesinde sorunlar yaşandığını belirten Girgin, Türk sanayicilerinin bu alandaki fırsatları değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Girgin, “Avrupa’da sanayi tesisi kurmada ciddi bir sıkıntı var. Çünkü iş gücü yok. Son seyahatimde çok ciddi üretim tesisi aradıklarını gördüm. Malta bunun için çok büyük bir avantaj. Türkiye’de kazanmış olduğumuz sanayicilik vasfını orada kullanarak Avrupa’da startup olup scale-up yapamayan firmalar için önemli bir fırsat oluşturabiliriz” diye konuştu.
Avrupa Birliği’nin teknoloji geliştiren şirketlere yönelik önemli fonlar ayırdığını da belirten Girgin, Türk sanayicilerinin bu girişimleri ve iş birliği olanaklarını yakından takip etmesini önerdi. Avrupa’da geliştirilen teknolojilerin Türkiye’de üretime dönüştürülmesi ve yabancı yatırımcıların Türkiye’de tesis kurması gibi modellerin de gündeme gelebileceğini ifade etti.
Malta yatırımına 1 milyon avro hibe
GİMAS’ın Türkiye dışındaki ilk üretim yatırımı için Malta’yı tercih etmesinde yatırımcıya sunulan desteklerin belirleyici olduğunu da dile getiren Girgin, “Malta Enterprise üzerinden yürütülen süreçte araziyi bedelsiz tahsis ederken, bu arazinin teminat gösterilmesiyle 10 yıl vadeli kredi olanağı sağlandı. Ayrıca 1 milyon avro hibe desteği aldık” ifadelerini kullandı. Yatırım sürecinde hükümet düzeyinde de destek gördüklerini anlatan Girgin, yatırımcıların ülkeye çekilmesi için sağlanan kolaylıkların önemine dikkat çekti. Malta’nın Avrupa Birliği üyeliğinin lojistik ve ticaret açısından avantajlar sağladığını belirten Girgin, adadaki tesisin limana 1 kilometre, havaalanına ise 1,5 kilometre mesafede olduğunu söyledi. Avrupa ülkeleri arasındaki ticaretin sağladığı kolaylıkların yanı sıra makine ve ekipman taşımacılığında da avantajlar bulunduğunu ifade eden Girgin, Almanya’dan gelen bir makinenin yaklaşık beş günde Malta’ya ulaşabildiğini kaydetti.
Yaklaşık 10 milyon avroya ulaşan yatırımın başlangıçta planlanan üretim kapsamının da Avrupa’daki gelişmeler doğrultusunda genişletildiğini belirten Girgin, yeni makine yatırımları nedeniyle takvimde bir miktar değişiklik yaşandığını söyledi. Malta tesisinin, İzmir’deki üretimin yerini almak yerine şirketin kapasitesini artıracak ayrı bir üretim merkezi olarak konumlandırıldığını vurguladı.
“Türkiye’de finansmana erişim kapasite artışını sınırlıyor”
Yurt dışındaki yatırım olanaklarına karşın Türkiye’de üretim yapan sanayicilerin finansmana erişim konusunda önemli sorunlar yaşadığını dile getiren Girgin, özellikle uzun vadeli teslim sürelerine sahip projelerde işletmelerin ciddi finansman yükü üstlendiğini belirtti. Bankaların kredi değerlendirmelerinde kullandığı rasyoların ihracatçı firmalar açısından yeniden ele alınması gerektiğini savunan Girgin, belirli bir ihracat hacmine ulaşan şirketlerin finansmana erişimini kolaylaştıracak düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi. Girgin, “Finansmana ulaşımda sıkıntı yaşadığım için kapasitemi artıramıyorum. Bizim yaptığımız işler hep uzun vadeli teslim süreleri olan işler. Finansmanın çoğunu bizim karşılamamız gerekiyor. Karlılığı yüksek ama çok ciddi bir finansman da gerekiyor” dedi.
Kur politikası ve işçilik maliyetlerinin de sanayicilerin rekabet gücünü etkilediğini belirten Girgin, kurlar üzerindeki baskının işçilik maliyetlerini döviz bazında yükselttiğini ifade etti. Yatırım teşviklerinin uygulanma biçiminin Türkiye ile Avrupa arasındaki önemli farklardan biri olduğuna dikkat çeken Girgin, Avrupa’da finansal desteğin yatırım sırasında sağlanabildiğini, Türkiye’de ise teşviklerin çoğunlukla yatırım tamamlandıktan sonra değerlendirilebildiğini söyledi.
Yenilenebilir enerjiye odaklanacak
GİMAS’ın Malta tesisinde başlangıçta rüzgâr enerjisi sektörüne yönelik üretim planladığını belirten Girgin, kapsamın daha sonra diğer yenilenebilir enerji teknolojilerini de içerecek şekilde genişletildiğini açıkladı. Şirketin Avrupa’daki iş ortaklarıyla kendi ürünlerini, teknolojilerini ve üretim altyapısını geliştirmeyi hedeflediğini belirten Girgin, farklı teknolojileri bir araya getirerek müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik bütünleşik çözümler sunmak istediklerini söyledi.
Bu kapsamda Hollandalı bir firmayla hidrojen elektrolizörlerinden elde edilen hidrojen ve oksijenin kullanıldığı, yeşil metanol üretimini de içeren bir çalışma yürüttüklerini aktaran Girgin, enerji teknolojilerinin sanayi için yeni iş alanları yaratabileceğini ifade etti. Girgin, Avrupa’da geliştirilen teknolojilerin üretime aktarılmasında Türk sanayisinin sahip olduğu tecrübenin önemli bir avantaj oluşturabileceğini belirterek şirketin uluslararası iş birliklerini geliştirmeye devam edeceğini kaydetti.
Yapay zekâ ve robotik yatırımları hızlanıyor
GİMAS, üretimde verimliliği artırmak ve teknolojik dönüşümü hızlandırmak amacıyla yapay zekâ, robotik ve dijitalleşme çalışmalarına da ağırlık veriyor. Şirket bünyesinde yeni bir ERP sistemi üzerinde çalışıldığını, yapay zekânın üretim süreçlerine uyarlanmasına yönelik projelerin başlatıldığını belirten Girgin, robot yatırımlarının satın alma aşamasının tamamlandığını söyledi. Robot yapısının Türk bir firmayla birlikte tasarlandığını aktaran Girgin, yapay zekânın yalnızca hazır uygulamaları kullanmaktan ibaret olmadığını vurguladı. Şirketlerin bu teknolojileri kendi süreçlerine uyarlayabilecek uzman ekipler oluşturması gerektiğini ifade etti.
Enerji teknolojilerindeki gelişmelerin de sanayi açısından yakından izlenmesi gerektiğini kaydeden Girgin, füzyon, plazma ve jeotermal enerji alanındaki çalışmaların uzun vadede yeni olanaklar yaratabileceğini, ancak bazı teknolojilerin ekonomik ve yaygın kullanıma uygun hale gelmesi için zamana ihtiyaç duyduğunu söyledi.
GİMAS’ın dönüşüm hedefinin geçmişten gelen üretim tecrübesini yeni teknolojilerle birleştirmek olduğunu vurgulayan Girgin, “Üretilmeyeni üretmek” yaklaşımının şirketin gelişiminde belirleyici olduğunu ifade etti. Girgin, önümüzdeki dönemde rekabet gücünü korumak isteyen sanayi kuruluşlarının veriyi etkin kullanması, yapay zekâyı üretim süreçlerine entegre etmesi ve değişen teknolojiye hızla uyum sağlaması gerektiğini kaydetti.
Avrupa üretmeyi unuttu, Türk sanayicisine fırsat doğdu
Bekir Girgin, Avrupa’nın kaybettiği üretim gücünü geri kazanamadığını ve startup olup scale-up yapamayan firmaların bunun da Türk sanayicisi için önemli fırsatlar oluşturduğunu söyledi.
Paylaş: