Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zümrüt Bahadır Ünal, sektörün geleceğinin yüksek katma değerli ve teknik ürünlerde olduğunu belirterek, “Devletimizin tekstili gözden çıkarmayacağına inanıyorum” dedi. Tekstilin yalnızca giyimden ibaret olmadığını vurgulayan Ünal, otomotivden inşaata, mobilyadan ambalaja kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu söyledi.
Tekstil sektörünün Türkiye için önemini koruduğunu belirten Prof. Dr. Zümrüt Bahadır Ünal, artan maliyetler ve değişen üretim koşulları karşısında sektörün yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi. Türkiye’nin artık daha spesifik, teknik ve katma değerli ürünlere yönelmesi gerektiğini ifade eden Ünal,
“Devletimizin tekstili gözden çıkarmayacağına inanıyorum” dedi.
Bölüm başkanlığı görevini İki yıldır sürdüren Ünal, tekstil mühendisliğinin geçmişteki yüksek tercih dönemleri ile bugünkü tablo arasında önemli farklar bulunduğunu belirtti. 1990 yılında üniversiteye girdiği dönemde tekstil mühendisliğinin puanının tıp fakültesiyle yarıştığını anlatan Ünal, sektörün o dönemde nitelikli mühendislere yoğun ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye’de zaman içinde tekstil mühendisliği bölümlerinin artmasıyla mezun sayısının yükseldiğini belirten Ünal, Ege Üniversitesi’ni farklılaştıran unsurlardan birinin ise uygulamalı eğitim olduğunu kaydetti.
“Markalaşma sadece tekstilin meselesi değil”
Türkiye’nin tekstilde uzun yıllar üretim merkezi olmasının temelinde düşük işçilik maliyetleri ve Avrupa’ya yakınlığın önemli rol oynadığını belirten Ünal, ilk dönemlerde Türkiye’de daha çok dışarıdan gelen kalıp ve ölçü tablolarına göre üretim yapıldığını söyledi. Zaman içerisinde sektörün nitelikli iş gücünü artırdığını ve firmaların kendi tasarımcılarını çalıştırarak kendi markalarını oluşturmaya başladığını ifade eden Ünal, bu dönüşümün özellikle kendisini geliştiren firmalar açısından gerçekleştiğini dile getirdi.
Türkiye’nin marka konusunda hâlâ yatırım yapması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ünal, marka oluşturmanın tasarımcı, Ar-Ge ve yeni ürün yatırımı gerektirdiğini söyledi. Uluslararası pazarda bir ürünün değerinin yalnızca ürünün kendisiyle değil, üretildiği ülkenin algısıyla da bağlantılı olduğunu ifade eden Ünal, “Marka meselesi sadece tekstilin meselesi değil. Ülkenin markalaşmasıyla alakalı bir durum” dedi.
“Tekstilin geleceği katma değerde”
Türkiye’nin artan işçilik ve üretim maliyetleri nedeniyle bazı standart ürünlerde rekabet etmekte zorlanabileceğini belirten Zümrüt Bahadır Ünal, “Artık Türkiye sıradan basic tekstil, tişört üretmeyebilir ama bir takım elbise üretebilir. İtfaiyeci kıyafeti, motorsiklet kıyafeti gibi daha teknik nitelik taşıyan ürünleri üretmeye devam edebiliriz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bu alanlara yatırım yapması gerektiğini vurgulayan Ünal, ülkenin tekstilde önemli bir üretim kültürü ve yetişmiş iş gücüne sahip olduğunu söyledi.
“Tekstil sadece giysi değil”
Tekstilin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde sektörün yalnızca hazır giyim üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, “Tekstil hiçbir zaman dünyada da Türkiye’de de bitmeyecek bir alan. Giyinmenin yanı sıra tekstil ürünleri mobilya, otomotiv ve inşaat sektörlerinde de kullanılıyor. Paketleme ve ambalaj da tekstil kullanım alanları arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.
Sektördeki zorlu koşullara rağmen gelecek açısından olumlu gelişmeler beklediğini de belirten Ünal, özellikle 2027 sonrasında kur politikasında yaşanabilecek değişimlerin sektöre etkisinin önemli olacağını söyledi.
Öğrencilere tavsiye
Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü’nün uygulamalı eğitim altyapısına da dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, öğrencilerin dokuma ve konfeksiyon gibi alanlarda makineleri ve üretim süreçlerini doğrudan görme imkanı bulduğunu söyledi. Üniversite bünyesinde tekstil alanında mühendis, tekniker ve tasarımcı yetiştiren üç ayrı bölüm bulunduğunu belirten Ünal, bunun üniversite-sanayi işbirliği açısından önemli bir imkan oluşturduğunu kaydetti.
Tekstil sektöründe kariyer yapmak isteyen öğrencilere de önemli tavsiyelerde bulunan Ünal, “Yalnızca üniversite derslerini geçmek yeterli değil. Öğrencilik yıllarında yabancı dil, iletişim ve network konusunda kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. Özellikle iyi İngilizce bilgisi sektörün beklentisi. İkinci bir yabancı dilin yanı sıra bilgisayar ve yapay zekâ konusunda yetkinlik kazanmaları da önemli” uyarısında bulundu.
Tekstil camiası sempozyumda buluşacak
Prof. Dr. Ünal, Ege Üniversitesi tarafından 26-28 Ekim tarihlerinde Kuşadası’nda, bu yıl 17.’si düzenlenecek olan Geleneksel Sempozyumları’nın, tekstil sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getireceğini söyledi. Geleneksel üretim yöntemleri ile inovasyon, dijitalleşme ve yapay zeka gibi yükselen teknolojiler arasındaki uyum ve dönüşümün ele alınacağı sempozyumda akademisyenler, sanayiciler, öğrenciler ve sektör temsilcilerinin buluşacağını belirten Prof. Dr. Ünal, firmaların ürün ve teknolojilerini tanıtabilecekleri stand ve fuaye alanlarının da oluşturulacağını ifade etti. Ünal, organizasyonun genç araştırmacılarla firmalar arasında doğrudan iletişim kurulması ve sektörün ihtiyaç duyduğu yetenek havuzunun genişletilmesi açısından da önemli bir platform olduğunu söyledi.
60. yıl için gala daveti
Sempozyum kapsamında düzenlenecek gala yemeğinin bu yıl ayrıca anlamlı olduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, “Bu etkinlikte Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunun 60. yılını ve Cumhuriyet Bayramı’nı birlikte kutlayacağız. Gala yemeğimize mezunlar, meslektaşlar ve emekli öğretim üyeleri başta olmak üzere tüm tekstil camiası davetlidir” dedi.
“Devletimiz tekstilden vazgeçmez”
Prof. Dr. Zümrüt Bahadır Ünal, tekstilin hiçbir zaman dünyada da Türkiye’de de bitmeyecek bir sektör olduğunu söyledi.
Paylaş: