Türkiye'nin 2026 yılı ocak-eylül dönemi toplam ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolar seviyesine ulaştı ve tüm zamanların 9 aylık rekorunu kırdı. Bu durum memnuniyet vericidir. Türkiye sanayindeki gelişmeleri Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre sektör bazında baktığımızda bazı sektörlerin hızla geliştiği buna karşılık bazı sektörlerin küçüldüğünü görüyoruz. Son yıllarda ilk defa ihracat yapan firma sayısının devamlı azaldığına şahit oluyoruz. TİM verilerine göre 2023 yılında 13 bin 517 olan ilk defa ihracat yapan firma sayısı 2024’te 10 bin972’ye geriledi. Bu sayı 2025 yılında ise 9 bin 448’e bu yılın ilk 10 ayında ise 8 bin 668 firmaya düştü. Bu sayılara 2026 yılında hiç ihracat yamayan firmalarda eklenince 1985 sonrası astronomik artan ihracatçı sayısı neden azalıyor sorusu gündeme geliyor.
İhracatımızın yarıdan fazlasını beş sanayi sektörü sağlıyor. Alınan hukuki ve teşvik kararlarıyla sektörlerde gelişmenin hızlandığına veya duraklama veya gerilemelere tanık olmaktayız. Gelişme sonra da gerileme görülen sektörlere 1985 sonrası tekstil konfeksiyon ve doğaltaş sektörü, gelişmelere ise yakın zamanda önemli gelişimler gösteren savunma sanayi örnek gösterilebilir. Bu örneklediğimiz ilk iki sektörün ihracatında son yıllarda duraklama ve gerileme görülmektedir. Sanayi sektöründe yatırımlar yüksek maliyetli, kalifiye eleman yetişmesi zaman alıcı olup yatırımların başka alanlara kaydırılması, değişimi kolay olmamaktadır. Sektörde iş imkânlarının azalması ise nitelikli elemanların her zaman başka sektörlerde istihdam edilmesini de mümkün kılmamaktadır. Bu nedenle sektörlerde istikrarın sağlanması yatırımlarda güven önemlidir. Güven denilince sn yıllarda ABD tarafından ilan edilen ve günü birlik değişen ithalata vergi oranları da global ticaretlerde önemli güvensizlik ve belirsizlikler yaratmıştır.
Tarıma bağlı ürünlerin ihracatında görülen artış ve azalışlar ise ülkemiz ve rakip ülkelerin rekolteleri ile yıllık değişimler gösterebilmektedir. Bu sektörlerde geçmişte başarılı olmuş kooperatifler günümüzde ilk kuruluşlarındaki etkinliklerini gösterememektedir. Bu konularda hazırlanmış olan çözüm odaklı, son derece isabetli öneriler maalesef uygulanamamaktadır. Oysa var yılında ürünlerin korunabilme yöntemleri veya alternatif ürünlere dönüştürülmesine yönelik sanayinin gelişmesi yok yıllarında kurtarıcısı olabilecektir. Bir üretici bunu yapamaz ancak kooperatifler veya kurumlar yol gösterici olabilir devlet bu tesisleri teşvik edici kararlar alabilir.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre sektör bazındaki genel tablo şu şekildedir: Bitkisel ürünlerde Yaş meyve sebze Fındık ve mamulleri ile tütün ihracatı önemli artış gösterirken zeytin ve zeytinyağı önemli düşüş göstermektedir. Zeytin ve zeytinyağı rekoltesi geçen yıl düşük bu yıl ise sezon yeni açılmaktadır. Tablonun değişmesi beklenmektedir. Kuru meyve ve hububat yağlı tohumlar konusunda şimdiden tedbir alınmalıdır.
Mücevher, kimyevi maddeler ve elektrik-elektronik sektörleri ocak-eylül sürecinde ihracatını en fazla artıran sektörler arasında yer aldı.
Madencilik ihracat artışı olarak karşımıza çıkmaktadır. Metalik Cevherler: Sektörün en güçlü büyüme gösteren kalemi oldu. Geçen yıla göre yüzde 30,5 artışla 2,2 milyar doları aştı. Endüstriyel Mineraller: Yüzde 13,1 yükselişle 879 milyon dolardan 994,8 milyon dolara ulaştı. Alt kaleminde yer alan doğallaş ihracatında ise işlenmiş ve ham blok olarak yapılmaktadır. Blok Doğal Taş: Geçen yıl 456 milyon dolar olan ham blok ihracatı yüzde 21 artarak 553 milyon dolara çıktı. İşlenmiş Doğal Taş: Katma değerli işlenmiş ürün ihracatı ise ton başına birim fiyat artışına rağmen hacimsel daralma nedeniyle yüzde 1,5 azalarak 1 milyar 40 milyon dolara geriledi.
İhracat artıyor, ihracatçı sayısı düşüyor
İhracat artıyor, ihracatçı sayısı düşüyor
Paylaş: